16:50 Hadımköy'den nöbeti devralacak işçiler ve sendika temsilcileri geldi, sendikacılarla görüşülecek...
18:00
Sendikadaki işçiler nöbet değişimi yaptılar. İlk nöbeti tutanlar Hadımköy'den gelenlerle birlikte fabrikaya döndüler. Alınteri okurları özel sayıyı fabrikada da dağıttılar. Özel sayı buradaki işçiler tarafından da ilgiyle karşılandı. Genç bir işçi dayanışmaya verdiği değeri ifade etmek için "dağıtımı ben yapayım" diyerek diğer işçilere ulaştırdı.

16:40
Nöbeti devralacak ekip, Alınteri okurları ve sendika temsilcileri Hadımköy'den sendikaya geldiler. Sefaköy İşçi Kültür Evi'nin hazırladığı öğlen yemeğinden yiyorlar.
Hadımköy'deki direnişçilerin sendika temsilcileri sendika yönetimi ile görüşmek üzere buradalar. Keza sendika yönetimi, hazırladığı basın açıklaması metnini onlarla görüştükten sonra yayınlayacağını söylemişti, fakat sendikacılar ortalıkta görünmüyor. Bekleme devam ediyor.
Alınteri okurları işçilere gazetenin Greif için çıkardığı özel sayıyı ulaştırdılar... İşçiler özel sayıyı ilgiy ve beğeni ile karşıladılar...
15:30
Sendikadaki işçilerin bekleyişi, öğlen yemeği, çay, ziyaretçilerle sohbetin yanısıra Feniş direnişçileri ve mahalle forumlarından gelen mesajların okunmasıyla devam ediyor.
Bu arada DİSK Tekstil'in yapacağını söylediği ve içeriği konusunda temsilci Purhan'a da bilgi verdiği mesajın, siteden yayınlanmasını merakla bekliyorlar...
13:30
Sendikadaki direnişçi işçiler, destekçilerin getirdiği yiyeceklerle öğlen yemeklerini yiyorlar... Dediğimiz gibi, işçiler sendikanın dünkü hakaretleri nedeni ile ihtiyaçlarını kendi olanaklarıyla karşılıyorlar...
13:00
Direniş, ziyaretçilerini de ağırlamaya başladı. Günün ilk ziyaretçileri İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden bir grup öğrenci ve Tüm Tekstil Sendikası'ndan bir heyet. Bağımsız bir sendika olan Tüm Tekstil Sendikası adına yapılan konuşmada, örgütlenme ve özgüce dayanarak direnişe geçmenin önemine vurgu yapılarak, destek ve dayanışma duyguları ifade edildi. Şu anda işçilerle direniş üzerine sohbetler devam ediliyor...
11:55
Greif işçileri genel bir toplantı yaparak dünkü gelişmeleri değerlendirdiler. Toplantıda söz alan işyeri temsilcileri gerek sendika genel merkezi, gerekse Dudullu'daki fabrikanın önünde yapılan eylemlerin anlam ve önemlerine ilişkin değerlendirmeler yaptılar. Tek tek söz alıp konuşan işçilerin hemen hepsinin ortaklaştığı nokta 30 günleri aşmış bir direnişe bu zamana kadar sahip çıkmamış, hatta fiilen onun karşısında duran kesimlerle sınırların çekildiği bir ilişki kurulması gerektiği yönünde... İşçiler konuşmalarıyla direniş sürecinde olgunlaşan sınıf bilinçlerini dile getiriyorlar aynı zamanda.
Toplantıda Alınteri adına da kısa bir konuşma yapıldı. Konuşmada direnişin sınıfın bütünü açısında taşıdığı öneme vurgu yapılarak, bulunduğumuz her yere direnişin soluğunu taşımaya çalıştığımız belirtildi. Okurlarımızın direnişin geniş kesimlere taşınması çabasının ona maddi destek yaratmakla içiçe geçtiği dile getirilerek, Almanya-Köln'deki okurlarımızın topladıkları 350 Euro'nun bugün kendilerine teslim edileceği söylendi.
Bu arada sendikada bekleyen grup da kendi olanaklarıyla kahvaltı yaptı. İşçiler, sendika bürokratlarının dünkü hakaretlerinden sonra sendikadan yemek talep etmiyorlar. Sendika bürokratları da şu anda sendikada. Bürokratlardan Subaşı işçilere, bir toplantı yaptıklarını ve belirli kararlar aldıklarını, bu kararları fabrika baştemsilcisi Orhan Purhan'la konuştuktan sonra kamuoyuna da açıklayacaklarını söyledi.
***
Greif Direnişi, 37. günü dünün yorgunluğunu atmış, yeni günün yorgunluğuna hazırlanmış olarak karşılıyor...
Direnişin dünkü etabında sendika bürokrasisinin yüzü perdesizce açığa çıkmıştı. Sendika bürokratları, çeşitli taleplerini iletmek üzere DİSK Tekstil Genel Merkezi'ne giden işçilerin üzerine yürümüş, "sopalarla" tehdit etmişler; devrimci basına "provokatör" diyerek saldırmışlardı. İşçilerse, "Burası bize aittir, hiçbir yere gitmiyoruz" tutumunu kararlılıkla sürdürmüş, saldırıya uğrayan basını sahiplenmişlerdi.
İşçilerin sendika bürokrasisinin yapmasını istedikleri birkaç şey vardı. Bunlardan biri, Cuma günü (14 Mart) Greif yöneticileri ile taşeron patronlarının tezgahladıkları (ki bu tezgahta sendikanın parmağının da olduğu düşünülüyordu) provokasyonun hemen ardından sendika tarafından yapılan ve özünde patronları destekleyen açıklamanın geri çekilerek, işçilerin açıklamasının konulmasıydı. Diğeri, Dudullu'daki işçilere son derece geri bir protokolün tehdit ve şantajlarla TİS olarak imzalatılmış olmasından vazgeçilmesi, yapılanın açıklanması ve tüm fabrikalara sandık konularak, işçilerin iradesinin açığa çıkarılmasıydı. İşçiler ayrıca sendikanın başından beri sergilediği tutumdan vazgeçip en azından bu saatten sonra direnişi desteklemesini istiyorlardı.
Sendika bürokratları işçilere pervasızca hakaretler ederek bu taleplerin hiçbirini gerçekleştirmeyeceklerini ifade etmiş, son derece saldırgan bir tutum sergilemişlerdi. Fakat işçilerin kararlı tutumu bu pervasızlığı geriletmiş, sitede yapılan açıklamanın geri çekilerek yerine işçilerin altını çizdikleri 3 şeyin deklare edildiği bir açıklama koymak zorunda kalmışlardı. İşçiler bu sonuca ulaştıktan sonra sendika merkezinde yedi kişilik bir ekip bırakarak ayrılmışlardı.
İşçiler dün ayrıca Dudullu'daki fabrikanın önüne giderek işçilere zorla imzalatılan protokolü teşhir etmiş, işçilerle-sendikacı Kazım Doğan ve diğer temsilcilerle görüşmek istemişlerdi. Karşılarına polis çıkarılmış, işçilerle görüşmeleri engellendiği gibi sendika bürokrasisinden de görüşme cesareti gösteren olmamıştı. İşçiler burada teşhir konuşmaları ile seslerini duyurmaktan vazgeçmeyerek, akşam saatlerinde sendika genel merkezine gelmişlerdi. Arkadaşlarının sendikacıların tehdit ve hakaretine uğramış olmasının hesabını soran işçiler, sendikacılara sözünü ettiğimiz açıklamayı yaptırmışlardı.

Greif'te 37. gün dün gerçekleşen bu kazanımlarla başladı ve işçiler bunun coşkusunu yaşıyorlar.
Sendika merkezindeki işçiler şu anda nöbet değişimini bekliyorlar.
Hadımköy'deki işçilerse kahvaltılarını-temizliklerini yaptıktan sonra dünün heyecanını da taşıyarak bugünü planlayacakları toplantılar yapıyorlar.