Dün "Faşizmin renk alerjisi" başlıklı haberimizde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencisi olan YÖGEH üyelerine dönük 18 Nisan'daki operasyonla tutuklanan bir tutsağa sarı-kırmızı-yeşil renklerdeki boncuklardan oluşan bileklik taktığı için hücre cezası verildiğini ve yüksek güvenlikli bir cezaevine götürüldüğünü duyurmuştuk.
Aynı operasyonda tutuklanan ve Sivas Cezaevi'nde tutulan 3 kadın öğrenci de Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne sevk edildiler.
Cezaevinin ismi tecridin, kimliksizleştirme, kişiliksizleştirme ve baskının boyutunun "yüksek" olmasından geliyor.
Kadın tutsaklar aileleriyle yaptıkları telefon görüşmelerinde Kürtçe konuştukları için gardiyanlar tarafından "Size tecavüz ederiz" şeklinde tehdit edildiler.
Kadın tutsaklar tıpkı Ulucanlar'ın boşaltılması için yapılan son saldırıda olduğu gibi işkenceye uğradılar. Cezaevi girişinde tutsaklar zorla çırılçıplak soyularak arandılar. Yani tecavüz, taciz, baskı tehditten öte fiilen de yapıldı.
Tutsakların avukatları aracılığı ile bildirdiğine göre, 79 siyasi hükümlü ve 16 siyasi tutuklunun bulunduğu cezaevinde tutsakların kendi aralarında Kürtçe konuşması dahi yasak.
Terörle Mücadele Yasası meclisten geçmiş ve uygulamaya sokulacağı günü beklemeye başlamıştı. Yine bildik yol izleniyor ve bu faşist yasa da tecrit duvarlarının arkasında uygulanmaya başlanıyor.