Greif kazanacak! İşçi sınıfı kazanacak!

Greif'te direnişe önderlik eden öncü işçilerle Alınteri ve Kızıl Bayrak-BDSP açıkça hedef gösteriliyor

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 2 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Greif yönetimi-taşeron patronlar ve sendika ittifakının direnişi kırmak için son zamanlarda hangi kirli oyunlara giriştiği işçiler tarafından düzenli olarak kamuoyuna da açıklandı.



 



Bu ittifak, direnişin uzamış olmasının işçilerin yaşamlarında yaratacağı sıkıntıları da gözeterek onu içerden çözebileceğini düşündü, bunun için sayısız yol-yöntem geliştirdi. Pekçok işçi direnişinde kullanılan en kirli yöntemleri devreye soktu, dört koldan bir psikolojik savaş taarruzuna girişti: Bir taraftan direnişin zayıf ve kararsız unsurlarını para-vaat ve tehditlerle devşirerek Truva Atı haline getirdi, diğer taraftan işçilere yalan-yanlış bilgilere dayanan mesaj ve haberler yollayarak moral bir çöküntü yaratmaya çalıştı.



 



Truva Atları, içerdeki kararsız unsurları gizli toplantılara taşıyarak direnişten kopardılar. Tüm bunlar olurken de sendika ve patronlar cephesinden fabrikanın kapatıldığına, işçiler direnişi bırakmazlarsa tüm haklarının yanacağına dair telefon mesajları yollandı.



 



DİSK Tekstil ağalarının da içinde olduğu bu kirli oyunlar burada da kalmadı: İşçiler, sendika ağaları tarafından polise yönlendirildiler. Karakola gidip kendilerine ezberletilen ifadeleri vermeleri söylendi.



 



Bizzat DİSK Tekstil yöneticileri ve bu sendikaya da çöreklenmiş sözde uzmanlar tarafından hazırlanan bu ifadelerde, direnişe önderlik eden öncü işçilerle Alınteri ve Kızıl Bayrak-BDSP açıkça hedef gösteriliyordu:






.... tarihinde sendikalaşma toplu sözleşmenin tıkanmasından dolayı yasal grev hakkı doğmadan yasa dışı greve çıktık. Grefi isimli işyerinde greve başlamama fabrika çalışanı Orhan Purhan, sendika temsilcisi Engin Yılgın, fabrika çalışanı Ferhat Alsaç, fabrika kesim bölümünde çalışan Zeynel Göktaş isimli şahıslar şahıslar sebep oldu, yine bunların baskısı sonucu grevi devam ettirdim. İşveren anlaşamamızın vebu kadar uzamasının sebebi 10 Şubat 2014 tarihine kadar Grefi isimli işyerinde hak arama mücadelesinde bulundum. Orhan Purhan ve sendika temsilcisi Engin Yılgın, Rehat Alsaç ve Zeynel Göktaş isimli şahıslar işverenle anlaşma sağlanmasında sıkıntı çıkardığından dolayı grev sürecini uzattılar, uzadığı için grevden ayrıldım. Temsilciler greve devam etmem için beni zorladılar. Bu şahıslar işveren ve sendika ile görüşüyorlardı. Biz herhangi bir görüşmeye katılmadık. Greve tanımadığımız Kızılbayrak, Alınteri, BDSP gibi örgütler fabrikaların içine gelip temsilciler ile görüşüyorlardı. Temsilcilerle görüşüp bu şahısların tanımadığımız grupların neden geldiğini sorduğumuzda, bize destek amaçlı geldiklerini söylüyorlardı. Grefi isimli işyerinin grev süresince işyerinde bulunan demirbaş malzemelerine herhangi bir zararım olmadı. Olmaması için de elimden geleni yaptım. Bu tarihten sonra olabilecek zarardan sorumlu değilim. Grefi isimli işyerinde greve devam eden diğer şahıslarca ak arama mücadelesi dışında davranarak zarar vereilebileceğini düşündüğümden, anlaşma süresinin daha da uzayacağından dayanamayarak mağdur olduğumdan dolayı 22. 03. 2014 tarihi itibariyle Grefi isimli işyerinde grev yapmayı bıraktım.






İşçilere bu aklın bizzat sendika ağalarınca verilmiş olduğu açık. Keza sınıfın tepesine çöreklenmiş bu ihanet şebekesinin yapıp ettikleri, sitelerine koydukları yazılarla, işçilere gönderdikleri yalan yanlış mesajlarla da sabittir. Bunların hepsiyle o ifadeler arasında dolaysız bir bağ vardır. Bu açıdan da böylesi bir pratiğin sahibi olanların işçilere karakolu işaret edip verecekleri ifadeyi hazırlamaları şaşılacak bir durum değildir.





Tüm bu oyunların son bir haftada bu denli yoğunlaşmış olmasında 2 Nisan tarihinin özel bir yeri var. Çünkü bu tarih tıkanan TİS süreci için bakanlık tarafından atanan arabulucunun raporunu sunması ve işçilerin onaylayacakları bir anlaşmanın sağlanamaması durumunda sendikanın yasal greve gitmesi tarihi. Tam da bu nedenle sendika dün işçilere yalan bir mesaj göndererek işyerinin kapatıldığı, sözleşme zemininin kalmadığı yalanı söyledi.



 





 



Bu yalanı daha sonra geri çekmek zorunda kalan bir sendikanın, işçileri karakola yönlendirmesinde, öcü işçileri ve devrimcileri devletin hedefi haline getirmesinde şaşılacak bir şey yoktur!



 



Biz şaşırmıyoruz. Sicili sınıfa ihanetle dolu olan Rıdvan Budak gibi ağaların, yine aynı sicile sahip Kazım Doğan gibi başka bir ağayla elele verip direnişi kırmak için canla başla çalışması eşyanın tabiatına uygundur. DİSK yönetiminin tüm bunlara halen seyirci kalması ise en hafif ifadeyle vahim ve utanç vericidir!



 



Bu ülkede Rıdvan Budak gibilerinin isimleri ihanetle kodlanmıştır. Kazım Doğan'ı da Alınteri olarak kendi deneyimlerimizden de iyi tanırız. Sun Tekstil grevi sırasında da o dönem işyerinde bulunan bir yoldaşımızı polise ihbar etmesi halen aklımızdadır.



 



Onların bu ihanetçi tutumları bize, sınıfın öz örgütleri olan sendikaların yönetimine çöreklenmiş bu ihanet şebekesini oralardan söküp atmak konusunda daha fazla çalışma yapmamızın önem ve aciliyetini bir kez daha hatırlatıyor. Aradan geçen yıllara rağmen Kazım Doğan gibi ihbarcılar halen o sandalyelerde oturabiliyor ve halen bizi ihbar etme cüreti gösterebiliyorsa bunun en büyük sorumluluğu bizdedir!



 



Fakat bu ihanet şebekesinin yaptıklarının yanlarına kalmayacağını bizzat hayat gösterecek! Bu arada, Greif Direnişi'yle bütünleşmiş yoldaşlarımızın ve okurlarımızın, direnişe önderlik eden öncü işçilerin ve Greif'teki diğer devrimcilerin başlarına gelebilecek herhangi bir olumsuzluktan bu hainleri de sorumlu tutacağımız bilinmelidir!..





Greif gibi tarihsel anlamı olan bir direnişe komünistler olarak sınıfın kolektif çıkarlarını gözeterek yaklaştık. Direnişi başından itibaren sahiplendik, onunla bütünleştik, onun zafere ulaşması için yurt içi ve yurtdışında elimizden gelen çabayı gösterdik ve göstermeye de sonuna kadar devam edeceğiz! Karşılaştığımız ve karşılaşacağımız hiçbir ayakoyunu, tehdit ya da saldırı bizi bu doğal görev ve sorumluluğumuzun gereklerini yerine getirmekten alakoyamayacak!





Greif kazanacak! Greif şahsında işçi sınıfı kazanacak!



Yaşasın yiğit Greif Direnişi!