Greif'ten Sendikal Güç Birliği Platformu'na

Greif işçileri SGBP bileşenlerini eylemli sınıf dayanışmasını büyütmeye çağırdı

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 1 Mart 2014 (12 yıl 7 ay önce)

Sendikal Güç Birliği Platformu bileşenlerine;



 



Merhaba,



Bizler taşeron kölelik uygulamaları başta olmak üzere işçi ve emekçilere dayatılan kölelik uygulamalarına karşı mücadele eden GREIF işçileriyiz.



 



Yaklaşık 1 yıl önce sendikal örgütlenme faaliyetlerine başladık. Kadrolu işçiler olarak yeterli sayıya ulaştık ve DİSK/Tekstil Sendikası'na üye olduk, yetkiyi aldık. Bu aşamadan sonra taşeron işçi arkadaşlarımızı da örgütlemeye başladık. Taşeron arkadaşların üyelikleri konusunda hızlıca yol aldık.



 



Bizler biliyorduk ki, bir fabrikada iki farklı uygulamaya tabi olan işçiler varsa orada sınıfın birliği sağlanamaz. Patronlar bu çelişkileri kullanarak bizleri birbirimize düşürür. Böylece sömürü çarklarını daha rahat döndürürler. Bunun için toplu sözleşme taslağımıza taşeron işçilerin kadroya alınmasını kırmızı çizgilerimizden bir olarak saptadık. GREIF firması temsilcileriyle yaptığımız görüşmelerde taşeronluk başta olmak üzere ücret ve ikramiye konularında uzlaşamadık. 6. görüşmeden sonra masadan kalktık. Taşeron ve kadrolu çalışan bütün arkadaşlarımızla yaptığımız toplantıdan sonra talepleplerimiz kabul edilene kadar 700 işçi Hadımköy ve Dudullu'da fabrika işgali eylemi gerçekleştirme kararı aldık. 10 Şubat'ta eylemimizi başlattık. Bugün işgal eylemimiz 19. gününde.



 



Neden mi yasal süreci beklemedik; Çünkü yasal süreci bekleseydik, fabrikamızdaki işçi arkadaşların çoğu taşeron işçi olduğu için yasal olarak greve katılamayacaklardı. 44 taşeron firmadan ayrı ayrı yetki alma imkanımız da yoktu. Bunun için işçi sınıfının haklı ve meşru taleplerinin patronlar düzeninin yasalarıyla ileri taşınamayacağını biliyorduk. Birleştiğimiz yerde parçalanmamak için patronlar düzeninin yasalarını bir kenara ittik. İşçi sınıfının mücadele yasalarını kılavuz edindik. Ne kadar doğru yaptığımızı şimdiden gördük. Bu mücadele, dostumuzu da düşmanlarımızı da göstermiş oldu. Uzlaşmacı, icazetçi sendikal anlayışlardan dert yananların büyük bir kısmının aynı anlayışa sahip olduğunu gördük.



 



Bizler işçi sınıfının taban iradesinin sendikaları gerçek bir işçi örgütü haline getireceğini düşünüyoruz. Bunun için fabrikamızda bölüm ve fabrika komitesi oluşturduk. Söz, yetki, karar hakkımızı elde ettik. Bağlı bulunduğumuz sendikamızın ve konfederasyonumuz DİSK'in taban iradesiyle daha da güçleneceğini biliyorduk. Bunu işçi sınıfının tarihsel deneyimlerine baktığımızda çok rahat görebiliriz. Özetle ifade edecek olursak, sendikaların güçlenmesi işçi sınıfının söz, eylem ve karar hakkına sahip olmasına bağlıdır. Biz de sınıfımız adına bağlı bulunduğumuz sendikamızı ve konfederasyonumuzu gerçek kimliğine kavuşturmak ve sınıfımızın davasını büyütmek için taban irademizi oluşturduk.



 



Peki bu mektubu size neden yazdık?



Bizler sizin Türk-İş içindeki süreçlerinizi biliyoruz. Kendinizi Türk-İş içinde sınıf mücadelesinden yana muhalet olarak tanımlıyorsunuz. SGBP içindeki bazı sendikaların yöneticilerinin fiili-meşru mücadeleye sıkça işaret ettiğini biliyoruz. Fakat işgal eylemimiz karşısında 19 gündür sessizliğinizi koruyorsunuz. En ufak desteğinizi dahi görmedik. Sizlerin de sınıfımız adına başlattığımız bu direnişe destek vermenizi beklerdik. Bundan kaynaklı size mektup yazarak sınıfımız adına yürüttüğümüz mücadeleye destek olmanız için çağrı yapmayı uygun gördük.



 



Kişiler ve kurumlar samimiyetlerini attıkları pratik adımlarla gösterirler. Sizin de iddialarınızın arkasında durmanız gerektiğini düşünüyoruz. İşçi sınıfı adına taşeron kölelik başta olmak üzere kölece çalışma koşullarına karşı yürüttüğümüz mücadelemizi mücadeleniz görmeye, eylemli sınıf dayanışmasını büyütmeye sizleri davet ediyoruz.



 



İŞGALCİ GREIF İŞÇİLERİ



28 Şubat 2014