Direnişin 46 gününde üç Greif direnişçisiyle konuştuk
Alınteri: Seni tanıyabilir miyiz?
Ben Recep Demir. 19 yaşındayım ve 1 yıldır burda tekstil bölümünde, yani dikimde çalışıyorum. Tekstil ama bu bölümde nerede boşluk olursa oraya gönderiliyorum.
Alınteri: Seni tanıyabilir miyiz?
Ben Kaan Aktemur. 20 yaşındayım ve Greif'te 3 yıldır çalışıyorum. Ben de tekstil bölümündeyim.
Alınteri: Çalışmak için neden Greif'i neden seçtiniz?
Kaan: Okuldan ayrıldıktan sonra dayım beni buraya getirdi. Mecburduk hani çalışmaya. Yapacak bir işimiz de yoktu, zorunlu olarak buraya girdim ve çalışmaya başladım.
Alınteri: Direnişe nasıl katıldın?
Kaan: Her türlü hakkımızı yedi patronlar. Fazla çalışıyoruz, ücretimiz düşük. Geçinemiyoruz bu parayla. Biz ailemizle kaldığımız halde geçinemiyoruz. Bir de evli, çocuğu olan arkadaşlarımız var ki onlar daha çok zorlanıyorlar. Haklarımızı almak için ben bu direnişe katıldım. Direnişe nasıl katıldım? Arkadaşlar geldi sendikayı anlattı üye olduk ve direniş başladı bizler de katıldık. Pişman da değilim katıldığıma. Çünkü ben hiç haksızlığa gelemem ve hakkımızı aramak için de buraya gelmek zorundaydım ve geldim. Burada 15-20 yıllık işçiler var ve asgari ücret alıyorlar. Bunlar nasıl geçimlerini sağlasınlar. Diğer tarafta patron akrabaları var onlar 2-2,5 milyon alıyorlar. Aynı işi yaptıkları halde bunların farkı ne? Bu büyük bir haksızlık. Bu haksızlığın karşısında olmak gerekir.
Recep: Ben daha önce sendika nedir? Bilmezdim. Arkadaşlar geldi sendikayı anlattılar, işçinin haklarını alması için verilen mücadele yeri olduğunu söylediler. Hem çok çalışmamız, çalıştığımız halde geçimimizi yapamamamız nedeniyle burada bir araya gelmemizin doğru olduğunu düşündüm. Hep birlikte olursak daha güçlü oluruz diye düşünüyorum. O yüzden bu direnişe katıldım.
Alınteri: Bu direniş nasıl etkiledi seni?
Recep: Direniş 46. gününe girdi. Hala devam ediyoruz. Birlik ve beraberlik sağladı bize. Kardeşliği gösterdi. Örgütlü olursan daha güçlü olursun bunu bize gösterdi.
Kaan: Burada birçok insan çalışıyor. Bu insanlar birbirlerini tanımıyorlardı. Birbirleriyle konuşmuyorlardı. Şimdi 46 gündür burdayız ve burada birlik, beraberlik yaratıldı. Kardeşçe yaşamayı öğretti. Herkes aynı şeyleri yiyor, aynı şeyleriyapıyor. Dostluk, beraberlik ve birlikte hareket etmeyi öğretti.