Kızım için adalet!

Bu coğrafyada yaşayan tüm kadınların başına gelen bir olaydı bizimkisi de...

KADIN
Cuma, 29 Mart 2013 (13 yıl 6 ay önce)

Kızım için adalet istiyorum

Bu coğrafyada yaşayan tüm kadınların başına gelen bir olaydı bizimkisi de... Her gün bir şekilde medyada tanık oluyordum. Fakat bir gün kendi başıma geleceğini ve yargının mağduru olacağımı hiç düşünmemiştim...

Denizli'de geçtiğimiz günlerde yaşanan tecavüz olayı Denizli ve çevre illerden -hatta Kürdistan'dan gelen desteklerle büyüyor. Daha önce basında N.Ç Davası olarak bilinen çocuk yaştaki kız çocuğunun yaşadığı sürecin bir benzeri işletiliyor Denizli Savcılığı ve Denizli Emniyeti'nde.

16 yaşlarındaki H. İ.'nin babası Ahmet İ. ile yaptığımız görüşmeyi Ahmet Beyin kaleminden paylaşacağız.

Anne ve babası ayrı olan H. İ., okumak için babası tarafından köyden Denizli'ye getiriliyor. Lise 1 öğrencisi olan H.İ. ekonomik nedenlerden dolayı okuduğu okulunu 1. dönem sonunda dondurmak zorunda kalıyor. Okulu dondurunca annesinin yanına, köye, babası tarafından gönderiliyor H.İ.

"Eşimle boşanmıştık fakat cocuklarımla hala görüşüyorduk, onlar için her şeyi yaparım" diyor Ahmet Bey ve ekliyor: “Bunun için de Denizli'ye yerleşip burada hem çocuklarımla birlikte yaşarım hem de çalışırım diye Denizli'ye gelip yerleşme kararı aldım. Kızıma bu onursuzluğu yaşatan kişi, benim ayrıldığım eşimin abisinin kaynı oluyor.”

26 ŞUBAT
Malum kişi ile tesadüfen Denizli'de 'Çınar' denilen bölgede karşılaştık. Kızımla ev aradığımızı söyleyince yardımcı olacağını söyledi. Ertesi gün iki arkadaşıyla birlikte benimle köye geldi. Kızımı alıp Denizli'ye geldik. Denizli merkezde bulunan bir akrabamıza kızımı bırakması için malum şahısla beraber gönderdim. 15 dakika sonra kızımın gönderdiğim yerde olup olmadığını kontrol etmek için aradım ve ikisinin de telefonunun kapalı olduğunu farkettim. 'Malum kişi'nin Denizli'den bir arkadaşını da alarak kızımla beraber Denizli dışında bir gazinoya gittiklerini ve gazino dönüşünde boş bir arazide araç içinde kızıma tecavüz ettiğini öğrendim. Sabaha karşı ancak kızımla beraber gitmelerini istediğim akrabamızın evine gidebiliyorlar...

27 ŞUBAT
Sabah saat 11.00'de kızımla Denizli merkezde tekrar buluştuk. Bu sırada sürekli cep telefonuna mesajlar geliyordu. Babası olarak bir şeyler sezinler gibiydim. Çünkü her zamanki konuşmalarımıza bile garip tepkiler veriyor, korkuyla bakıyordu çevresine. Psikolojisinin bozulmaya başladığını hissediyor ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.
Ahmet İ'nin ayrıca kızının cep telefonuna gelen mesajların kızına tecavüz eden kişinin yolladığını öğrendiğini de belirtiyor. Baba, konuşmasına şöyle devam ediyor:
Gelen mesajlar ilk önce tehdit içerikliydi (anne ve babana yaşadıklarımızı anlatma, söyleme kızarlar vb...) ve bu tehdit mesajlarının ardından vaatlerle dolu mesajlar geliyordu. Evli ve iki çocuğu olan bu kişi kızıma eşimden boşanıp seni alacam kendime, vb... vaatlerle dolu mesajları yollamaya başlayınca korku ve o psikolojiyle kızım şahsın söylemleri doğrultusunda hareket etmeye başladı...

27 Şubat akşamüstü kızım benden kuaföre gideceğini söyleyerek izin istedi ve ben de yolladım 'malum şahısla' buluşacağını sonradan öğrendim. Ve yine ikisinin de telefonu kapalıydı... 27 Şubat akşamı 'malum şahsın' bir başka akrabasının evine gidiyor, sabahlıyor ve yine tecavüz ediyor kızıma. Ben de aynı akşam kızımı merak ettiğim için Denizli Emniyet'ine gidip kayıp ilanı veriyorum, kızım için...

28 ŞUBAT
Kızım sabah saat 10.00'da eve geldi. 'Senden dün gece haber alamadım nerdeydin' diye sorduğumda 'bir kız arkadaşımda kaldım' dedi. Ben de, 'Senden dün gece haber alamadığım için Emniyete senin hakkında kayıp ilanı verdim madem geldin kızım gel birlikte emniyete gidelim ilanı kaldıralım' dedim ve beraber Denizli Emniyeti'ne gittik. Emniyet'te ilk olarak 'Çocuk Şube'ye yönlendirildik. orada kızım polislere her şeyi, başından geçenleri ne olduysa anlatmış ve korkudan o psikolojiyle 'babama bunları böyle anlatmayın söylemeyin kızmasın bana' demesi üzerine 'Çocuk Şube' polisleri tarafından olay benden saklanmış ve söylenmemiştir. Açık bir şekilde ortada ki, Emniyet de tecavüzcüyü koruyor ve bu suça ortak oluyor.

2 MART
Yaşananların üzerinden biraz zaman geçince Denizli'de bir akrabamıza kızım başından geçenleri ayrıntılı olarak anlatıyor ve 'babamın yüzüne bakamıyorum, çok utanıyorum' diyerek açılıyor. Ben bunu öğrendikten sonra da annesini arayarak acilen Denizli'ye çağırdım ve birlikte Denizli Emniyetine 'Çocuk Şube'ye gidip ailece şikayetçi olduk. Kızım ve annesi ekip otosuyla Adli Tıp'a götürüldüler ve orada tecavüzün onaylandığına dair rapor alındı. Fakat daha sonradan avukatlar tarafından yapılan bır uyarı dikkatimi cekmişti. Adli Tıp, uygulanması gereken yasal prosedürleri uygulamamış. Ne sıvı örneği alınmış nede tedbir iğnesi vurulmuştu...

Şikayetçi olduğumuz kişi aynı gün yakalandı ve bir hafta yattıktan sonra tahliye edildiğini öğrendik. Hatta birlikte köye gittiğimiz kişileri de çağırıp ifade vermesini istemiş fakat bu kişiler, şahsın istediği gibi değil onun aleyhine ifade verdiklerini öğrendik. Ayrıca telefon mesajlaşmalarının savcılıkta olan dosya da şahsın yolladığı mesaj listesinin yokedildiğini öğrendik.

Bu coğrafyada yaşayan tüm kadınların basına gelen bir olaydı bizimkisi de... Her gün bir şekilde medyada tanık oluyordum. Fakat bir gün kendi başıma geleceğini ve yargının mağduru olacağımı hiç düşünmemiştim... Benim için devlet, yasama, yürütme ve yargıdan oluşmaktaydı. Kızım ve benim nezdimde devletin en önemli organı felç oldu. Adalet arayışımız adaletsizlikle yanıt buldu, kızıma tecavüz edeni sadece bir hafta içerde yatırdı hem kızımı hem beni mağdur etti.

Bu yaşadıklarımın üzerine Denizli 'de bulunan kadın örgütlenmeleri, siyasi, politik kurumlar ile görüşüp içinde bağımsız demokrat çevrelerin de olduğu 'KIZIM İÇİN ADALET İSTİYORUM PLATFORMU'nu oluşturduk.

Bu platforma sürekli gelen telefonlardan birkaç ilgi çekici görüşmelerim de oldu bunları da aktarmak istiyorum: İstanbuldan bir 'kızım' aradı. Kendisi de 16 yaşındayken tecavüze uğramış fakat ailesi tarafından sahip çıkılmamış ve ona tecavüz eden serbest bırakılarak ödüllendirilmiş. Diğeri ise Kürdistan'dan arayan bir kadın; aynı şekilde tecavüze maruz kaldığını ve 'töre' gereği tecavüzcüsüyle evlendirildiğini ve parayla olayın kapatıldığını anlattı.
Baba Ahmet İ., sosyal paylaşım ağı üzerinden bir sayfa açtıklarını fakat sayfanın hacklenerek kapatıldığını da aktardı. Ahmet İ. ayrıca "Kızım İçin Adalet İstiyorum Platformu bu konuda mağdur olan insanların da adalet sözcüsü olacak. Ben de bundan sonra kızım için istediğim adaleti başkaları için de istemeye devam edeceğim" diyerek sözlerini tamamladı. Acılı ve öfkeli baba konuşmasını, 7 Mayıs'ta Denizli Adliyesi'nde 4.'ncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan davaya bu olaya duyarlı tüm dostları ve adalet isteyen herkesi çağırarak sonlandırdı.

Sohbetimiz sırasında Baba Ahmet İb'nin "Kızım İçin Adalet İstiyorum Platformu" içerisinde bulunan bir dostu da yanımıza geldi. Bize platform hakkında kısa bir bilgi de verdi. Denizli'de kurulan platformun bileşenleri arasında; İnsan Hakları Derneği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Ankara Çocuk Şiddet Mağdurları, Mor Çatı Derneği, Sakarya Barosu ve Kadın Avukatlar, İstanbul Barosu, Fethiye Davası Avukatları, Eren Keskin, BES, SES, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, Öğrenci Gençlik Derneği, Edebiyat Dostları Derneği, CHP, SYK, BDP, ESP, Gençlik Muhalefeti, ÖDP, HDK Kadın Meclisi, Ötekilerin Postası ve birçok kurumun yeraldığını aktardı.