Bölgesel örgütlenme ve direnişlere tuğla ve kiremit işçileri damgasını vuruyor.
Çorum'da 24 fabrikada çalışan 7 bin 500 kiremit işçisinin günlerce süren direnişlerinin ardından bu sefer Diyarbakır'ın 10 ayrı tuğla fabrikasından 1000 işçi ücret talebiyle sektörel ve bölgesel bir greve imza attılar.
Sendikasız- sigortasız çalışan işçiler grevlerinin 3. gününde kazanım elde ettiler.
9 fabrikada patronları fiili toplu sözleşme masasına oturtan işçiler, 800 işçi için yüzde 35 zam elde ettiler.
Tuğla ve kiremit işçilerinin grevleri ve diğer yaşanan deneyimler grev ve direnişlerin nasıl örgütlenmesi gerektiği hakkında belli bir ışık yakıyor:
Üretim öncesini, dağıtım ve pazarlama süreçlerini (grevdeki işyerlerinin ürünlerini satın almama-boykot gibi eylemleri de kapsayan) birlikte kitlemeyi hedefleyen grev ve direnişler, parçalı iş yapılan iş yerlerinin hepsinde birlikte örgütlenecek grev ve direnişler, sektörel grev ve direnişler, iş yerleri ve sektörel farklılıklar olsa dahi ücretler ve çalışma koşullarının, pek çok sınıfsal sorunun ortak paydalar oluşturduğu havza grev direnişleri, uluslararası tekellerin örgütledikleri her ülkeyi ve sektörlerin bütününü kapsayan grev, direniş ve dayanışma eylemleri, sınıfın bütününü kesen paydalar üzerinden gerçekleştirilecek grev ve direnişler, politik grevler, genel grev, ...
Önümüzdeki süreçte grev ve direnişlerin başarı kıstası, üretim ve bağlantılı süreçlerin bütününü durdurabilme, mevziliği ve yerelliği aşma, sınıfsal ve toplumsal destekler oluşturabilme, politikleşebilme, uzun soluklu bir direngenlik ve sınıf militanlığı olacaktır.