Musa sevdasını işçi diliyle dizelere döktü. Paraya-yokluğa lanet okuyup direnişe vurgu yapan o dizeler...
Musa ile Sevim Greif'in iki sıkı direnişçisi... Her iki işçi de direnişin yarattığı iç zenginliği, hiç kimseden izin alınmadan yaşanabilecek, sınır konulamayacak bir duyguyla, aşkla taçlandırdılar.
Fakat bu dünyada halen sadece sınıflar-sömürü yok. Aynı zamanda patronların bu sömürü koşullarını daha fazla derinleştirmek için işçi sınıfını ayrıştırıp karşı karşıya getirmekte kullandıkları gelenekler-töreler-etnik ve mezhepsel farklılıklar... da var. Sevim'in, kendisi de işçi-emekçi olan ailesi Musa'nın etnik kökenini-Kürtlüğünü bu sevdanın yasaklanma sebebi ilan etti. Direnişte tüm etnik ayrımları aşarak bir aşka dönüşen sınıfın öz dili, toplumun gelenek ve yaratılan önyargı duvarına çarptı.
Fakat aşk, tüm bu engellerin de üstüne çıkabilecek bir duygudur. Tüm sınırları-ayrımları-maddi olan her şeyi yıkacak kadar güçlüdür. Tıpkı işçi sınıfının kolektif direnişi gibi. Ne mezhepsel-etnik farklılıklar, ne maddi yokluklar onun yüreklere kilitlenmesini başaramaz. Kısacası "sevdanın izni olmaz, sevdaya yasak konulamaz!"...
Musa sevdasını işçi diliyle dizelere döktü. Paraya-yokluğa lanet okuyup direnişe vurgu yapan o dizeler:
Musa'nın Sevim'e aşkı
Derlerya para içimde açtı bir yara
Lidya'dan bu yana
Kahrolsun parayı bulanlara!
Söylenecek tek sözümüz
Taş, yürek, barikat!
Sevim Musa'nın olacak!
Diren ey sevdiğim diren
İkimiz de direnişte öğrendik direnmeyi,
Sen evde, ben burda direnişe devam!
Yaşasın Greif direnişimiz, yaşasın aşkımız!
MUSA CECO