Greif işçisinin sınıf kiniyle konuşan taşeron patrona sınıf ruhuyla verdiği yanıt...
Geçtiğimiz günlerde Aytekin isimli taşeron patronunun facebook hesabından her satırına, her kelimesine sınıf kininin sindiği bir mesaj yayınlandı. Mesajın içeriği sınıflar arasındaki uzlaşmaz çelişkinin saf ifadesiydi!.. Sayısız kitaptan öğrenilemeyecek bir eğitim aracı olabilecek bu mesajda taşeron patron işçilere şunları yazıyordu:
Hayırlı sabahlar Greif ailesi. Artık sevgili işgalci arkadaşlarım diyemiyorum çünkü sizleri sevmiyorum. Benim ve benim gibi insanların ve ailenin huzurunu kaçırdınız. TC’yi Muz Cumhuriyeti mi? sandınız. Her biriniz bunun bedelini maddi ve manevi ödeyeceksiniz. Bahar geliyor, ormanda mangal – rakı keyfi yaparken sizi maşa olarak kullanacağım.”
Greif direnişçilerinden Ahmet Mekin Demir, kin dolu bu satırlara sınıfının ruhunu-kültürünü-dilini taşıyan bir mesajla şöyle yanıt verdi:
Bizi sevmemekle haklısın. Nedenine gelince muslukları kapattık, sömürü barajınız kurudu. Senelerdir bizim ve bizim gibi ailelerin huzuru kaçarken siz keyif çatıyordunuz. Biz üstümüze giymeye kıyafet bulamazken sen ve senin gibiler üstlerini üç defa değiştirip geliyordunuz. Senin taktığın bir küpeye biz bir ay çalışıyorduk. Biz nerede yaşadığımızı biliyoruz. Burası Afrika değil Türkiye Cumhuriyeti’dir. Sen ve senin gibi sömürücü zihniyetlere bırakmayız. Biz maddi ve manevi her bedeli kölece çalışarak ödedik. Şimdi ödeme sırası sizde. Bizi senelerce maşa olarak gördünüz ve kullandınız. Maşa olarak gördüğünüz insanlar cebinizi yakıyor. Orman vahşi hayvanların yeridir. Yerinizi buldunuz, hayırlı, uğurlu olsun. Sömürü düzeninden, emek üzerinden bu zamana kadar kazandığınız alın teri döken, insanların emeği kursağınızda kalacaktır. Ahmet Mekin Demir
Greif işçileri, yıllarca yaşam içinden edindikleri sınıfsal sezgilerini, biriktirdikleri öfkelerini şimdi direniş okulunda pişirerek işçi sınıfının yeni öncü bölüklerine dönüşüyorlar. Hadımköy-Kıraç sanayii havzasında dolaşacak bu bölüğün her üyesi, kapitalist sömürünün patlama üssü olan bu cehennemde yeni direnişler örgütleyerek karşımıza çıkacaktır... İşçi Ahmet'in dediği gibi, sömürdükleri ile semiren patronlar düşünsün... Bir de sıcak koltuklarında oturup ahkam kesen sendika bürokrasisi...