AKP hükümeti, kamu emekçileriyle 2005 yılında yaptığı toplusözleşmede yer alan yüzde 2.5'lik zammı büyük bir lütufmuş gibi Temmuz ayından itibaren uygulayacağını duyurdu. Sözleşmede Ocak ayında yüzde 2.5 ve Temmuz ayında da yüzde 2.5'lik zam verileceği zaten karar altına alınmıştı.
Hükümetin toplusözleşmede yer alan fakat ilk altı ay uygulamadığı zam meselesi KESK tarafından basın açıklamalarıyla geçiştirilmişti. IMF emirleri doğrultusunda asgari de dahil tüm ücret zamları 2006 için öngörülen enfalasyon oranı olan yüzde 5 düzeyinde tutulmuştu.
Hükümet anca ekonomideki bunalım ücretlerin yüzde 20'sini erittikten sonra ilk altı ayda ödemediği yüzde 2.5'lik zammı uygulamaya soktu. Zam emekli aylıkları için de geçerli olacak.
Bangladeşli öğretmenlerin durumu da Türkiye'deki meslektaşlarından farklı değil.
Bangladeş’te 100 binden fazla ilkokul öğretmeni, hükümetin ücretleri iyileştirmek için özel okulları devletleştirme sözünü tutmamasını protesto etmek için greve başladı. Ülkedeki tüm okullar grev nedeniyle kapandı.
Özel ilkokullardaki öğretmenler ayda 2 bin, devletleştirilmiş ilkokullardaki öğretmenler ise ayda 4 bin Taka ücret alıyor. 2 bin Taka 30 ABD dolarına karşılık geliyor.
Ayrıca 27 öğretmen de açlık grevinde. Açlık grevindeki 15 öğretmen hastaneye kaldırıldı.
Pasif bir eylem biçimi olan ve işçilerin, emekçilerin fiili mücadelesini dıştalayan açlık grevleri sendikalar tarafından sıkça kullanılmaya başlandı.
Bangladeş'te yakın zamanda tekstil işçileri de büyük bir işçi isyanına imza atmışlardı. 300 fabrikayı ateşe vermiş ve tüm taleplerini kazanmışlardı. Tekstil işçileriyle öğretmenlerin ve sınıfın diğer kesimlerinin ortak talepler ekseninde ortak mücadeleyi büyütememeleri de Bangladeş proletaryasının başka bir zayıf karnını oluşturuyor. Tıpkı Türkiye gibi...