Gazze'de kenar mahalleleri hedef alan İsrail, katliam operasyonu kapsamında ilk defa kent merkezine girdi. Gazze'nin merkezine, sevk edilen ek tank ve askerlerle girildi. Ek kuvvetler sınırı geçerken Filistinli bir polis çatışmaya girdi ve katledildi.
Gece Gazze yine ateş altındaydı. Saat 03:00 sularında uçaklarla İslam Üniversitesi'nin bir öğretim görevlisinin evi, 3 katlı bir bina ile Şeyh Rıdvan Mahallesi'ndeki bir araba bombalandı.
İslam Üniversitesi öğretim görevlisi Nebil Ebu Selmiya'nın evine düzenlenen füze saldırısında 8 kişi katledildi. Yerle bir olan evin enkazından Selmiya ve eşi ile birlikte 4 oğulları ve biri yeni doğmuş 2 çocuklarının cesedleri çıkarıldı.
İsrail, 3 katlı binanın Hamas’ın silahlı kanadının komutanı Muhammed Deif’in evi olduğu için bombalandığını açıkladı. Saldırıda 7'si çocuk olan dokuz kişi öldü, 20 kişi yaralandı. Füze saldırısı sonucunda çöken binanın enkazında başka ölülerin olabileceği de gelen bilgiler arasında. Muhammed Deif'in yaralılar arasında olduğu söyleniyor fakat Hamas haberi yalanladı.
Bombalanan arabaya ise 3 füze atıldı: Biri arabaya, diğer ikisi ise çevreden yardıma koşanlara. İlk gelen haberler saldırı da 3 kişinin yaralandığı yönünde.
Siyonistler psikolojik savaş uygulamalarını da arttırarak sürdürüyor. Dün gece yaşanan bu iki füze saldırısının öncesinde saat 02:45 civarında Gazze'ye tüm kenti sarsan iki ses bombası atıldı. İsrail bolca kullandığı ses bombaları ile korkuyu yaymayı hedefliyor.
Siyonist birlikler kenar mahallelerde ilerleme çabalarını da sürdürüyorlar. Filistin kaynakları, askerlerin Han Yunus'un doğusunda sadece birkaç yüz metre ilerlediğini kaydediyor. İşgalci askerler bulundukları bölgelerdeki evlerde arama yapıyorlar fakat sık sık Filistinli militanların direnişiyle karşılaştıkları da gelen haberler arasında.
İsrail'in Han Yunus'a 21 Haziran'da düzenlediği saldırıda yaralanan 15 aylık bebek ise 10 Temmuz'da öldü. Aynı saldırıda, bebeğin hamile annesi ile dayısı da hayatını kaybetmişti.
Kıtlığın kol gezdiği Gazze’nin tek elektrik santralinin vururmasıyla hastaneler, değirmenler, su pompaları ve kanalizasyon şebekesi çalışmaz hale getirildi. Depolarda hastane ve sağlık merkezlerini ancak iki hafta açık tutabilecek kadar yakıt kaldı, ilaç stokları bitmek üzere, tedavi için Gazze’den çıkmak zorunda olan hastalar çıkamıyor.