Ankara Kadın Platformu, Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi için Fransa Konsolosluğu'na yürüdü
Ankara Kadın Platformu Paris’te katledilen üç Kürt kadın siyasetçi için Fransa Büyükelçiliği'ne bir yürüyüş gerçekleştirerek ardından bir basın açıklaması yaptı.
Saat 12.30’da Kuğulu Park’ta bir araya gelen kitle kısa bir yürüyüşten sonra Paris Caddesi'nde bulunan Fransız Büyükelçiliği önüne geldi. Yürüyüş sırasında ve sonrasında Fransa’da yaşanan katliamı lanetleyen ve katliamın sorumlularının bulunmasını talep eden sloganlar haykırıldı.
Büyükelçilik önüne gelindiğinde ise hazırlanan basın metni okundu. Basın metninde şu ifadelere yer verildi:
Barış mücadelesi, Türkiye kadın hareketinin her zaman öncelikli gündemi olmuştur ve olmaya da devam ediyor. Çok geniş bir alanda sayısız şiddet biçimlerine karşı mücadele eden Ankara Kadın Platformu da diğer konuların yanı sıra Türkiye’de barışçıl bir ortamın kurulması, silahların susması için birçok çalışma yürüttü. Biliyorduk ki bizim herkes kadar ve belki de herkesten çok barışa ihtiyacımız var. Savaş veya çatışmalı dönemler yakınlarımızı kaybetmenin yanı sıra kadınlara yönelik şiddetin artması, taciz ve tecavüzün normalleştirilmesi demekti.Okunan basın metninin ardından Fransa Büyük Elçiliğine siyah bir çelenk bırakılarak eylem sona erdirildi.
Bu bilinçle bu topraklara barışın gelmesi hep öncelikli gündemlerimizden oldu. Bugün 30yıllık savaş ve çatışmaların sona erdirilmesi yönünde endişeli olsak da küçücük bir umuda sahip olmanın sevincini yaşamamıza izin verilmedi.
Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez Kürt Kadın hareketinin önemli birer figürü ve özellikle de müzakere sürecinde önce çıkan siyasetçiler. 9 Ocak 2013 günü profesyonelce hazırlanmış bir komplo ve “derin” bir operasyonla katledildiler. Üstelik Paris'in en işlek caddelerinin birinde yer alan Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda neredeyse herkesin gözleri önünde katledildiler. Egemenler, egemenlerin komplolarını gerçekleştirenler yine “önce kadınlar” dedi. İlk saldırı yine kadınlara geldi. Biz kadınlar bunu bin yıllardır deneyimliyoruz ne yazık ki, ancak mücadelemiz de, mücadele azmimiz de hiçbir zaman bitmedi.
Fransa bu olayın üstünü örtmeyip bir an önce açıklığa kavuşturmalıdır. Yoksa bu utanç verici vahşetin ortağı olacaktır. Aynı şekilde iktidar mensuplarının olayın hemen ardından “örgüt işi” açıklamaları yapmasını olayın üstünü örtme girişimi olarak görmekteyiz. İktidarı da bu komplonun ortaya çıkarılmasında eşit derecede sorumlu görüyoruz.