Kalamata'da yapılmak istenilen faşist partinin festivaline karşı yürüyüş örgütlendi
Onlar geleceğimizi istiyorlar. Ekonomik paketlerle soframızdaki ekmeği, büyüttükleri faşist yapılanmalarla sokaklarımızı ellerimizden almak istiyorlar. Emperyalizm ve güdümündeki her türlü gerici yapılar korku duvarlarının arkasında halklara karşı amansız bir çırpınış içinde kendi sonlarını dokumakta.
Yunanistan'da yıllara yayılan ekonomik kriz binlerce işçinin işinden olmasına, ücretlerin her gün düşmesine sebep olmuş, sosyal patlama sınırlarını aşan işsizlik oranı ve buna karşı desteklenerek büyütülmeye çalışılan faşist yapılanmalarla sömürü sistemi derinleşti. Önderlikten yoksun halkın sırtında “rodeoculuk” oynayan Samaras'a Gezi'yi hatırlatma zamanıdır.
Anti- faşist Cephe ve Syriza gibi parti ve grupların çağrısıyla Kalamata'da yapılmak istenilen faşist partinin festivaline karşı yürüyüş örgütlendi. Atina'dan 5 otobüsle hareket eden kitle sayıca az olmasına rağmen coşku doruktaydı.
Saatler 20.00'i gosterdiğinde Kalamata Meydanı'nda kitlenin sayısı binleri aşmıştı. Alınan haberlere göre faşistlar 30- 40 kadar toplanabilmişti. Yoğun polis ablukası ve tacizlere anında yanıt verildi. Yürüyüş coşkulu sloganlar ve birbirinden farklı pankartlarla sürerken, Kalamata'nın caddeleri yeni katilimlarla büyüyen halkların öfkesini kuşanıyordu. İki buçuk saat süren yürüyüşte, dayanışma amacıyla biz Turkiye'li göçmenler de anti- faşist cephede yerimizi aldık.
Sık sık yaşanan polis tacizine karşı kendi güvenlik kordonunu oluşturan anti- faşist cephe anında müdahalede bulundu.
Eylem limanda alkışlarla sona erdi. Geri dönüş zamanı otobüsler polis eskortu eşliğinde şehir dışına kadar çıkartıldı. Yol boyunca bir otobüs dolusu çevik kuvvet zaman zaman tacizlerini devam ettirdi. Kitle kayıpsız bir şekilde Atina'ya döndü.
Meclis, Altın Şafak partisinin festivaline izin vermeyeceğini söylemiş, Hrisavgin, “sola neden izin veriyorsunuz” gibi açıklamalarda bulunarak 3-5 Ağustos tarihlerinde bu festivali yapacaklarını belirtmiştir. Bu iptal kararı üzerine kitlenin katılımı düşük oldu.
Faşistler bunu uyarı olarak algılamalı ve her türlü faaliyetlerinin karşılığını göreceklerini bilmeliler. Burolarınızda besleyip elele verdiginiz polisle halkları yok edemezsiniz. Yoksullarin geri yanlarını kullanarak, göçmenlere yönelik şiddet politikasıyla varmak istediğiniz yer hiçlik olacaktır.