Adana'da iki polis, 16 yaşında bir çocuğa tecavüz ettikten sonra serbest bırakıldı
Bugüne de tecavüzcülerin korunduğu bir mahkeme haberiyle uyandık. Tecavüzcülerin ellerini kollarını sallayarak sokaklarımızda fink atacaklarının haberine... Saldırıya uğrayan kadın bir yana, çocukların bile sırf cinsiyetlerinden dolayı daha baştan kaybettikleri bir davanın haberine...
Ahlaktan en fazla bahsedenlerin ahlaklarının sınırının iki bacak arası kadar olduğuna, akıllarını fikirlerini bununla bozduklarına, erkeğin yaptığı tüm iğrençlikleri nasıl da sahiplenip kolladıklarına bir kez daha tanık olduk. Her kararlarında olduğu gibi bu son kararlarında da ahlaksızlığın devletin tüm kurumlarının resmi kimliği olduğunu yeniden kanıtladılar! Toplumsal yaşamın tüm gözeneklerine “ahlak” adına müdahale edenler, kadınların bırakalım rahimlerine, ruhlarına bile sınırlar belirleyenler bu kararları ile hangi tıynette olduklarını gösterdikleri gibi, nasıl bir dünya tasavvur ettiklerini de resmettiler. Onların dünyasında kadının yeri yok, onların dünyasında kadın şeytanla özdeş, onların makbul ilan ettikleri kadınlar tüm bu sınırlara boyun eğen, kabul edenlerdir! Geri kalanı şeytan, kuyruk sallayan, ayartan, ahlaksız ve aslında yakılması gerekendir!
N.Ç davası, E.İ davası, E.A davası,.. alfabede sayısız kombinasyon kurarak ifade edebileceğimiz sayısız tecavüz davası var bu ülkenin. Sayısız çocuğun “kuyruk sallayan” ilan edildiği dava!... Şimdi onlara bir de H.P davası eklendi! H.P de 16 yaşında! Onun da tecavüzcüleri tıpkı Bingöl’deki E.A’da olduğu gibi devletin “kolluk güçleri”! Bu seferkiler asker değil polis!
Olay yeri Adana... H.P. Antep’teki evinden kaçarak Adana’ya gelen 16 yaşında bir çocuk. Tesadüfen tanıştığı polisten (D.T) kendisini eve yollaması için yardım isterken hem yardım istediği, hem de onunla birlikte gelen polisin (H.İ) tecavüzüne uğrar. Polisler için bu da yetmez, bir de bir radyoda DJ’lik yapan arkadaşlarının (A.K) evine götürerek onun da tecavüz etmelerini sağlarlar. Adilikler zinciri burada bitmez, otogara giderken yolda arabasıyla yanında duran C.G’nin de tecavüzüne uğrar.
16 yaşında bir çocuk aynı günde dört insan müsvettesinin tecavüzüne uğrar. Söylemeye gerek var mı, mahkemenin kanaati bellidir: “Ne işi var sokakta”, “neden kaçmıştır evden”, “kuyruk sallamasa”... ile başlayan sayısız cümle kurdukları her hallerinden belli olan yargıçlar kararı önceden kendi kanaatlerinde vermişlerdir zaten; devletin kolluk gücü olan iki mahlukla birlikte diğer ikisini de serbest bırakırlar. Onlara göre tıpkı diğer tecavüze uğrayan kadınlar, çocuklar gibi H.P. de “kendi rızasıyla birlikte olmuştur”. Bu nedenle tecavüzcüleri tutuksuz yargılamak üzere serbest bıraktılar!
Buna benzer, “söyleyecek sözün kalmadığı” o kadar çok olay yaşanıyor ki bu ülkede. Böyle devam ederse daha kaç “sözün bittiği yer” vakası yaşayacağız. Sadece geçen yıl 100 bin cinsel saldırı suçundan 32 binine takipsizlik verildiği bu ülkede daha alfabenin kaç harfinin yeni kombinasyonuyla karşılaşacağız!