Greif'te 51.gün...

23:00 Sendikadan ayrılan işçiler fabrikaya ulaştılar...

İŞÇİ SINIFI
Salı, 1 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

23:00



Sendikanın öğleden sonra gönderdiği mesajın, "Arkadaşlar, 2 Nisan tarihi ile ilgili bilgi yanlış anlaşılmaya neden olmuştur. Bu tarihte resmi arabulucu toplantısı yapılacaktır. Perşembe günü DİSK'te daha oluşturulan komisyon toplanacaktır. Sonuç üyelerimize açıklanacaktır."  şeklinde düzeltilmesi ile birlikte işçiler DİSK yönetimine iyi niyetli yaklaşımlarını bir kez daha göstermek için sendikadan ayrılmıştı. Sendikadan ayrılan işçiler şu anda fabrikaya ulaştılar.



 



Bu arada fabrikada yapılan toplantıda da sendika yönetiminin ihanetçi tutumu ve bu tutumla içerdeki Truva Atları üzerinden yapmaya çalıştıkları ele alınarak direniş dışında bir seçenek olmadığı üzerinde hemfikir olundu.



 



21:10



DİSK Tekstil akşama doğru işçilerin telefonlarına yolladığı,



 




Arkadaşlar Sunjit işvereni tarafından 28.03.2014 tarihinde sendikamıza gönderilen bir yazı ile Hadımköy fabrikası maalesef kapatılmıştır. Bu nedenle sürmekte olan toplu iş sözleşmesi süreci sona ermiştir. İşyerinde grev yapılacağına ilişkin yetkisiz kişilerce yapılan açıklama ve spekülasyonlara itibar edilmemelidir.




mesajı düzeltti. Bunun üzerine işçiler DİSK Tekstil binasından ayrılıyorlar. Bu arada direnişçilerin sosyal paylaşım adresleri üzerinden yaptıkları açıklamaya göre  akşam saatlerinde DİSK Tekstil Esenyurt Bölge Temsilci Engin Yılgın ile DİSK Genel Başkanı Kani Beko arasında bir telefon görüşmesinin yapıldığı ve Kani Beko'nun o görüşmede işçileri karakola göndertip dilekçe imzalattırmanın alçaklık olduğunu, böyle bir girişim içinde bulunan her kimse tespit edeceklerini belirterek direnişin bundan sonraki etaplarıyla bizzat kendisinin ilgileneceğini söylediği belirtildi. İşçilerin yaptıkları açıklama şöyle:



 




Kani Beko ile telefon görüşmesi yapıldı.



DİSK Tekstil sendikası Esenyurt bölge temsilcisi Engin Yılgın DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede DİSK Tekstil'in son attığı mesaj, karakolda kandırılan işçilere sendikanın yönlendirilmesi ile imzalatılan dilekçe, Greif sürecini yürütmek için oluşturulan komite vb. konular konuşuldu.



- Kani Beko karakolda işçilere imzalatılan dilekçeyi hazırlayanı bulup gereğini yapacaklarını söyledi. Böyle bir şeyin alçaklık olduğunu asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.



- DİSK Tekstil'in son attığı mesajın kabul edilemeyeceğini düzeltilmesi için elinden geleni yapacağını



- Fabrika eğer ki kapatılmışsa açılması için DİSK olarak ne gerekiyorsa yapacaklarını



- Perşembe günü işçi temsilcileri, DİSK Temsilcileri ve DİSK Tekstil temsilcilerinin katılımı ile bir toplantı yapacaklarını sürecin gidişatına dair bir eylem programı çıkaracaklarını ifade etti.



- Son olarak ve en önemlisi Arzu Çerkezoğlu'nun direniş karşısındaki olumsuz tutumunun kabul edilemeyeceğini ve direnişi bilinçli olarak sahiplenmediğinin ifade edilmesi üzerine, bundan sonra Greif sürecini Genel başkan olarak kendisinin yürüteceğini söyledi.




 



19:00



İşçiler DİSK Tekstil'de beklemeyi sürdürüyorlar. Sendikanın en son attığı mesajın hesabını soran işçilere sendikada bulunan Eğitim Uzmanı Ergün İşeri, Rıdvan Budak'ın talimatı ile kendisinin attığını belirtti. Sendikada hiçbir yönetici yok. İşçiler yöneticilerle görüşmek istediklerini söylediler. Bunun üzerine yöneticilerden Muzaffer Subaşı ile telefon üzerinden bir görüşme yaptılar. Subaşı bu görüşmede, yarın saat 10:00'da Greif yönetimi ve arabulucunun olduğu bir görüşmenin yapılacağını söyledi. Bu bilgi üzerine işçiler de bundan neden haberleri olmadığını ve bu durumda o mesajı neden yolladıklarını sordular. Telefondaki tartışmalarda Subaşı bazı işçilere yollanan mesajı değiştireceklerini söyledi.



 



Bu arada işçiler sendkaya gittiklerinde Örgütlenme Dairesi Müdürü ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Eren Korkmaz da oradaydı. DİSK Tekstil sitesinde bu şahsın yazdığı bir yazı yayınlandı. İşçilere hakaret edip  iftira atan bu yazı direnişçi işçiler tarafından doğal olarak öfkeyle karşılandı. Bu şahsı bugün sendika binasında gördüklerinde de o yazının hesabını sordular! İşçiler DİSK Tekstil yönetiminin o yazıyı çekmesini de istiyorlar.



 



Bu arada resmi polislerden sonra sendikaya bu gelen sivil polisler de saat 19:15 gibi sendikadan ayrıldılar. İşçiler direnişe ilişkin somut bir sonuca ulaşana kadar sendikada kalacaklarını söylediler...



 



18:20



Resmi polislerden sonra bu sefer de iki sivil polis geldi, şu anda sendikada oturmaktalar. Direnişçiler adına temsilci sendika yönetimiyle bir görüşme yapıyorlar...



 



17:50



DİSK Genel Merkezi'ndeki görüşmeden çıkan direnişçi işçiler DİSK yönetiminin adres gösterdiği Şirinevler'deki DİSK Tekstil Genel Merkezi'ne gittiler.  İşçiler sendikaya gittikten sonra sendika binasına polisler geldi. "Dışarıdan bir ihbar nedeniyle geldik" diyen polisler işçilerle konuştuktan sonra çıktılar.



 



Fabrikadaki işçiler de şu anda bir toplantı yapıyorlar. DİSK'teki toplantıdan fabrikaya geçen temsilci Orhan Purhan son gelişmelerle ilgili işçileri bilgilendiriyor.



 



16:50



DİSK Tekstil Genel Merkezi beklendiği üzere günlerdir sürdürdüğü ihanetçi tutumunu zirveye taşıdı! Bu saatlerde işçilerin telefonlarına gönderdiği mesajlarla bu karakterini tarihe şerh düşmüş oldu. Mesajlarda fabrikanın kapatıldığı yalanı üzerinden toplu sözleşme sürecinin sona erdiği ve bir grevin de sözkonusu olamayacağı belirtiliyor:



 




Arkadaşlar Sunjit işvereni tarafından 28.03.2014 tarihinde sendikamıza gönderilen bir yazı ile Hadımköy fabrikası maalesef kapatılmıştır. Bu nedenle sürmekte olan toplu iş sözleşmesi süreci sona ermiştir. İşyerinde grev yapılacağına ilişkin yetkisiz kişilerce yapılan açıklama ve spekülasyonlara itibar edilmemelidir.




 



15:45



İşçilerin DİSK Genel Merkez'indeki görüşmeleri sona erdi. Görüşmede yöneticiler sonuç itibariyle yine DİSK Tekstil'i adres gösterdiler. Asıl muhatabın orası olduğunu belirterek komisyon konusunu görüşeceklerini belirttiler. Kısacası DSİK Genel Merkezi'nin tavrında özsel bir değişiklik olmadığı görüldü.



 



15:20



DİSK Gelen Merkezi'ne gelen işçilerle DİSK Yönetimi arasındaki görüşme devam ediyor. Görüşmede işçiler sendikanın bundan sonra neler yapmayı düşündüğünü ve kurulacağı söylenen komisyonun neden kurulmadığını soruyor. Kani Beko kendilerinin asıl olarak Hadımköy fabrikasının kapatılıp kapatılmayacağına yoğunlaştıklarını, komisyonun ise araya seçimlerin girmesi nedeniyle kurulamadığını, bugün-yarın kurulacağını belirtiyor. İşçiler Beko'ya Greif direnişi için görevlendirilen ara bulucunun bugün raporunu teslim etmesi ve uyumsuzluk kararının onaylanması, yasal olarak grev sürecinin hayata geçirilmesi gerektiğini, sendikanın bu konudaki tutumunun ne olacağını soruyorlar.



 



Görüşme bu içerikte sorular ve bu sorulara verilen yanıtlarla devam ediyor...





13:50



Bir grup direnişçi DİSK Genel Merkezi'ne geldi. Şu anda yönetimle bir görüşme yapılıyor. İşçiler yönetime tıkanan ve 2 Nisan'da yasal süresi dolan TİS süreci konusunda ne yapmayı düşündüklerini soruyorlar...



 



***



Greif'te gerek sendika ağaları ve bürokrasisinin, gerekse Greif yönetimi ve taşeron patronların oynadıkları oyunların sonuna gelindi. Bunlardan DİSK Tekstil'in başına çöreklenmiş ve sicillerinde sınıfa ihanet dışında dişe dokunur bir pratik bulamayacağınız DİSK Tekstil Başkanı Rıdvan Budak ve Kazım Doğan gibi tescilli ihanetçiler tehdit-vaat-aldatma içerikli argümanlarla işçilere ulaşarak direnişten koparmaya çalıştılar-çalışıyorlar. Bu satılık takımı işçileri de tıpkı kendileri gibi ruhlarını satmaya davet ediyorlar.



 



Greif yönetimi ve özellikle Ramis, Aytekin ve Murat isimli taşeron patronları da 2 Nisan'ı tarih göstererek bu tarihe kadar direnişten kopmazlarsa tüm haklarının yanacağı yalanlarıyla, şiddet tehditleriyle direnişi çözmeye çalışıyorlar. Fakat artık oyun bitti. 2 Nisan'da ya saldıracaklar ya da masaya oturmak zorunda kalacaklar.



 



Greif'te 51 gündür direnişi yaşam haline getiren direnişçiler yollarına devam ediyorlar. Bu oyunlarla direnişten kopanların olması canlarını sıkmış olsa da direnişi sonuca götürmeyi onur sorunu olarak görmeye devam ediyorlar.



 



Patronların 2 Nisan'ı bu kadar çok telaffuz etmelerinin bir yanını TİS'te yasal bekleme süresinin dolması oluşturuyorken, bir yanını da fabrikanın Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları boyunca yoğun üretim yapmak zorunda olması oluşturuyor.  Siparişlerin yoğunlaştığı, stokların da erimeye başladığı bu aylar, üretim açısından kritik önem arzediyor. Greif yönetimi bu kapasitede bir üretimi diğer fabrikalarda yapamayacağını bilmenin telaşıyla direnişi kırma yoluna gidiyor. İşçilerin kazanımla sonuçlanmış bir direnişten edindikleri özgüven de işlerine gelmiyor. Onlar köleliği benimsemiş işçi yaratmak için her yolu denerken, şimdi direniş okulundan geçmiş bir işçi kitlesi ile karşı karşıya kalma olasılığından bile korkuyorlar. Tüm bu saldırganlık o nedenle tam da burjuvazinin sınıfsal refleksleriyle şekilleniyor.



 



Greif'te direnişte ısrar eden, bu kararlılıkları her badireden sınanarak bilenen işçiler şimdi direnişle daha ileri bir ilişki kuruyorlar. Bu onları daha dik bir duruşa yöneltiyor. Greif'te 51. gün tam da bu nedenle her zamanki coşku ve hareketlilikle sürüyor. Sabah kahvaltısı, temizlik işleri aksamadan yapıldı. İşçiler sıcak çayları ve sohbetleri ile bugünü de direniş diliyle yaşamayı sürdürüyor...