Münevver'in 'eder'i...

4 senedir aydınlatılmamış cinayetlerden biri olan Münevver Karabulut cinayetinde, hayatını kaybeden genç kıza değer biçildi

KADIN
Pazartesi, 7 Ekim 2013 (13 yıl 3 hafta önce)

İstanbul Bahçeşehir'de 3 Mart 2009 tarihinde sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından başı testereyle kesilerek öldürülen ve cesedi Etiler'de bir çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut'un davasında önemli gelişme yaşandı.

Ailenin 2 milyon TL manevi, 3 milyon TL maddi tazminat talep ettiği davayı inceleyen Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi hakimi dosyayı bilirkişiye gönderdi. Bilirkişi yaptığı incelemenin ardından raporu mahkemeye sundu. raporda şu ifadelere yer verildi:

Kalan ömrü 47 yıl
7 Mart 1991 doğumlu Münevver Karabulut ölüm tarihinde 18 yaşındaydı. 1931 yılında hazırlanan PMF yaşama tablosuna göre kalan ömrü 47 yıldır. Buna göre kabul edilen muhtemel yaşı 18+47, yani 65'tir. Yargıtay'ca ülkemizde aktif çalışma hayatının 60 yaşına kadar süreceği kabul edilmektedir. Olay tarihinde Beşiktaş Bingül Erdem Lisesi son sınıf öğrencisi olan Münevver Karabulut'un lise eğitimini tamamlayacağı 1 Temmuz 2009 tarihi itibariyle çalışmaya başlayacağı ve ailesine destek olabileceği kabul edilecektir.
Kardeş resmen yok sayıldı
Raporun devamında ise şöyle denildi:
Anne Nagihan Karabulut kızı öldüğü tarihte 44 yaşındadır. PMF tablosuna göre olası kalan ömrü 26'dır. Muhtemelen 70 yaşına kadar yaşayacaktır. Münevver'in destek olma süresi 26 yıldır. 24 yaşındaki baba Süreyya Karabulut'un da 70 yaşına kadar yaşayacağı varsayıldığında kızının destek olabileceği zaman 28 yıldır. Davacı İbrahin Enver ölenin kardeşi olup hukuk sistemimiz gereğince kardeşe destek sağlanması söz konusu olmadığından bu hususta bir hesaplama yapılmamıştır.

2013'de evlenecek
Münevver Karabulut'un yaşaması halinde hangi mesleği yapıp, aylık ne kadar kazanacağı belli olmadığından Yargıtay içtihatları doğrultusunda asgari ücret üzerinden hesaplama yapılabilir. Yaşamış olsaydı elde edeceği kazancı, kendisi ile annesi ve babası ile ileride eşi ve çocukları için kullanacaktı. Ölenin aylık gelirinin yüzde 70'lik kısmı davacı hak sahipleri arasında paylaştırılacaktır. Münevver ile anne-babanın yaşları, ileride evlenecek olan Münevver'in henüz bekâr oluşu ve 2013 yılında olası evlenme, 1 yıl sonra birinci çocuk, 3 yıl sonra ikinci çocuk sahibi olacağı varsayımları gözetilerek, davacıların destek payları belirlenecektir. Buna göre de baba Süreyya Karabulut'un 19 bin 348 TL, anne Nagihan Karabulut'un 18 bin 138 TL olmak üzere toplam 37 bin 486 TL zarara uğradıkları anlaşılmıştır.
Karabulut ailesinin, tazminat davası dilekçesine de gerekçeler şunlardı:
Münevver, Cem Garipoğlu tarafından vahşice katledildi. Henüz hayattayken, başı gövdesindeyken testere ile kesilip ayrılmıştır. Olayın vehameti, cinayetin işleniş şekli, kullanılan araçlar, eylemin vahşice ve hunharca olması aile üzerinde telafisi imkansız yaralar açmıştır. Baba Mehmet Nida Garipoğlu ve anne Tülay Makbule Garipoğlu, olayın ardından delillerin yok edilmeye çalışılması ve oğulları Cem Garipoğlu'nun 198 gün saklanmasına yardım etmişlerdir.
Garipoğlu ailesinin verdiği yanıt dilekçesi ise: "Davacıların ekonomik durum karşısında talep ettikleri maddi tazminat fahiştir. Sade bir yaşam sürmekteyiz ve oğlumuz Cem Garipoğlu olay öncesinde öğrenci olup herhangi bir gelirinin bulunmamasından dolayı davanın reddini talep ediyoruz." şeklindeydi.

Münevver Karabulut cinayeti, yaklaşık 4 senedir süren aydınlatılamamış cinayetlerden yalnızca birisi. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir sistemde, hazırlanan rapor bir kez daha gösteriyor ki insan hayatına varsayımlar üzerinden bir de maddi değer biçilmeye kalkılıyor. Ne gencecik bir kızın hayatı umurunda onların ne de parayla alınıp satılacağı düşünülen ailenin üzüntüsü...