Koç/Tansaş Lojistik işçileri işyerlerindeki iş koşullarının ağırlığı, çalışma saatlerinin uzunluğu ve ücretlerin düşük olmasından dolayı DİSK Nakliyat İş'te örgütlendiler. Tansaş’ı da geçtiğimiz aylarda bünyesine alan Koç Grubu bu örgütlülüğü dağıtmak için çeşitli hilelerle işçilerin sözleşmelerini iptal ederek işçileri işten çıkarmaya başladı.
Patronlar ilk olarak 6 Temmuz'da 9 kişiyi, daha sonra da 35 kişiyi gözdağı vermek için toplu olarak işten çıkardı. Bunun üzerine 25 Temmuz'da toplu olarak iş bırakan işçiler, Tansaş depo önünde eylem yaptılar. Vardiyalarına dönmek isteyen işçiler Cumhuriyet Savcısı ve İzmir Emniyet Müdürünün bizzat yönettiği biber gazlı, bombalı ve coplu çevik kuvvetin saldırısıyla karşılandılar. Burada işçilerden biri ağır olmak üzere onlarca işçi yaralandı. Hastaneye kaldırılan işçilerden birçoğu çalışamaz raporu aldı. İşçiler bu saldırılara karşı toplu halde savcılığa yürüyerek polisin saldırısıyla ilgili suç duyurusunda bulundular.
25 Temmuz'dan itibaren çeşitli biçimlerde eylemlerini sürdüren işçiler 29 Temmuz'da sendikada toplanarak aileleriyle birlikte Konak Tansaş önüne yürüyüş düzenledi. Yaklaşık 300 kişi sloganlarla işten atılmaları ve saldırıyı protesto ettiler. Buradan da Alsancak Migros önüne yüründü. Yürüyüş sırasında çevik kuvvet ve sivil polisler sürekli olarak kitleyi tahrik etmeye çalıştılar.
Sloganlarla Migros önüne gelen Tansaş işçileri, Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu'nun konuşmasıyla eylemlerine devam ettiler. Küçükosmanoğlu konuşmasında verdikleri sınıf mücadelesinin haklı bir mücadele olduğunu, hiçbir patron tarafından bu mücadelelerinin bitirilemeyeceğini söyledi. Sendika olarak toplu sözleşmelerde taleplerinin 600 YTL ücret, yılda 2 kere ücret tutarında ikramiye olduğunu belirtti.
Eylemde sırasıyla çeşitli sendika başkanları ve işçilerde konuşma yaptılar. Bu konuşmalarda da sınıf mücadelesinin patronlara karşı yürütülmesi gerekliliğinin altı çizilerek birleşik mücadeleden bahsedildi.
Eylemde "TANSAŞ işçisi köle değildir, İşçi düşmanı Koç Holding, Direne direne kazanacağız, Kahrolsun kapitalizm, yaşasın sosyalizm!" sloganlarını atan işçiler ayrıca ABD emperyalizminin ve İsrail siyonizminin saldırılarına karşı "Katil ABD, Ortadoğu'dan Defol" yazılı dövizler taşıyıp sloganlar attılar.
İşe geri dönene kadar eylemlerine devam edeceklerini söyleyen işçiler, ayrıca toplu halde Migros'a girerek ürün aldıktan ve fişleri yazdırdıktan sonra parasını ödemeyip ürünleri de olduğu yere bırakarak dışarı çıktılar. Bu işi durdurmak ve yavaşlatmak bakımından anlamlı bir eylemdi. Dışarı çıkan işçiler eylemlerinin süreceğini belirterek buradaki eylemlerini bitirdiler.