Cuma, 11 Ağustos 2006 (20 yıl 2 ay önce)
ABD medyasının asli işlevlerinden biri öteden beri ABD'nin emperyalist dış politikasını, son dönemlerde ise Ortadoğu'da sürdürdüğü işgal harekatlarını meşrulaştırma, onlara kitlesel destek sağlama, aynı kapsamda siyonist İsrail'e verilen desteği haklı çıkarma çabasıdır. Bu çabaların bir parçası denebilecek bir yazıyı The Washington Post gazetesinin 8 Ağustos tarihli sayısından aldık. Orjinal başlığı "Hizbullah İsrail Askerleri İçin Dirençli Bir Düşman" olan yazının hedefi Amerikan kamuoyunda İsrail'in Lübnan ve Filistin'de yürüttüğü vahşi savaşa karşı artan tepkileri bloke etmektir. Fakat İsrail askerleriyle yapılan röportajlardan yansıyan başka gerçekler de var: Yıllardır emperyalistlerin ve bölge gerici güçlerinin baskı ve katliamları altında yaşayan, ezilen bir halkın direnişi, inatçı direnişi. Modern silahlarla donatılmış, yenilmez denilen siyonist ordunun yaşadığı çaresizlik. Başını dini orijinli gerici karekterdeki güçlerin çekmesi bu halk direnişinin en büyük talihsizliğidir. Sorun Hizbullah'ın Lübnan halkının direnişini emperyalistler arası hegomonya mücadelesine ve bölge işbirlikçileri arasındaki güç dalaşlarına kurban etmesi muhtemel pragmatist çizgisi ve direnişi dini temelli karşıtlıklar üzerine kuran ideolojik yapısıdır. Aşağıdaki yazıyı ABD medyasına ve Hizbullah'a ilişkin belirttiğimiz hususları unutmadan okumak gerek.
* * *
Geçen haftanın sonlarına doğru
Matan Tyler, İsrail güçlerinin bir kumanda merkezi olarak kullandığı güney
Lübnan'da bir evin nöbetini tutarken sıradışı bir emir aldı: İsrail üniforması giyenleri gözlemle.
Bir gün önce Tyler savaşçıların benzer kıyafetlerle alana yaklaştıklarının kendisine bildirildiğini söyledi. Savaşçılar -
Hizbullah militanları- İsrailliler gibi görünerek İsrail askerleriyle dolu olan bir eve ateş açtılar.
Nahal Brigade'nin askerlerinden biri olan Tyler (20)
“Gerçekten Hizbullah'ın ne yaptığını tahmin edemezsiniz” diyor.
“Onlar bu toprakların hakimleri ve alanı bizden daha iyi biliyorlar. Nereye saklanacaklarını ve ne zaman harekete geçeceklerini biliyorlar. Ve nerede olduğumuzu her zaman biliyorlar.”
Anlatılan, İsrail askeri güçlerinden daha dirençli ve daha iyi donanımlı bir düşmanın sayısız örneklerinden biri. Yaklaşık dört hafta süren hava ve yer saldırılarından sonra İsrail askeri büro çalışanları sadece ufak bir Hizbullah savaşçısını içeren ve hala yüzlerce launcher ve binlerce rokete sahip olan bir grubu öldürdüklerini belirtti.
“Karşı karşıya olduğumuz şey sınırlarımızı yıkacak güçte kullanışlı silahlar, gece görüşlü savaş aletleri ve savaş sanatının silahlanmasıyla gelişmiş bir düşman.” diyor
Brig. Geçen aya kadar İsrail askeri analizisti olan
Gen. Yossi Kuperwasser da
“Ellerinde dünyanın en iyi tanksavarları bulunuyor.” dedi.
İki düzineden fazla en ağır kara saldırılarının geçen hafta olduğu Lübnan'a girişleriyle ilgili askeri röportajda İsrail askerleri Hizbullah askerlerinin üzerlerindeki süperotoritelerini kullandılar ancak sonuç onların yok edilmesi çok zor olan dirençli bir düşmanla savaştıkları oldu.
“Onları görebildiğimiz zamanlar sadece onların üzerlerine dikkat çekmek istedikleri zamanlar oluyor. Böylelikle bizi arkadan vuruyorlar.” diyor güney Lübnan'da bir hafta savaştıktan sonra
Tiberia'ta göl kıyısındaki bir hotelde dinlenen Tyler.
“Bu korkunç, evet. Nasıl denir-- güçsüz değil ama tehdit aldında hissediyorsunuz. Her zaman ve her zaman belirsizlik var.”
Askerlerin çoğu operasyonun bu kadar uzun sürmesinden doğan şaşkınlıklarını dile getiriyor. İsrail
1982'de Lübnan'a girdiğinde 10 mile ulaşmaları sadece iki gün sürmüştü. Üç haftayı aşan savaşın sonunda hala şehirlerin sınırlarındaki ağır kara mücadelesi devam ediyor.
“Çok yavaş ilerliyor ve yalnızca deli oluyorsunuz. Gerçekten oradan çok uzaklaşamıyorsunuz ve o evlerde oturmak gerçekten çok tehlikeli.” diyor
Livingston'dan 2 yıl önce İsrail'e orduya katılmak için gelen
Cpl. David Gross (22).
“Bakın, hepimiz bunu bu yolla yapmalarının muhtemelen en iyi yol olduğunu bilecek kadar zekiyiz. Çok az insan öldürüldü.” diye ekliyor.
“Ama aynı zamanda çok zor çünkü roket saldırılarını durdurabileceğimizden emin değilim. Sadece onları geri ittiğinizi hissediyorsunuz ve sadece roketleri daha uzaktan fırlatacaklar. Bu yıldırıcı mı? Evet.”
Askerler, İsrail'in güney Lübnan'dan 18 yıllık işgal sonunda 6 yıl önce geri çekildiğinden beri bubi tuzaklarıyla dolu ve savaşçılar tarafından savunulan bir savaş alanından bahsediyorlar.
1980'ler ve 90'lar sırasında 16 yılını güney Lübnan'da savaşarak geçiren
Baram Brigade'nin ordusundan olan
Sgt Yusaf, Hizbullah'ın geçmiş ve şimdiki halini askeri açıdan kıyaslarken,
“Bu, 'silahlı adamlar'la 'bir ordu' arasındaki farkı konuşmaya benziyor” diyor.
Genişleyen bir piyade müfrezesinin önünde hareket ederken, her zaman tuzakları ve saklanma yerlerini aradığını söylüyor
Shomera’da, sınırın kıyısında bir röportaj sırasında ve henüz kuzey Lübnan’da bir kasabadan ayrılalı saatler olmuşken. Lübnan’ın içinde
Maroun al-Ras kasabasında 25 feet derinliğinde ve birbirleriyle bağlantıların olduğu tünel ağlarını ve birçok girişi ve çıkışı olan bir yer altı sığınağını tarif etti. Söylediğine göre girişler kamerayla donatılmış ve Hizbullah gerillalarının İsrail askerlerini pusuya düşürmelerine yardımcı olması için alt katlarda monitörlere bağlanmış.
İsrail asker ve komutanları İsrail’in, donanımları yok etme, toprakları ele geçirme ve zayiat yaratma gibi geleneksel yöntemlerle kazandığını göstermekte çok hızlı davrandılar. – İsrail’in sayımlarına göre çatışmalarda 61 İsrail askeri yaklaşık 450 Hizbullah savaşçısı öldü. Ancak tekrarlanan ilk gerilla çatışmalarıyla ilgili yorumlarda İsrail’in de kabul ettiği üzere iki tarafın da farklı standartlarda başarıları oldu.
“Hepsi yalnızca yaşamını sürdürmek zorunda ve bazı insanlar kazandılar diyecekler.” diyor yakın zamanlarda yapılan bir röportajda
Avivim kasabasında İsrail sınırındaki bir asker.
10 gün önce bir Lübnan köyünde, bir havan topu parçasının nöbet tuttuğu eve çarpmasıyla başından ellerine kadar olan kesiklerin acısını çeken çavuş
Dekel Peled savaşı
“Kimsenin aklen hazır olamayacağı bir savaş” şeklinde ifade etti.
Savaşamıyordu çünkü tetik parmağındaki duygularını kaybetmişti fakat buna rağmen birliğine geri dönüşünde, bu hafta onunla
Kiryat Shemona’daki askeri otelinde bir röportaj yapıldı.
“Bazı günler yarın sona erecekmiş gibi geliyor ve bazı günler ise bir ay daha sürebilecekmiş gibi bir izlenime kapılıyorum” dedi.
Birkaçı, devamlı sıcak savaş deneyimleri olduğunu söyledi. Buna rağmen, orda uzun saatler gergin bekleme ve şiddetli çatışmaların kısa mermi atışları olduğunu söylediler.
“Hizbulllah’ın cephaneliğinde bulunan ve en çok korkulan silahlar, en gelişmiş Merkava tanklarına veya ayak üzerinde menavra yapan askerlerine yönelik patlamaları gerçekleştiren, düzinelerce israilli kaybının sorumlusu, antitank füzeleridir.”
Cpl Eviatar Shalev, (19) 200 yard ötedeki bir Hizbullah savaşçısını fark ettiğinde, onu, evindeyken omuzla ateş edilebilen bir füzeyle hedefliyordu. “
Hali hazırda ateş pozisyonunun içindeydi onun için savaş helikopterlerini çağırdık.” diyor Shalev.
“Evin birçok iç bölgesine girdik. Bütün savunma takımımızı giydik ve dua ettik. Eğer ordaysanız, pencerenizin üzerindeki kırmızı noktayı düşünemeden edemiyorsunuz.”
Savaşçı, füzesini ateşleyemeden, bir İsrail hava saldırısında öldürüldü, diyor Shalev Kiryat Shemone’de bir otelde yapılan röportajda.
İsralli komutanları Hizbullah'ın kendi karışık silahını, ana tedarikçileri
Suriye ve
İran'dan elde ettiklerini söylüyorlar. Bazıları üzerinde
Arapça ithaflar bulunduğu, bazılarının
Farsça, bazılarının da
Rusça olduğunu söyleyen
Maj. Gen Udi Adam, İsrail kuzey güçlerinin komutanı, son günlerde haberciler için bir brifing de verdi. Rus olanların ise Suriye'den geldiğini ekledi.
Çoğu asker, ordunun Hizbullah'ı daha fazla vurması gerektiğini hissettiklerini fakat sivil kayıpların onları geri çektiklerini söylüyorlar. Kiryat Shemona’nın bir kaç mil dışındaki topçu birliği kumandanı olan
Lt Col. Svika Nezer, kendi birliğinin ateş gücünün sadece yüzde 20’sinin kullanıldığını söyledi.
“Daha fazlasını yapabiliriz ama aldığımız emirler sınırlı.” diyor Nezer, asıl hayatta avukat olan bir yedek asker.
İsrailli askerlerin karşılaştığı ana zorluklar arasında, Hizbulllah’ın sivil merkez noktalarında savaşmayı seçmesinin, savaşçıların yanında bulunan halktan ayrılıp hedeflenmesini zorlaştırdığını belirtiyorlar. Lübnan görevlileri ve insan hakları grupları, İsrail’i rastgele atışları yüzünden eleştiriyorlar ama komutanlar kimleri ve nereleri bombalayacaklarına karar verirken uyarıcı bir tutumda olduklarını söylüyorlar.
“Birçok kere terörist olduğunu bildiğimiz kişilerin gitmelerine izin verdik, çünkü onları güvenli bir şekilde yakalayabileceğimizden emin değildik” diyor Adam.
“Bu arada, onlar bizim sivillerimizden öldürebildikleri kadar öldürmeye çalışıyorlar.”
20 yaşındaki
Lt Itamor Abo kuzeyde evde bir haftasonu geçirdikten sonra cepheye dönerken arkadaşlarının ve ailesinin onu tüm zamanı boyunca çatışmaların ne zaman biteceği ve roket ve yaylım ateşlerinin ne zaman son bulacağı konusunda sorguya çektiğini söylüyor.
“Bir Katyusha füzesi birilerinin evinin üzerine düştüğünde onlara savaşın iyi gittiğini söylemeniz zordur. Onlar canlarına okumamızı istediklerini söylemeye devam ederler. Onlara ne söyleyeceğimi bilemiyorum.” diyor.
“Bizler ne yapıyorsak, yapmak zorundayız, ve ben bu yapılanların yararlı olduğunu düşünüyorum ama aynı zamanda ne olursa olsun bu savaş orada sınırımızın hemen üstünde olacağını da düşünüyorum.”
Merkezdeki 19 yaşındaki
Cpl. Shai Kaplan dobraydı:
“Onlar düzenbazlıkta uzmanlar. Ne olursa olsun herkes onların kazandığını düşünecek. Bu, sizden yalnızca birkaç bin ve onlardan 50,000 kişiyle nasıl kazanılırsa öyle olur.” diyor.
“Ne kadar çok öldürürsek, onlar o kadar çok çoğalıyorlar. Ne yazık ki bu kayıp bir savaş.”
Jonathan Finer
Washington Post Dış Haberler
Salı, 8 Ağustos 2006; Sayfa A01
Çeviren: Alınteri