VİO.ME. direnişine bin selam

Hiçbir ezbere uymayan isyan ve patlamaların ön biçimleri gözlerimizin önünde yaşanıyor

DÜNYA
Salı, 28 Mayıs 2013 (13 yıl 5 ay önce)

Vio.me, Yunanistan'ın Selanik kentinde, inşaat malzemeleri üreten bir fabrika. Kapitalist sistemin içinde olduğu ekonomik krizden dolayı, borçlarını ödeyemeyen Vio.Me patronları, fabrikayı daha fazla çalıştıramayarak öylece bırakıp gittiler. Vio.Me işçileri uzun süreden beri ücretlerini alamıyorlardı. İşçiler çeşitli eylemler yapmışlardı.

İşçiler, bu fabrikayı işgal etmişlerdi. Uzun süreden beridir fabrika işçilerin işgalindeydi. İşçiler kendi aralarında tartışmalar yürüttüler ve bu fabrikayı kendileri çalıştırmaya karar verdiler. Böylece Vio.Me fabrikası bu sefer işçilerin yönetiminde çalışmaya başladı. İşçiler, doğaya zarar vermeyen ürünleri kullanmayı tercih ettiler. Tüm basının gözü önünde, alternatif bir model olan fabrika çalışmaya başladı.
Vio.Me işgal fabrikasını işgal eden işçiler, Balkan ülkeleriyle bağlantı kurdular. Ürettikleri ürünleri buralara satmayı planladılar.

Vio.Me deneyimi işçilerin kendilerini yönetebileceklerine dair yeni bir örnektir. Üretenlerin en iyi yönetme işini de yapabileceklerine dair bir deneyim. İşgal fabrikasını çalıştıran işçiler, parlamentoya da hazırladıkları planlamayı sundular. İşçilerin planlaması şimdiye kadar yapılmış en iyi planlama olarak değerlendirildi. Ancak henüz işçilere bir resmi yanıt gelmedi. İşçiler de zaten onlardan bir yanıt gelmesini beklemeden üretime başladılar.

Vio.Me işgal fabrikasıyla ilgili çok sayıda dayanışma eylemleri yapıldı. Finansman ile ilgili olarak da belli şeyler yapıldı. Ancak bu fabrikanın tek başına alternatif bu üretim modelini uzun süre sürdürebilmesi bu tip modellerin çoğalmasına bağlıdır. İşçiler bunun farkındalar. Bir işçi bu işgal deneyiminin ne anlama geldiğini çok güzel tarif ediyor. İşgal fabrikasını küçük bir kartopuna benzetiyor, küçük kartopu bir tepeden yuvarlanacak kartopu ilerlemeye devam ettikçe büyüyecek ve bütün dünyayı sarana kadar bu kartopu dönmeye ve büyümeye devam edecek. Kartopunun engellere çarpıp dağılma ihtimali de var. Başarı tamamen dünya işçi sınıfı ve işsizlerin, diğer emekçi kesimlerin desteğine bağlıdır.

Vio.Me işgal fabrikası dünya çapında büyük bir etki yarattı. Fabrikanın işgal edilmesi ve örgütlenme ve üretim modelinin hayata geçirilmesi fikri daha önce Arjantin'de bu işleri yapmış birisinin önerileriyle oldu. İşçiler demokratik bir yönetim mekanizması kurdular.
Yürüyüş, işgal gibi çeşitli eylem yöntemleriyle bir yıldan fazla bir süredir sokaklarda direniş yapan biz devrimci mülteci hareketi aktivistleri olarak, Vio.Me işçilerinin direnişini heyecanla takip ediyoruz. Onlara devrimci selamlarımızı iletiyoruz. Hep birlikte direnerek ve mücadele ederek sınıf savaşımlarının tarihe karıştığını iddia edenlerin yanılgılarını ortaya sereceğiz. İşte proletarya, işte sınıf savaşımı "öldü" diyenler bir kez daha Vio.Me işçilerinin seslerine kulak versinler.

Yağmur altında antifaşist yürüyüş
Solingen'de katledilenleri anmak ve iltica hakkının kaldırılmasının 20. yılını protesto etmek için bir sokak eylemi düzenledik. Diğer antifaşist gruplarla birlikte yaptığımız bu eyleme katılım iyi oldu. Yürüyüş günü çok yoğun bir yağmur yağdı. Ama bu yağmur yürüyüşü durdurmadı. Gün boyu yağmur altında 7 km yürüyüş yaptık.

Parlamentoya yakın bir yer olan Brandenburg'ta başlayan yürüyüş, direniş çadırlarımızın bulunduğu Oranienplatz'a kadar sürdü. Yürüyüş sırasında iki yerde polisler önümüze barikat kurdular. Karşılıklı itiş kalkışlar oldu. Gözaltına alma girişiminde bulundu polis ama biz kimseyi vermedik. Çekip ellerinden aldık. Bir iki yerde güzergahı değiştirdik. Bir yerde de kimlik yapan polis bir mülteci arkadaşımızı mülteci kampına geri yollamak istemiş ve yürüyüşü durdurarak bu uygulamayı protesto ettik. “Ya hepimizi gözaltına alın ya da arkadaşımızı bırakın” dedik. Polis şefi ile bu konuda uzun tartışmalar yaptık.

Yürüyüşü tamamladıktan sonra, bir gün öncesinden mutfak komitesinin hazırladığı yemekleri yedik. Yemekten sonra da konser yapıldı.

Kafe Kotti'de fotoğraf sergisi
Devrimci Mülteci Hareketinin bir yıldan fazla süredir gerçekleştirdiği eylemler sırasında bir fotoğraf grubu, sürekli bizlerin fotoğraflarını çekmişlerdi. Daha önce de bu fotoğrafçılar çektikleri resimleri bizim direniş mekanlarımıza asmışlardı.



Bu sefer direniş alanımıza yakın bir yerde bulunan kafede resim sergisi yaptık. Direniş boyunca çekilmiş olan ilginç fotoğraf karelerini duvarlara astık. Sergiye katılım iyiydi. Açılışı yaparken bir konuşma yaptık. Ne yaptığımızı, neden yaptığımızı ve nasıl yaptığımızı insanlara anlattık. Önceden de tanışmış olduğumuz fotoğrafçı arkadaşlarla sohbetler ettik. Kurmak istediğimiz devrimci mülteci müzesine destek vereceklerini söyledi arkadaşlar.

Sergi sonunda da Latin Amerikalı bir gitarist nefis bir müzik şöleni sundu bize. Etkinliğe katılan insanlar teşekkür mesajları ilettiler bizlere.

Londra ve Stokholm
Londra'nın göbeğinde iki siyahi göçmen, ellerindeki pala ile savaşan askerler için bağış toplayan bir emekli askeri doğradılar. Askeri kesenler kamuoyuna çarpcı açıklamalarda bulundular. Bizim ülkelerimizde her gün bu tür manzaralar oluyor. Biz bir kere yaptık ki sizler bizim kardeşlerimizin her gün neler yaşadığını anlayasınız dediler.

Stokholm'da polis, akli dengesi yerinde olmayan bir göçmeni öldürdüler. Bunun üzerine en alttakiler harekete geçti ve bir çok farklı kente yayılan bir biçimde polis merkezlerini, otoları ateşe verdiler. Ateşe verilen araçlara müdahale için gelen polislere saldırdılar. Direniş günlerdir devam ediyor.

Kapitalizmin krizi ve buna paralel bir biçimde devam emperyalist ve haksız savaşların yarattığı travmaları metropollere, canavarların kalbine taşıyorlar. Buralara bakarak yaklaşan isyanları görmek mümkündür. Hiç bir ezbere uymayan isyan ve patlamaların ön biçimleri gözlerimizin önünde yaşanıyor. Bizim günlerimiz yaklaşıyor.

Yaşasın insanlaşma ve ortaklaşma mücadelemiz!
Yaşasın Devrimci Mülteci Hareketi!


27 Mayıs 2013
Turgay Ulu - Berlin