Greif'te 49. gün

20:00 Oylarını kullanan işçiler direniş alanına döndü, seçim sonuçları izleniyor...

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 30 Mart 2014 (12 yıl 6 ay önce)

20:00



Oylarını kullanan direnişçiler direniş alanına döndü. Seçim sonuçlarının açıklanmaya başlamasıyla birlikte herkes televizyon başında, sandık sonuçlarını izliyor. İşçiler şu parti- bu parti tartışmasının yapılmamasına özen gösteriyor. İşçiler şunu gayet iyi biliyorlar, "Kim kazanırsa kazansın, Greif direnişi ilk günkü azim ve inançla sonuna kadar devam edecek!". "Haramilerin saltanatına karşı başlatılan bu direnişte geri adım atmak yok!" diyen işçiler, tek yumruk halinde direnmeye başlıyor!



 



15:20



Direnişçi işçiler, dönüşümlü bir şekilde oy kullanmaya gidiyorlar. Olası bir polis saldırısına karşı fabrika boş bırakılmıyor, giden ekip dönmeden bir diğeri fabrikadan ayrılmıyor. Bir taraftan da saldırıya karşı güvenlik tedbirleri geliştiriliyor. Direniş bugünkü ziyaretçilerini de ağırlamaya başladı. İşçilerin bir kısmı ziyaretçilerle sohbet ederken, bir kısmı tv seyrediyor...



 



İşçilerle taşeronluk sistemi üzerine oldukça verimli sohbetler ediyoruz. İşçiler bu sömürü biçimi konusunda bizzat kendi deneyimlerinden edindiklerini ifade edip, direnişlerinin anlamına dair önemli vurgularda bulunuyorlar...





***



Greif Direnişi 49. gününe evrildi. Bu süre boyunca direnişi içerden çözmek için epey çaba sarfeden patronlar, son bir haftadır bu çabalarını tırmandırdılar. Fiili bir saldırı ile varolan kararlılığı dağıtamayacaklarını bilen patronlar, böyle bir saldırıya zemin hazırlamak için her şeyden önce direnişi içerden çözmek gerektiğini bilerek hareket ettiler. Bunun için gerekli oyunları da asıl olarak direnişin uzamasının yaratacağı doğal sıkıntıların yoğunlaşacağı döneme bıraktılar. Şimdi sendikayla da işbirliği içinde bunu yapıyorlar.



 



En son Greif işçilerinin de kamuoyuna duyurdukları gibi, patronlar son bir haftadır sendikayla da işbirliği içinde direniş içinde Truva Atları yaratmaya odaklandılar. Direnişin zayıf unsurları ile gizli görüşmeler yaptılar, bu görüşmelerde bizzat Rıdvan Budak üzerinden işçileri korkuttular, bazılarını satın alarak direnişten koparma ve ruh hallerini diğer işçilere de taşıma görevi verdiler. Direnişçi işçiler bu tezgahı geçtiğimiz günlerde farkettiler. Yapılan toplantılarda bu işçileri uyardılar, onlar da itirafta bulunarak özür dilediler. Fakat buna rağmen tezgahın içinde olmayı sürdürdüler ve en son işi etkiledikleri bir grup işçiyle birlikte direnişten kopmaya ve bunu bizzat karakola bildirerek "Artık direnişte değiliz, direnişte olduğumuz sürece fabrikaya hiçbir zarar vermedik, bundan sonra zarar verilebilir ve bizim bununla ilişkimiz yoktur" anlamına gelecek bir dilekçe verecek kadar ileri gittiler.



 



Hemen her direniş uzadığı oranda bu tür durumlarla karşılaşmış; zayıf ve kararsız unsurlar direnişi kırmanın aktif parçası haline gelerek ruh hallerini bir virüs gibi direnişin bütününe yaymakta belirli bir başarı kazanmıştır. Fakat bu ihanetçi tutumlar direnişin haklı ve meşru gücü karşısında geriletilmiş ya da etkileri sınırlı tutulmuştur. Bu açıdan da Greif'te karşımıza çıkan ihanetçi tutum özel bir durum değildir.



 



Fakat bu girişimi özel kılan bu tezgahın bizzat DİSK Tekstil Başkanı Rıdvan Budak'ın da açık katılımıyla kurulmuş olmasıdır. Budak saklanma gereği duymadan görüştüğü işçileri "bitirmezseniz kıdem tazminatından da olacaksınız", "bitirmezseniz şunlarla karşılaşacaksınız" gibi cümlelerle korkutmuş, yaptığı gizli görüşmelerle bu sürecin olgunlaşmasında birinci derecede rol oynamıştır!



 



Elbette ki sendika bürokrasisi ve kaşarlanmış ağalarının burjuvazi ile cepheden karşı karşıya gelecekleri direnişler karşısında bugün Budak'ın oynadığı rollere benzer rollerle karşımıza çıkması da yeni değildir. Fakat tarihte Budak'ın son tutumuna benzer pervasızlıkta örnekler sayılıdır.



 



Direniş 49. gününe bu gelişmelerle girdi. İşçiler direnişle ilişkilerini her zamanki canlılıkla sürdürüyorlar. Bir taraftan olası bir polis saldırısına hazırlık yaparken, bir taraftan da yaşam tarzı haline gelen direniş yaşamını örgütlemeye devam ediyorlar. Sabahın ilk ışıklarıyla çay ocağı yine işbaşında, kahvaltı-temizlik aksamadan sürüyor... Bir taraftan da olup bitenlere dair hararetli sohbetler ediliyor.



 



Oy kullanacak işçiler gruplar şeklinde oy kullanmaya gidecekler...