"Bebek fabrikası"!!!

Burjuvazi kadın olma halimizi insanın kanını donduracak bir egoizmle sömürmekte sınır tanımıyor

KADIN
Cuma, 4 Ekim 2013 (13 yıl 3 hafta önce)

Kapitalizm kendini yeniden üretmek için akıl almaz yöntemler geliştiriyor! Şimdilerde Hindistan'da ortaya çıkan ve burjuva basına “bebek fabrikası” başlığıyla taşınan yöntem de bunlardan biri.

Burjuvazi artık çocuklarını bile işçi kadınlara parayla doğurtuyor! Hani daha önce filmlere konu olan, ama böyle resmiyet kazanacağını aklımızın ucundan bile geçiremeyeceğimiz kiralık annelerin hikayeleri var ya, izleyenin kanını donduran o hikayeler... İşte onlar şimdi resmi bir politikaya dönüşüyor!

Batılı sermayedarların yeni rant kapısı, “bebek fabrikasıyla” Hindistan! Hindistan, açlıkla, yoksullukla yıllardır burun buruna yaşayan, açlıktan çocukların öldüğü, bulaşıcı hastalıklarla boğuştuğu bir ülke.

Hindistan'ın bu durumundan emperyalizm kendi alçakça hayalleri doğrultusunda sonuna kadar yararlanıyor! “Bebek fabrikası” da ilk burada meşrulaştırılıyor!

Hindistan’da tutarsa bunu tüm dünyaya yaygınlaştırıp kadının bedeni üzerinden sömürüyü son sınırına taşıyarak çürümüşlüklerinin resmini bir kez daha çizmiş olacaklar.

Kısacası kapitalizm sömürüde sınır tanımıyor! Artık yeni bir işkolu, kadın için yeni bir istihdam sektörü var! Yoksul emekçi kadınlara allayıp pullayarak sundukları bir istihdam olanağı! Burjuvazi kendi çürümüş suretini toplumun sureti haline getiriyor! İşsizlik sorunun çözmek adına!

Batılı zengin sermayedarların süslü kadınları çocuk sahibi olmak için artık bedenlerinin fiziki olarak bozulması ve çocuğu dokuz ay karnında taşıma yükümlülüğüyle karşı karşıya kalmak zorunda olmayacaklar! Çünkü duyguların bir yana, aklın bile sınırlarını zorlayan “bebek fabrikası” var artık! Oradan bebek de satın alabilecekler!

Burjuvazi için her şeyin anlamı para ve maddiyat demektir. Verirsin parayı, kurarsın fabrikayı, verirsin parayı alırsın evladı! Köleler ordusu onun en insani, manevi anlamı hiçbir şeyle kıyaslanmayacak ihtiyaçlarını da karşılar nasılsa!

Bir şeye sahip olmanın maddi, manevi yorgunluğu, yoğunluğu, duygusallığı, güzelliği çok önem taşımaz burjuvazi için; çünkü para ve teknoloji ile her şey mümkündür onun için.

Zaten ondan böyle bir duyarlılık beklemek de abestir aslında! Öyle ya milyonlarca ücretli kölenin, çocuk kölenin terleri-canları üzerinden yükselen o sermaye dağlarını oluştururken sadece daha fazla karı görebilen bir sınıftan, insana dair duygular beklemek abestir! Ama insan gene de "bu kadarı da pes doğrusu!" demekten alıkoyamıyor kendisini!

Sevmeden, aşık olmadan, o duyguyu, doyumu yaşamadan, birilerine para vererek çocuk sahibi olmanın da yollarını açıkladılar: Çocuk eşittir sermaye! Bu da oldu!

Yoksul emekçi kadınlar için güya yeni bir istihdam yolu sunuyorlar, kadının doğurganlık özelliğini kullanmayı hedefine koyan burjuvalar. İşçi emekçi kadına sundukları istihdam olanakları da nedense hep onun doğurganlığını merkeze koyan olanaklar oluyor! Kadınlar, yoksul, aç, çaresiz kadınlar; size sunulan bu istihdam şekli insanlık tarihi boyunca dünyanın hiç bir yerinde bu kadar meşrulaştırılmamıştı; istihdam şekli olarak gündeme getirilmemişti.

Ama emperyalist kapitalizmin çürümüşlüğünün de sınırı kalmadığından, kadın bedeni üzerinden daha fazla nasıl rant sağlanır sorusunu her geçen gün insanın kanını donduracak burjuva pragmatizmin tavan yaptığı örneklerle yanıtlıyor. Çocuk ihtiyacını bile parayla karşılama pragmatizmi, egoizmi, başka ne denileceğini bilemediğimiz dip noktası halini doğalllaştırma cüreti gösterebiliyorlar.

Anne olmak, doğurganlık kadına mahsus güdüsel bir niteliktir. Onun değer biçilebilecek bir tarafı yoktur. Burjuva pragmatizminin-egoizminin fabrika haline getirdiği kadınların yaşayacağı travmaları umursamaması onun sınıf karakteri gereğidir. Gencecik çocukları gözünü kırpmadan katleden, hegemonya ve güç mücadelesi için kışkırttığı savaşlarda milyonlarca çocuğu ölüme-açlığa-yoksulluğa-yoksunluğa sürükleyen bir sınıfın böyle bir kaygı duymasını beklemek abestir! Ama biz o sınıftan değiliz! O sınıfın bize dayattığı insanlıktan çıkma halini kabul etmeyeceğiz! İnsanlık onuru kadar değerli olan annelik sıfatımızı burjuvaziye satmayacağız!