1 Mayıs mücadele günümüz

Devrimci Mülteci Hareketi'nin 1 Mayıs'a ilişkin çıkarmış olduğu bildiriyi yayınlıyoruz

DÜNYA
Cumartesi, 27 Nisan 2013 (13 yıl 6 ay önce)

Bir yılı aşkın bir zamandır farklı eylem biçimleriyle sokaktaki direnişi sürdüren mülteciler, kendilerini ifade ettikleri yeni bir örgütlenmeye gittiler. Kendilerini Devrimci Mülteci Hareketi olarak tanımlayan, isimlendiren, yumruk sembolünü kullanan örgütlenmenin 1 Mayıs'a ilişkin çıkardığı bildiriyi yayınlıyoruz:

1 MAYIS MÜCADELE GÜNÜMÜZ
1856 yılında Avustralya'da işçiler, günlük çalışma saatlerinin 8 saate düşürülmesi için eylemler yaptılar. Bir günlük iş bırakma eylemi yaptılar. Eyleme katılım büyük oldu.

1886 yılında Amerikan Emek Federasyonu, günlük 8 saatlik çalışma süresinin 1 Mayıs 1886 yılı itibariyle yasalaştırılması önerisini kabul etti. Chicago'da siyah, beyaz tüm renkten işçiler, çalışma saatlerinin düşürülmesi talebiyle yürüyüşe geçtiler. O zamanlar Luizvil meydanı siyahlara kapalıydı. İşçiler birleşerek tüm bu yasakları kırdılar.

Haymerket'te yapılan eyleme polis saldırdı. Çatışmalar yaşandı. Direnişe önderlik eden dört işçi idam edilerek öldürüldüler. İşçi önderlerinden Albert Persons, af dilemesi karşılığında serbest bırakılması önerisini kabul etmedi. Burjuvazi karşısında eğilmedi.

İşçilerin ve emekçilerin direnerek kazandıkları 1 Mayıs, İkinci Enternasyonal'e bir Fransız işçinin yaptığı öneriyle dünya emekçilerinin birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak yüzyıllardan beri anılmaya devam ediyor.

Günümüzde de işçiler sömürülüyor. Dünyada azınlık bir nüfusu oluşturan burjuvazi lüks bir hayat yaşarken, milyonlarca işçi, işsiz ve mülteciler insanca yaşam koşullarından uzak bir şekilde yaşıyorlar.

İşçilerin ve emekçilerin ürettikleri değerlerle silah ticareti yapıyorlar. Haksız savaşlarda gene dünyanın yoksulları öldürülüyor. Enerji kaynaklarını ele geçirmek için yerli halklar mülteci ve göçmen olmaya zorlanıyor.

Mülteciler, saatte 1 euroluk işlerde çalıştırılarak sömürülüyorlar. Residenzpflicht, Lager ve Abschiebung uygulamalarıyla mülteciler tam bir izolasyon hayatı yaşamaya mahkum ediliyor. Ev kiralarına her ay yüksek miktarda zamlar yapılarak yoksullar sokağa itiliyorlar.

Günlük fazla çalışma sürelerinin düşürülmesi, işçilerin ve emekçilerin direnişleriyle başarıldı. Günümüzde teknoloji gelişmiştir. İnsanların aşırı çalışmasına ihtiyaç yoktur. Ancak burjuvazi sömürüye doymuyor.

Dünyadaki işçi, işsiz ve yoksullar hala çalışmaktan başka bir hayat sürdüremiyorlar. Büyük insanlığın kültürel ihtiyaçlarını, seheyat özgürlüğünü, sağlık, barınma, beslenme gibi temel haklarını kullanma şansı yoktur.

Kapitalizm; sürekli boyun eğen, isyan etmeyen, sadece çalışıp artı değer üreten ve sadece alış veriş yapan bir insanlık istiyor. Bizler bu hayat tarzını kabul etmiyoruz. Eşit, özgür ve insanca bir hayat yaşamak istiyoruz. Ancak, özgürlüğün bize hediye edilmeyeceğini de biliyoruz.

Kapitalist sömürü sistemi ekonomik krizden kurtulamıyor. Avrupa'da kriz derinleştikçe ırkçı politikalar geliştiriliyor. Kriz dönemlerinde, hayatları ilk cehenneme çevrilenler; işçi, işsiz, mülteci ve göçmenler oluyor.

1 Mayıs, hayatlarımızı izolasyona mahkum eden burjuvaziye karşı, savaşa karşı, cins ayrımcılığına karşı isyan etmenin, sokağa çıkmanın günüdür. Dünyanın tüm işçi, işsiz ve mültecileri birleşerek sokağa çıktığında özgürlüklerimiz için zaferler kazanabiliriz.

Ömür boyu çalışarak, sömürülerek yaşamak istemiyoruz. Çalınan emeklerimizin, kapitalizm tarafından kirletilen doğanın geri verilmesini istiyoruz. Kapitalist devletlerin her yeri kameralarla donatarak bizi sürekli gözetim ve denetim altında tutmasını istemiyoruz.

Kapitalist izolasyon sistemine karşı bir yıldır sokaklarda özgürlük mücadelesi veriyoruz. Her türlü eylem yöntemini kullanarak, sömürü ve ırkçılığa karşı, savaşa karşı mücadele ediyoruz. 1 Mayıs birlik, dayanışma ve mücadele gününde de sokaklarda olacağız.

Yaşasın insanlaşma ve ortaklaşma mücadelemiz!..

Devrimci Mülteci Hareketi