Tinerciye de hastaneye de verecek parası yoktu, katledildi

Bağlandı. Tinerle yakıldı. 26 yerinden bıçaklandı. Hiçbir hastane tarafından kabul edilmedi. Yük sayılan biri daha yok edildi.

GÜNCEL
Salı, 22 Ağustos 2006 (20 yıl 2 ay önce)

Gebze Beylik Dağı'nda, önceki akşam, 24 yaşındaki Coşkun Kaya'nın, elleri ve ayaklarını telle bağladılar.
Tinerle yaktılar.
26 yerinden bıçakladılar.
Ve o halde ağaçların arasından yuvarladılar.

8 ay önce askerden dönen Coşkun cep telefonu ile acılar içinde 49 yaşındaki babası Mustafa Kaya'yı aradı: "Baba beni yaktılar, beni kurtar" dedi.

Mustafa Kaya, oğlunu saat 21.45 sularında ağaçların arasında elleri ve ayakları bağlanmış, yakılmış bir durumda buldu.
Vücudunda sadece kemeri kalmıştı.

Ambulansla Coşkun'u, Fatih Devlet Hastanesi'ne götürdü.
Fakat hiç bir hastane Coşkun'u kabul etmedi.
Kocaeli ve Bursa'daki hastaneler yanık üniteleri olmadığı için İstanbul ve Ankara'da yanık ünitesi bulunan hastanelerde yer olmadığı için kabul etmediler.

Vücudunda 3. dereceden yanıkla kala kaldı Coşkun.
Sonunda ilk götürüldüğü ve yanık ünitesi bulunmayan Fatih Devlet Hastanesi'ne lütfen kabul edildi.
Ve burada, dün öğle saatlerinde hayatını kaybetti.

Türkiye genelinde sadece İstanbul ve Ankara'daki 2 - 3 hastanede yanık ünitesi bulunuyor.

Coşkun'un önü 2 ay önce tinerciler tarafından kesilmiş, haraç istenmiş. Karşı çıkınca da ölümle tehdit edilmişti.

Coşkun'un babası, "Yetkililerden oğlumun katillerini bulmalarını istiyorum. Böyle evlat acısı hiçbir anne ve babanın başına getirilmesin" dedi.

Hangi katilleri, tinercileri mi; sağlığı satılığa çıkarıp yanık ünitesini karlı bulmayan, ölümcül hastaları bile hastane kapılarında süründürenleri mi?

Coşkun'un yaşamak için tinercilere de hastanelere de verecek parası yoktu.