Perşembe, 22 Haziran 2006 (20 yıl 4 ay önce)
Ne acı bir ironi...
Oyuncak başlıklı yazımızı 27 Mayıs günü sitemize atmıştık. Kapitalizmin çocuklara oyun alanı bırakmamasıyla ilgili o yazıyı sitemizde yayınladığımız günün akşamı İzmit Derince'de yüksek gerilim hattının altında oynayan 6 çocuk yandılar.
2'si hafif yandı, 4'ü ağır... Ağır yaralılar olayın üstünden bir ay geçmesine rağmen hala hastanelerde tedavi altındalar. Her hafta ameliyata alınıyorlar. Birinin 2 ayak parmağı kesildi.
“Çocuklarımızın tek oyun alanı o futbol sahasıydı. Onun etrafına da mıcır döküldü. Köylere bile park açılırken, bizim mahalleye bir tek park dahi yapmadılar. Çocuklar oynayacak yer bulamayınca olmadık yerlere gitmek zorunda kalıyor.” (Çocuklardan birinin babası)
Toplumsal-bireysel yetenek ve becerilerini çok yönlü geliştirecek, bunun için planlanıp düzenlenmiş eğitim ve oyun tesisleri, alanları olmayan, geriye kalan avuç içi kadar doğal oyun arazileri de ellerinden alınan çocuklar “olmadık bir yere” gittiler.
Derince Çınarlı Mahallesi Erzurumlular Mevkiinde 27 Mayıs Cumartesi günü akşam saatlerinde gerçekleşen olayda çocuklar, bir süre önce sökülen prefabrik alanında oyun oynamaktaydılar.
Ortada bırakılan bir alüminyum çubuk gençlerin elindeyken, hemen üstlerinden geçen yüksek gerilim hattından elektrik boşalması oldu. Paratoner etkisiyle büyük bir patlama oluştu. Seka Çocuk Dostları Lisesi'nde öğrenci olan 6 çocuktan 4'ü ağır yaralandı:
Uğur Gündoğdu (16)
Ozan Yalçın (16)
Şemsettin Bayhoca (16)
Vedat Gündüz (16)
Olaydan sonra çocuklar Ankara ve Bursa'daki hastanelerde tedavi altına alındılar. Şemsettin Bayhoca bir kaç gün önce taburcu edildi. Ancak iki günde bir kontrole gitmek şartıyla.
Ankara Numune Hastanesi'nde tedavi gören Vedat Gündüz'ün ayak parmaklarından ikisi kesildi. Vücudunun yüzde 75'i yanan Ozan Yalçın'ın da aynı hastanede uzun bir süre daha hastanede kalması gerekiyordu.
Fakat, Ankara Numune Hastanesi tedavileri devam eden iki çocuk için “
Çocuklar burada hastane mikrobu kapabilir, siz alın evinizde tedavi ettirin. 10 gün sonra da kontrole getirirsiniz” dedi. Oyun arazilerinde elektrik şoku, hastanelerde mikrop yuvası, gerçeküstü bir film gibi mi görünüyor? Hayır, neoliberal kapitalizmin olağanlaştırdığı şeyler bunlar. Aileler de mecburen Ankara'daki yakınlarının evlerine gittiler, yardım istediler. Gençler, şimdi hastaneden çıkarılmış, evlerde tedavi görüyorlar ve 10 günde bir hastaneye kontrole gidiyorlar.
Uğur Gündoğdu ise hala Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi görüyor.
Hastanenin kapı dışarı ettiği gençlere okulları da farklı davranmadı. Yaşam savaşı verdikleri için sınıflarını geçemediler. İyileşip bütünleme sınavlarına girebilirlerse (“girebilirlerse”) sınıflarını geçme şansları olacak.
Gençlerin gelecekleri karardı. Aileler ise hem çocuklarının acısı ile manevi hem de her hafta yapılan yeni bir ameliyat nedeniyle maddi olarak perişan durumdalar.
Aileleri olaydan sonra hiçbir yetkili arayıp sormamış, geçmiş olsun ziyaretine dahi gelen olmamış.
Vücudunun yüzde 75'i yanan Ozan Yalçın'ın babası Veli Yalçın, sorumlular hakkında dava açacaklarını belirterek şöyle dedi:
“Çocuklarımızın tek oyun alanı o futbol sahasıydı. Onun etrafına da mıcır döküldü. Köylere bile park açılırken, bizim mahalleye bir tek park dahi yapmadılar. Çocuklar oynayacak yer bulamayınca olmadık yerlere gitmek zorunda kalıyor. Çocuklarımızın sağlıklarına kavuşması için dua ediyoruz. Onlar iyileşir iyileşmez, sorumlular hakkında dava açacağız. İlk davayı prefabrikleri söküp artıklarını bırakanlar için, ikincisi yüksek gerilimin altına dolgu yapıp teller ile yer arasındaki mesafeyi daraltanlara, üçüncüsü de çocuklarımızın oyun alanlarını ellerinden alanlara."
Sorumlular: Prefabrikleri söküp atıklarını bırakanlar, yüksek gerilimin altına dolgu yapıp teller ile yer arasındaki mesafeyi daraltanlar, çocukların oyun alanlarını ellerinden alanlar...
Sorumlular: Depremin üstünden 7 yıl geçmesine rağmen emekçileri prefabriklere mahkum edenler, oyun alanlarına zehirli varillerini gömenler, hastaneleri mikrop yuvası haline getirenler, çocuklara tek oyuncak olarak ölümü layık görenler...
Sorumlular: Bizi yok ve yük sayanlar, insanlık dışı yaşam koşullarını dayatanlar...
Baba Veli Yalçın'ın tek başına altından kalkamayacağı bir dava bu. Yargılamanın devletin mahkemelerinde yapılamayacağı bir dava...
PARAtoner etkisiyle çocukların yandığı bu olayda, kitleleri daha fazla sömürüp ezecek parayı/sermayeyi üreterek hem sorumlusu hem de mağduru olduğumuz bir dava.
İlgili yazı:
OYUNCAK