Greif'te 36. gün...

00:30 Hadımköy'e dönen işçiler fabrikadaki arkadaşları tarafından coşkulu sloganlarla karşılandılar...

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 17 Mart 2014 (12 yıl 7 ay önce)

00:30



Hadımköy'e dönen işçiler, fabrikadaki arkadaşları tarafından coşkulu sloganlarla karşılandılar...



 



23:30



İşçiler kendi imkanları ile aldıkları peynir-zeytinle akşam yemeklerini yediler. Sendikadan yemek için katkı istemediklerini belirttiler. Çünkü sendika bürokratları akşamki saldırgan tutumları sırasında sadece sopadan bahsetmediler, aynı zamanda "sendika sizin değil, tek bir aidat ödemişliğiniz var mı?" gibi kendi sendikacılık anlayışlarını da ele veren tarihe geçecek bir söz ettiler. İşçiler bu sözü de belirterek sendikanın yemek sağlamasını istemediklerini ifade ettiler.



 



Bu arada sendika bürokratları bir grup işçinin gece de sendikada kalmasına "sabah gelseniz" deselser de komite kararı olduğu söylenince seslerini çıkarmadılar. Hadımköy'e dönecek işçilerin yola çıkması bekleniyor...



 



22:30



İşçiler sendikada bir grup bırakacaklarını söyleyince sendika bürokratları "değerlendirmemiz gerekir" diyerek toplantıya geçtiler. Hadımköy'e gidecek işçiler de kararı bekliyorlar. Bu arada Orhan Purhan ve diğer işçiler sürece, direnişe dair konuşmlar yapıyorlar. Şu anda Purhan sürecin başından beri yaşananlara, sendikanın tutumuna dair sendika bürokratlarının önünde konuşuyor...



 



22:05



İşçiler 10 işçiyi sendikada bırakarak Hadımköy'e dönüyorlar. Temsilci Purhan, komitenin direniş sonuçlanıncaya (ya sözleşmenin imzalanması ya da fabrikanın kapatılmasıyla) kadar sendikada bir ekip bırakma kararının olduğunu söyledi. İşçiler "Söz, yetki, karar işçilere!" sloganı attılar.



 



21:55



İşçiler bir açıklama yaparak saldırıya hazırlıklı olduklarını, destekçilerinin de dayanışma için hazır beklemelerini istediklerini belirttiler:




Polis saldırısı tehdidine karşı fabrikada hazırlıklarımızı yapıyoruz. Onurlu direnişimizin karşısında kim durarsa dursun örgütlü gücümüz onları ezip geçecektir. Gelişmeleri an an yayınlamaya devam edeceğiz. Dostlarımızın saldırı olduğu durumda acil destege gelmek için hazırlıklı olmasını istiyoruz.

GREİF İŞÇİLERİNİN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ AMERİKAN EMPERYALİZMİNİN TEMSİLCİLERİNDEN BİRİ OLAN GREİF PATRONLARINA ER YADA GEÇ DİZ ÇÖKTÜRECEKTİR.




 



21:45



İşçiler sendikada on arkadaşlarını bırakarak fabrikaya dönüyorlar. Bu arada, Hadımköy merkezde çevik kuvvet polislerinin toplandığı haberleri geliyor, Greif'le ilgili olup olmadığı kesinleşmedi....



 



21:25



Sendika Yönetiminden Subaşı, işçilere bir açıklama yaptı. Açıklamada sitedeki DİSK Tekstil açıklamasını geri çekeceklerini, onun yerine şu esasları içeren yeni bir açıklama koyacaklarını belirtti: 36 gündür direnen Greif işçilerini destekledikleri ifade edilecekler,



Cuma günü taşeron patronlarla Greif yönetiminin gerçekleştirdikleri provokasyonu kınadıklarını vurgulayacaklar



Bundan sonra patronlar yeni bir öneri ile gelirlerse Greif'in tüm fabrikalarına seçim sandığı koyarak sonuca gitmeyi esas alacaklını belirtecekler.



Bu arada daha önce işçilere ve gazetecilere hakaret eden sendikacıların özür dilemesi istendi, sendikacılar zorlanarak da olsa bunu yaptılar.



Sendikacıların bu ani değişiminin belirleyici nedeni elbette ki işçilerin kararlı tutumu. Fakat yine de arka planında farklı şeyler olabileceğini düşünmeden edemiyoruz.



 



İşçilerle sendikacılar arasındaki tartışmalar devam ediyor...



 



21:00



Dudullu'da kalan diğer işçiler de sendika binasına sloganlarla geldiler. İşçilere aralarında Alınteri okurlarının da olduğu bir grup destekçi de eşlik ediyor.



 



Sendika bürokratları sitedeki yazıyı geri çekebileceklerini söylüyorlar.



 



20:45



Sendika bürokratları kilitledikleri kapıyı az önce açtılar. Dışarda kalan işçiler içeri girmişti. Bu arada Dudullu'dan gelen bir grup işçi de sendika binasına girdi. İşçiler sendika bürokratlarının bulunduğu odaya girerek polis çağırmış olmalarına tepki gösterdiler. İşçiler bürokratlara "burası sizin babalarınızın çiftliği değil!" diyorlar. İşçilerle sendikacılar arasındaki gerilimli tartışmalar sürüyor.



 



20:33



İşçiler dışarda atılan "Yaşasın onurlu mücadelemiz!", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam!", "Direne direne kazanacağız!"  sloganlarına katılıyorlar...



 



20:24



Bürokratlar devrimci basının çıkması bahanesi ile saldırganca konuşuyorlar. Alınteri ve Kızıl Bayarak'ın yayınları ile provokasyon yaratmaya çalıştığı demogojileri yapıyorlar. Az önce canlı yayın için çekim yapan Kızıl Bayrak muhabirine saldırmaya kalkıştılar. Üzerine yürüyüp yayın yapmasını engellemeye çalıştılar, işçilerin araya girmesi ile bu saldırı durduruldu.



 



Bu arada ihtiyaçlarını karşılamak üzere dışarı çıkan direnişçi işçiler sendikacıların kapıyı kiltlemiş olması nedeni ile içeri giremiyorlar. İşçiler dakikalardır zil çalışıyor, kapıda bekliyorlar...



 



20:05



Dudullu'daki işçiler de sendika binasındaki arkadaşlarının yanına gidiyorlar...



 



19:50



Sendika bürokratlarının saldırgan tutumu sürüyor. Sendikanın web sayfasındaki yazıyı kaldırmayacaklarını söylüyorlar. Bu arada çekim yapan gazetecileri engelliyorlar. İçiler çıkmamakta kararlı olduklarıni belirtip, sloganlar atıyorlar. İşçiler tüm devrimcileri, ilericileri, demokratları, duyarlı kesimleri sendika binasının önüne, dayanışmaya çağırıyorlar...



 



19:45



DİSK bürokratları işçilere ve dayanışmaya gelenlere karşı giderek saldırganlaşıyor. Şimdi sendikanın önünde olma zamanı, tüm duyarlı kesimlere, okurlarımıza acil çağrımızdır...



 



19:38



Sendika bürokratları kelimenin gerçek anlamıyla ağızlarından salyalar akıtarak işçilere "sataşıyorlar". Bir işçinin üzerine yürüdüler ve işçileri kışkırtmakta ısrarlılar. İşçilerse sitedeki açıklamanın kaldırılmasında ısrarlılar. Sendikadaki gerilim giderek tırmanıyor...





 



19.11



Sendika bürokratları işçilere sert bir üslupla "söylev" çekmeye kalkışınca işçiler "Burası bizim evimiz hiçbir yere gitmiyoruz"; "Bugün gidin yarın sabah gelin" sözlerini de "Rıdvan Budak gelene kadar gitmeyeceğiz" yanıtı veriyorlar. Bürokratlar "Yazının kaldırılmasını yarın değerlendireceğiz" diyorlar.



Sendikacılar şu anda devrimci basının çıkarılması için tartışıyorlar. Alınteri ve Kızıl Bayrak muhabirlerinin çıkmasını buyuruyorlar. İşçilerse aralarında yaptıkları değerlendirmeden sonra "Onlar bizim misafirimiz" diyerek yanıtlıyorlar.



Sendikacıların yaklaşımı giderek pervasızlaşıyor. Arada "sopa getirin" sözleri de sarfediyorlar!





 



19:05



Şirinevler'deki DİSK Tekstil Genel Merkezi'ne sivil polisler geldiler... Sendika bürokratlarının çağırdığı düşünülen polisler, dışarda bekleyen destekçilerin ve içerdeki işçilerin oradan ayrılmasını istiyorlar. Şu anda sendikacılarla polisler arasında bir görüşme yapılıyor.



 



19:00



İşçiler Dudullu'da yaşananları şu sözlerle değerlendirdiler:




Dudullu'da neler oluyor?



Bu sorunun yanıtı çok basit. Dudullu'da GREIF yönetimi ve taşeronlar işçiler üzerinde baskı kuruyor. Son gelişmelere şöyle bir bakalım. Vardiyası biten işçiler polis kordonu eşliğinde fabrikadan çıkarılıyor. Sanırsınız, oraya bir grup gelmiş ve içerideki işçilere saldırıyor. Niçin böyle yapıyorlar peki? Çünkü örgütlü işçinin gücünden korkuyorlar. Korkmakta haklılar.



*Hadımköy fabrikası taşeronları ve ustabaşları da burada nemalanacakları bir şey kalmayınca soluğu Dudullu'da almışlar. Onlar da polis kordonu altında fabrikadan ayrıldılar.




18:34



İşçiler servislere bindiler. Taşeron patronlar da fabrikadan çıktılar. Onların çıkışı oldukça ilginç sahnelere neden oldu. Bahçede bekleyen 2 TIR'ın arasında deyim yerindeyse "saklanarak" çıktılar! İşçiler, patronlar çıktığında onları hiç susmayan sloganlarla uğurladılar...



 



Şu anda fabrikada sadece kadrolu işçilerin kaldığı söyleniyor. Direnişçi işçilerin fabrika önündeki bekleyişi sürüyor...



 



 



18:25



Greif işçileri sosyal paylaşım adresleri üzerinden,




Dudullu'da barikatlar...



Dudullu'daki arkadaşlarımızın önüne kurulan polis barikatı derhal kaldırılmalıdır. Onlar gücü barikatlarından, baskı ve zorbalıklarından alıyor bizler ise üretim gelen gücümüzden, haklılığımızdan ve meşruluğumuzdan alıyoruz.

(Greif İşgal Grev Direniş)




dediler...



18:22



Dudullu'daki işçilerin hemen hepsi servislerine binmiş durumda. Direnişçi işçilerin coşkulu sloganlarla bekleyişleri sürüyor...



 



18:15



Greif işçileri yaptıkları açıklamalarla  "polis derhal geri çekilmelidir" diyorlar...



 



18:13



Vardiyadan çıkan işçiler çevik koridorundan geçirilerek servislere bindiriliyorlar. Direnişçi işçiler bu durumu coşkulu sloganlarla karşıladı...



 



18:10



Çevik kuvvet robokop kıyafetleri giyerek işçilerin önünde dizildi...





17:50



Sendikanın Hadımköy temsilcisi Orhan Purhan, Dudullu'daki fabrikanın duvarından fabrika bahçesinde bekleyen işçilere seslendi. Purhan işçilere dönük yaptığı konuşmada, Dudullu'da dönen dolapları anlattı, imzalanan metnin sözleşme değil protokol olduğunu ve esas taleplerinin bu ptotokolde yer almadığını, işçilerin kandırıldıklarını, protokolü kabul etmeyip işbaşı yapmayan bir işçinin sendika temsilcisinin de imzaladığı tutanakla işten atıldığını anlattı. Sendika temsilcisi ve müdür Purhan'ın yalan söylediğini söyleyince, Purhan da elindeki noter tastikli belgeyi gösterdi. Bahçede bekleyen işçilerin Purhan'ın anlattıklarını duyunca yanlarında bekleyen yöneticilere tepki gösterdikleri görüldü.



Bu arada vardiyadan çıkan işçileri almak üzere servisler geldi. Fabrikaya 2 çevik otobüsü daha geldi. Muhtemelen işçiler servislere polis "yardımı" ile bindirilecek! Greif işçilerine desteği büyütmek muhtemel bir polis saldırısını durduracaktır. Şimdi herkes Dudullu'daki fabrikanın önüne!...



 



17:05



DİSK Tekstil'in Şirinevler'deki Genel Merkezi'nde bulunan işçiler toplantıdan çıkan sendikacılardan Nuri Toprak'la görüştüler. Sendikacıların sandık argümanına işçiler, "36 gündür yoktunuz, şimdi sandık kurmak için mi geleceksiniz. Biz 36 gündür zor koşullarda direnirken neredeydiniz? Şimdi sandıktan bahsediyorsunuz. Madem öyle önce Dudullu'daki Ünsa'da kurun o sandığı" dediler.



Sendikacılarla yapılan gerilimli görüşmeden sonra yönetim yeniden toplantıya geçti.



 



16:50



Dudullu'daki fabrikanın bahçesinde çay içen işçiler yönetim tarafından zorla içeri götürüldüler. Direnişçi işçiler tanık oldukları bu sahne karşısında, "sizin demokrasiniz budur işte! Zorbalıkla işçilerin çay içmesine bile izin vermiyorsunuz. Bir de sandıktan bahsediyorsunuz. O koyduğunuz sandıklarda işçilere hangi tehditlerle oy kullandırtıyorsunuz açık değil mi?" dediler.



 



Şu anda Dudullu'daki fabrikadan direnişçilere katılan yedi işçi var.



 



Sendika temsilcisi Cihangir'e yeniden telefon edilerek içerdeki işçilerle birlikte dışarı çıkmaları, sloganlarla desteklerini ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Sendika temsilcisi bu isteğe, korktuğu, çıkamayacağı anlamına gelen yanıtlar verdi.



 



Bu arada Greif işçileri yeni bir çağrı yaparak dayanışma için Dudullu'ya ya da Şirinevler'e gitme koşulu olmayan insanların Greif  Türkiye yöneticilerine mesaj veya mail atabileceklerini ifade ettiler:




Greif'ın Dudullu fabrikası ya da DİSK/Tekstil Genel Merkezi'ne dayanışma için gidemeyen destekçilerimiz GREIF Türkiye yöneticilerine mesaj ve mail atabilirler...



Greif fabrika müdürleri

iskender Önder: 0 549 726 19 27

Afşin Doğan: 0 530 264 60 40

Ulaş İpek: 0549 726 1980



Türkiye genel müdürlüğü

Mail: flexibles.ea@greif.com

Tel: 0 216 564 06 00"



 




16:15



Dudullu'daki işçiler sloganlarla bekleyişlerini sürdürüyor... DİSK-Tekstil'deki işçiler ise DİSK Başkanı Kani Beko'nun taban örgütlenmesi ve işçi iradesinin önemine vurgu yapan bir yazısını yüksek sesle okuyarak direnişleri ile ortak noktalara vurgu yaptılar. Yazı bitince de bu anlauyışın sözde kaldığını belirten tepkiler gösterdiler.



 



15:58



Akşam vardiyası için gelen işçilerin servis otobüsleri "Bugün çalışma yok, evlerinize dönün" denilerek geri yollandı. Servislerde bulunan iki işçi, direnişçi işçilere destek vermek üzere servisten inip taksiyle Dudullu'daki fabrikanın önüne geldiler. Şu anda işçiler basını arıyorlar. Basın geldiğinde bir açıklama yapmaya hazırlanıyorlar.



İşçiler taleplerini yinelediler: İşten atılan iki işçi geri alınsın ve Hadımköy'deki direniş desteklensin...



 



15:45



Greif direnişçileri yaptıkları bir açıklama ile duyarlı kamuoyunu desteğe çağırdılar. Çağrının tam metnini yayınlıyoruz:




Haklı ve onurlu direnişimizin başından beri patronların safında yer alan DİSK/Tekstil yöneticilerinin başkanlar kurulu toplantısı yaptığı esnada sendikaya giderek GREIF işçileri olarak inisiyatifi ele aldık.



Aynı zamanda GREIF Dudullu fabrikasındaki işçi arkadaşlarımızı korkutmak için taşeron patronları ve DİSK/Tekstil Sendikası İstanbul Şube Başkanı Kazım Doğan'ın kirli oyunlarını boşa düşürmek için bir grup arkadaşımızı Dudullu'ya gönderdik. Dudullu'daki arkadaşlarımız şu an polis kuşatması altında.



Her an polis saldırısı yaşanabilir.



 



DUYARLI KAMUOYUNU, DİSK/TEKSTİL GENEL MERKEZİ ve GREIF DUDULLU FABRİKASI ÖNÜNE GELEREK DESTEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ!



 



DİSK Tekstil Sendikası Genel Merkez : Şirinevler, Mehmet Akif Cad. Mehmet Çıbıkçı İş Merkezi No: 2/18 Bahçelievler-İstanbul – TürkiyeTel : (0212) 637 29 00 pbx



İLETİŞİM:05422992842



 



GREİF dudullu fabrikası: Organize San.Bölgesi, 1.Cad. No:29 Dudullu - Ümraniye



İLETİŞİM:05364617762



 



Genel iletişim:



0542-650 65 25 

0542-299 28 42

0539-414 35 45




 



15:40



Purhan Cihangir'le yaptığı konuşmada, yanında bir işçiyle içeri girmek ve kendileriyle,  işçilerle görüşmek istediklerini söyledi. Bu talebi önce kabul edilse de daha sonra ses seda çıkmadı. Bu arada Dudullu'daki işçilerin çoğunluğunun eve yollandıkları öğrenildi. Direnişçiler eve yollanan işçilerin geri çağrılmasını istiyorlar. İçerden hiçbir muhatap bulamayan işçiler, "madem öyle siz içerde biz de dışarıda bekleriz, buradan ayrılmıyoruz!" dediler.





15:25



İşyeri temsilcisi Purhan, Dudullu'daki fabrikanın temsilcisi Cihangir'le telefon görüşmesi yapıyor. Cihangir aynı zamanda işten atılan iki işçiyle ilgili işe gelmediklerine dair tutanak tutan isim! Bu isim işçilerin daha önceki gelişlerinde onlara "Merak etmeyin, Hadımköy bağlanmadan buradaki direniş de bitmez" demişti. Purhan şimdi kendisine bunları soruyor ve görüşmek istediklerini, dışarıda bekleyen işçilerin yanına gelmesini istiyor.



İşçiler pankartlarını Dudullu'daki işçilerin görebilecekleri bir yere astılar. Bu arada bekleyişin uzun süreceği anlaşılınca birbirleri ile şakalaşıyorlar. Yanlarında getirdikleri yiyeceklerle öğlen yemeklerini yiyorlar.



 



15:10



Purhan konuşmasının devamında, Dudullu'daki fabrikada sözleşme imzalanmadığını, işçilere protokol dayatıldığını, bu protokolde ise taşeronluğun kaldırılmasının yer almadığını, daha önce verilen 120 TL'lik iyileştirme zammının geri çekildiğini belirtiyor. Purhan, Dudullu'da direnişe devam etmek isteyen ve sendika temsilcisinin imzaladığı tutanakla işten çıkarılan iki işçiden bahsetti. Son olarak da, yönetim adım atıncaya ve işten atılan iki işçi geri alınıncaya dek fabrika önünden ayrılmayacaklarını, gerekirse çadır kuracaklarını belirtti.



 



15:00



Direnişçi işçilerden temsilci Orhan Purhan şu anda bir konuşma yapıyor. Purhan konuşmasında, Hadımköy'deki fabrikanın kapatılmasının diğer fabrikaların da kapatılması anlamına geldiğini, fabrika kapatılmasına da, işçilere tehditlerle sözleşme imzalatılmasına da izin vermeyeceklerini, sonuna kadar direneceklerini ifade ediyor. Sloganlar hiç susmuyor.



Bu arada polis de akrep ve çevikle saldırıya hazır halde bekliyor.



 



14:58



Kazım Doğan'ın içerde dayatılan sözleşmeyi imzalamak istemeyen işçileri "Hadımköy bitti sözleşmeyi imzalamak dışında seçeneğiniz yok" diye sıkıştırdığı, tehdit ettiği; işçilerinse, "Tamam imzalayalım ama kendi taleplerimizle imzalarız" dedikleri öğrenildi. Hadımköy işçilerinin buraya gelmelerinin bir nedeni bu durumu protesto etmek. Kazım Doğan'la görüşmek ve içerdeki işçilere seslerini duyurmak isteyen işçilerin bu talepleri kabul edilmedi. Önleri polis barikatı ile kesildiği gibi, içerden de kimse gelmedi.



İşçiler içeriye seslerini duyurmak için gür bir sesle sloganlar atıyorlar. İçerdeki işçiler de pencerelere çıkarak izlemeye başladı. Fakat Kazım Doğan ya da herhangi bir muhatap gelmedi. İşçiler Kazım Doğan'ı buradan çıkarmayacağız diyorlar. Şu anda oturma eylemine geçildi.



İşçilerin geliş nedenlerinden diğeri de daha önce direnişte olup sendikanın dayatmalarını kabul etmeyerek iş başı yapmayan iki işçinin bizzat sendika temsilcisinin tuttuğu tutanak işten atılmış olması. Direnişçiler bu durumu şiddetle protesto ediyorlar.



 



14:50



İşçiler içerde işçilere sözleşmeyi imzalamayı dayatan Kazım Doğan'la ve



 



14:45



Bir grup işçi de Dudullu'daki fabrikaya geldi. Şu anda otobüsten inerek "Direne direne kazanacağız!" sloganları ile fabrikaya yürüyorlar. Fabrika önünde polis yığınağı var...



 



14:30



Direnişçi işçiler sendika bürokrasisi ile salonda yapılan verimsiz "görüşmeyi" kestiler, şu anda koridorda bekliyorlar. Sendikacılara da bir kez daha "taleplerimiz kabul edilinceye dek buradayız" dediler. Kendi aralarında da "taleplerimiz kabul edilinceye kadar burda mıyız arkadaşlar" diye sorup hep bir ağızdan "burdayız" diye yanıtladılar.



 



14:20



İşçilerin sendikadan 3 talepleri var: Dudullu'daki ÜNSA'da oylama yapılması, DİSK Tekstil'in web sayfasındaki açıklamanın kaldırılıp yerine direnişçi işçilerin açıklamasının konulması ve sendikanın süreci tamamen desteklemesi...



İşçilerle yapılan tartışmalarda sendika bürokratları Hadımköy'e sandık konulup oylama yapılması gerektiğini söylüyorlar. Direnişçilerse, Hadımköy'e değil asıl Dudullu'ya sandık konulmasını, Hadımköy'ün iradesinin belli olduğunu ifade ediyorlar...





14:00



Greif direnişçileri şu anda DİSK Tekstil'in Şirinevler'de bulunan Genel Merkezi'ndeler. İşçiler sendikaya girerken özellikle devrimci basının alınmaması için küçük bir arbede yaşandı. Fakat işçilerin kararlı tutumu ile basın da içeri girdi. Sendikacılarla şu anda bir "görüşme" yapılıyor. Direnişçiler "yönetimi ele almaya geldik" deyince Rıdvan Budak salonu terketti. Bu arada işçiler Dudullu fabrikasında dün patronlarla birlikte yapılan toplantıyı soruyorlar. Tekstil bürokratları o toplantıda Hadımköy'deki fabrikanın kapatıldığını, patronların Dudullu'da yapılan sözleşmede kabul ettikleri 150 TL'lik iyileştirme zammından vargeçtiklerini söylemişlerdi. Direnişçiler fabrikanın kapatıldığına dair belgeyi istiyorlar. Fakat bürokratlar böyle bir belge getiremiyor, onun yerine sendikanın kapatılması için dava açıldığını söyleyip, buna dair bir belge getiriyorlar.



 



Direnişçi işçiler Facebook hesaplarından şu açıklamayı yaptılar:




Evet arkadaşlar!

Direnişimiz boyunca ve örgütlenme sürecimizde sürekli olarak söylediğimiz bir şey var. Hadımköy fabrikamızdaki yüzlerce arkadaşımız "İşçi olmadan sendika olmaz!" sloganını haykırıyordu. Ziyaretimize gelenler, açıklamalarımızı okuyanlar bilirler.



İşçi sınıfının mücadele araçları olan sendikalarımızın başına çöreklenmiş yöneticileri defalarca kez uyardık. Ancak, tüm çabalarımıza rağmen uyarılarımız dikkate alınmadı. Bizler de bugün sendikamızın onuruna, itibarına sahip çıkıyoruz. Bu yüzden, sendikamızı yönetmek üzere DİSK/Tekstil'in Şirinevler'deki Genel Merkezi'ndeyiz...




***



Greif Direnişi'nin 35. günü sona erip 36. güne evrilirken, olası bir saldırıya karşı güvenlik önlemleri arttırıldı. Direnişçiler, geceden beri hareketli bir hazırlık içinde oldu. Planlar yapıldı, görevler dağıtıldı, devriyeler sıklaştırıldı...



Herhangi bir saldırıda sınıfın onurunu yükseklerde tutacak bir duruş sergilemekte kararlılar. Direnişin gücünü aldığı vahşi sömürü koşullarına karşı birikmiş, olgunlaşmış sınıfsal öfke, öyle kolay kolay sindirilemez/sindirilemeyecek!..



Bu hazırlıklarla başlayan 36. gün her zamanki gibi kahvaltı, temizlik ve sohbetlerle devam ediyor. Greif'te bugün daha da bileylenmiş bir sınıf bilinci ve ruhuyla devam ediyor...