“Neonazilerin parlamentoya girmesi faşizm tehlikesinin güç kazanmakta olduğu gösteriyor”
Geçtiğimiz sonbahar Ukrayna Parlamentosu seçimleri, Ukrayna toplumunda sağcı ve şoven duyguların korkutucu bir biçimde büyüme eğiliminde olduğunu gösterdi.
Tüm Ukrayna Birliği Neonazi Partisi'nin çarpıcı başarısı bunun manifestosu oldu. Bu hareketin ideolojisini, öncelleri olan aşırı sağcı terör örgütü ve 2. Dünya Savaşı sırasında nazi işbirlikçisi Ukrayna Nasyonalist Organizasyonu gösteriyor. Svoboda'nın parti liderleri olan iğrenç Ukraynalı politikacılar; Oleg Tyagnybok, Irina Farion, Andriy Ilienko, Igor Miroshnichenko ve Yuriy Mikhalchishin, sürekli tekrarladıkları şovenist, antisemitik ve homofobik ifadelerle popülerlik kazandılar. VO “Svoboda”nın temsilcisi - Deputy Igor Miroshnichenko, ırkçı hoşgörüsüzlük ve antisemitik ifadelerinin neden olduğu muazzam skandallarla geniş ölçüde tanındı. Bu ifadeler, Oleg Tyagnybok'un kendisinin 8 yıl önce deklare ettiği mantığın çirkin ifadeleriydi.
Konuşmalarında, taraftarlarını 20. yüzyılın 40'lı yıllarında Ukrayna Nasyonalistleri Organizasyonu'nun militanlarının yaptığı gibi Yahudiler, Ruslar ve Macarlar üzerinde "etnik temizlik” yönünde kışkırtıyor.
Derin sosyo-ekonomik krizlerle yüzleşen Ukrayna, işsizliğin yükselişi, yaşam standartlarının düşüşü, ülkenin altyapısının bozulması ve bunun bir sonucu olarak toplumsal karamsarlıkla karşı karşıya. Mevcut durum ve kişisel talihsizliklerden kimin sorumlu olduğu, ırkçı hitabete rağbeti körüklüyor. Geçtiğimiz yıl içinde tespit edilen sol görüşlü, ilerici aktivistlere, insan hakları savunucularına ve sendika liderlerine dönük aşırı sağcıların sokak şiddeti arttı. Neonazilerin son ırkçı saldırısı da, Ukrayna'nın başkentinde VO "Svoboda” taraftarlarının 8 Aralık 2012'deki barışçıl eylemde insan hakları savunucuları ve LGBT üyelerine dönük gerçekleşti.
Ukrayna toplumunda sağcı görüşün yükselişinin nedenlerinden biri de, hükümetin nazi işbirlikçilerini yücelten uzun süreli politikası, Ukrayna medyası tarafından yönlendirilen gazetecilerin neo-faşist manifestoya açık desteği. Son yıllarda Ukrayna muhalefetinin özellikle de muhalefetin sağ-liberal politikacılarının görüşme açılımları, neo-nazi hareketlerin güçlenmesi ve meşrulaştırılmasında önemli bir rol oynadı. Ukrayna politik muhalefeti; Neo-nazi parti VO “Svoboda” ile aleni ittifaklar ve “Altın Şafak” (Yunanistan), Jobbik (Macaristan), Avusturya Özgürlük Partisi ve “Ataсk” (Bulgaristan) gibi en iğrenç neo-faşist partilerle açıktan ilişki kurmaktan çekinmeyen insanlarla ortaklık ilişkileri kurarak, seçmenlerini saldırganlık ve nefret dolu söylemlerle aşırı sağcı varlığının Ukrayna politik söylemi içerisindeki normalliğine alıştırdı.
Sonuç olarak neo-nazi parti VO "Svoboda" son seçimlerde Ukrayna bağımsızlık tarihinde ilk kez sansasyonel bir şekilde oyların yüzde 10'undan fazlasını alarak kazandı ve bu nedenle Ukrayna parlementosunda neo-faşist bir hizip kurdu. Ulusal düzeyde güç kazanan neo-naziler, gücün kullanımına dair yöntemler konusunda anlaşmazlıkta olduklarına karşı bir taciz kampanyası başlattı. Bu yöntemleri kullanarak, rakiplerinin Ukrayna vatandaşlarının özgürlük ve hakları üzerindeki yasama saldırılarını bastırarak maskelediler. Parlamentoda provokasyon yaratarak, tanınmamış gazetecilerin sosyal medyadaki hesaplarına saldırı düzenliyorlar.

Ukrayna toplumunda büyüyen faşizm, ülkede hızla büyüyen sol hareketin temsilcilerinin gözünden kaçmadı. Bugün antifaşist mücadelede sol bir topluluk "Borotba" var. Borotba, birçok farklı Marksist grubun oluşturduğu bir birlikten serpildi ve bugün Ukrayna genelinde binlerce aktivisti var. 2012 Kasım ayının sonunda Borotba birliği, Ukraynalıların ve uluslararası toplumun dikkatini çekecek büyük sokak protestoları içeren ve Ukrayna Parlamentosu'nda neo-nazilerin varlığının kabul edilemezliğini gösteren antifaşist bir direnç oluşturacak ulusal çapta büyük bir kampanya başlattı. Borotba'nın antifaşist mücadelesinde, toplumda ve gazetecilerdeki VO "Svoboda" hareketi ve neo-faşizm düşüncesini değiştirmek ve neo-nazizm ve onun toplumsal ilereyişteki yıkıcı rolü hakkındaki gerçeği anlatmak gibi iki önemli unsuru hedefleyen büyük bir medya -propaganda- kampanyası önemli bir bileşen haline gelmelidir.
Borotba birliğinin aktivistleri, VO "Svoboda”nın ulusal nefreti körükleyerek ve işçi sınıfını yapay olarak bölerek -"böl ve yönet" ilkesiyle- Ukrayna'nın büyük sermayesine, tüm gücü elinde toplamasına yardım ettiğine inanıyorlar. Milliyetçi önyargıların kitlelere dağıtımında en önemli kanalın medya olduğu bu şartlar altında, dürüst gazeteciliğe de görev düşüyor. Onlar aynı zamanda totaliter neo-nazi ideolojinin toplumsal tabanını genişleten olumlu bir kamuoyu oluşturuyorlar.
Yeni seçilmiş Ukrayna Parlamentosu'nun ilk açıldığı gün olan 12 Aralık 2012'de Borotoba birliği, sendikalar ve insan hakları savunucusu organizasyonlarla birlikte Kiev'de "Bizim böyle SSvoboda' ya ihtiyacımız yok" şiarıyla kitlesel bir protesto yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe Ukrayna'nın tüm bölgelerinden 500 bine yakın kişi katıldı. Yürüyüşe ek olarak 12 Aralık'ta Ukrayna Parlamentosu yanında Ukrayna başkentinin merkez meydanında, Ukrayna Komisyonu Delegasyonu ofisi gibi yerlerde de bir dizi grev ve miting düzenlendi. Tüm bu yapılanlarla Ukrayna'lı yetkililerden faşizmi daha da büyütecek politikaların durdurulması istendi. VO “Svoboda”nın temsilcileriyle olan tüm iletişim ve ittifakın durdurulması ve onları politik olarak izole etme talepleri yükseldi. Ukrayna medyasından da neo-naziler ve onların liderlerini öven kampanyalara son vermeleri istendi.
Ukrayna'nın sol kanadı Borotoba birliği aktivistleri Avrupa'da tanınıyor, bu, Ukrayna'nın tüm demokratik güçlerine VO "Svoboda"yla işbirliği yapmamaları için çağrıda bulunan son Avrupa Parlamentosu kararına da yansıdı. Aynı zamanda Avrupa toplumunun kınamasına rağmen sağ liberal muhalefetin özelikle partisi "Batkivshchyna"nın neo-nazilerle çalışmaya devam edeceğini söyleyen Arseniy Yatsenyuk'un basiretsiz poziyonu ise tedirgin edici.
Böylece Ukrayna nazileriyle işbirliği yapan sağ kanat muhalefet, aslında Ukrayna'nın Avrupa perspektifine zarar veriyor ve Ukrayna içindeki otoriter tutumların gelişmesine hizmet ederek demokrasi idealini kendinden uzaklaştırıyor. Bu şartlar altında Borotba birliği Ukrayna'da neo-nazilerin tüm kamu ilişkilerinden atılmasıyla sonuçlanması gereken bir antifaşist protesto dalgasına devam ederek güçlendirmeli.
Diğer ülkelerdeki yoldaşlarımızı antifaşist mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
Faşizme geçit yok!
Dostumuz Victor Shapinov'un bilgi notundan çevrilmiştir.