Hamile kadının cevabı...

Seni tanımamak mümkün değil. O kadar çok karşılaştık ki senle... Şimdi de içindeki çürümüşlüğü, TV ekranlarından evlerimizin içine doğru yaymaya çalışıyorsun

KADIN
Cuma, 26 Temmuz 2013 (13 yıl 3 ay önce)

Biz, bedenimize dair, haklarımıza ve özgürlüğümüze dair değil ama bu neresinden tutsan elinde kalan saçmalıklara karşı yazmaktan bıktık, ama onlar konuşmaktan bıkmıyorlar!

Ömer Tuğrul İnançer'in TRT 1'de katıldığı iftar programında hamile kadının sokağa çıkmasıyla ilgili söyledikleri yeni bir tartışma daha başlattı. Unutmak ne mümkün zaten ama İnançer'in ne dediğini bir hatırlayalım; "Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır. Sonra akşam üstü çıkarlar. Şimdi ise maşallah, kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir. Bunun adı terbiyesizliktir"

Bu neyin kafası?!


Üç çocuktu, beş çocuktu, sezaryandı, kürtajdı derken şimdi de hamile kadınlara sokağa çıkmamaları buyuruldu. Gerekçe ise terbiyesizlik, dahası da var estetik değilmiş! Ayıpmış ayıp! Bu neyin kafası? Bu kadar tutarsızlık ve mantıksızlık içinde insan sormadan edemiyor, bu neyin kafası, bu insanlar ne içiyor, ne yiyor, nasıl bir düşünce sistemine sahip, beyin denilen o karmakarışık organ nasıl çalışıyor? Bu sözleri söyleyen İnançer'e mi şaşıracaksın, yoksa “allah razı olsun” diye şak şak tutan spikere mi?

Normal insanlar gibi düşününce elbette birşeyler yazmaya çalışırken de deli saçmaları karşısında tutarlı ve mantıklı şeyler söylemeye çalıştığın için olmuyor! Frekans tutmuyor! Yine de deli saçması ya da absürde denilip geçilemez de, çünkü şu an bize deli saçması ya da absürd gelen düşünceler, inanışlar, hurafeler vs. tarih boyunca bunların bedelini ödeyen bunları üretenlerden ziyade ezilenler olmuştur.

Kadını insan olmaktan çıkartarak, cinsel bir meta, mal ve bir üreme makinasına dönüştüren zihniyet, kadının görevini çocuk doğurmakla sınırlayan ama çocuk yapma aşamasını kadın için ayıp, namusuzluk, zina olarak niteleyen zihniyet, kürtajı Roboski Katliamı'yla eş tutan zihniyet, en son da hamile kadına sokakta gezmeyi yasaklayan, “ama belki beyiyle arabayla şöyle bir gezmesine” lütfedip izin veren zihniyet...

Biz seni çok iyi tanıyoruz!


inançerTüm kadın katliamlarından sen sorumlusun. Kadınları katledenlerin serbest bırakılmasından da sen sorumlusun. Ve kadınlara tecavüz eden de sensin. Ve kadınları sapkın zihniyetinin sapkın düşüncelerine karşı kapatan da sensin. Biz seni çok yakından tanıyoruz. Sen sadece isim ve soyisminin başharfleriyle, gazetelerin 3. sayfa haberlerine konu olan yüzlerce kadının ve kız çocuğunun tecavüzcüleri arasındaydın... Sonra mahkemelerde hakim rolünde, takım elbise ve kravatı iyi hal'den sayıp o tecavüzcüleri serbest bırakan da sendin... Ve tabi Adli Tıplarda, doktor kılığındaydın. Karşındaki tecavüz kurbanı çocuklara, yüzünde pis bir sırıtmayla “neden direndin ki...” diye soruyordun. Hiçbir beyaz önlük içindeki pisliği saklamaya yetmeyecek kadar pisliktin. Sonra karakollardaydın, bu sefer polistin, amirdin. İşkenceli sorgularda tacizi ve tecavüzü kullandın. Sadece bedene değil, kadınların onuruna da saldırdın.

Yani seni çok yakından tanıyoruz. Seni tanımamak mümkün değil. O kadar çok karşılaştık ki senle... Karşılaştığımız yerler, zamanlar farklıydı belki, ama sen hiç değişmedin. Şimdi içindeki çürümşlüğü, televizyon ekranlarından evlerimizin içine doğru yaymaya çalışıyorsun. Din adamı kılığına girmişsin ama sen her devrin adamısın. Her devir güçlü olanın yanında olan, her devir ezen tarafsın.

Estetikten bahsediyorsun ya bir de... Senin her defasında kılıktan kılığa girsen de bazı özellikleri değişmeyen profilin bizim göz ve gönül zevkimizi acayip rahatsız ediyor. O kadar estetikten uzaksın, o kadar rahatsız edicisin. Ama sen de biliyorsun ki bizler sokaklarda oldukça senin gibiler konuşamaz olucak. Konuşamaz olucak ve kaybolacak. Bu yüzden hepimizi “ev” dediğiniz hücrelere tıkmaya çalışıyorsun. Ama nafile! Bizler sokakları terk etmeyeceğiz! Sabah, akşam, gündüz, gece, ister hamile olalım, ister anne, ister çocuk ister kadın, sokakları , meydanları terk etmeyeceğiz, sizin gibilerin sesini yok etmek için terk etmeyeceğiz, kadın olduğumuzun bilinciyle ve kendimizle beraber tüm ezilenlerin sorumluluğunun omuzlarımızda olduğunun farkında olarak... Sokakları da meydanları da terk etmeyeceğiz!

hamile