Greif işçilerinden uzmanlara yanıt...

Greif işçileri kendileri ile ilgili açıklama yapan kırk dört sendika uzmanına yanıt verdi

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 3 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Sabah saatlerinde "Bir grup sendika uzmanı" imzalı bir açıklama yayınlandı. Açıklama, Greif direnişçilerinin 1 Nisan tarihinde DİSK Tekstil'in Genel Merkez Binası'na gittiklerinde orada bulunan Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Eren Korkmaz'a, yaptıklarının hesabını sormalarına ilişkin.



 



Kırk dört sendika uzmanının imzaladığı bu metin, sınıf açısından son derece vahim bir belge niteliği taşıyor. Öyle ki, son derece muğlak ve genel ifadelerle kaleme alınması bir yana, Eren Korkmaz'ın neden işçilerin öfkesinin hedefi haline geldiğine dair tek bir satır edilmemekte.



 



Dahası, Korkmaz'ın DİSK Tekstil sitesinde yayınlanan yazısına, o yazıdaki ruha değinmeyen açıklama, bu haliyle Korkmaz'ın sınıf düşmanı tutumunun altına imza atmakla özdeştir.



 



DİSK Tekstil'in başına çöreklenmiş ihanet şebekesinin bugüne kadar yapıp ettikleri bizzat kendi pratiğiyle itiraf edilmiştir. Diğer şeyler bir yana, sadece işçilere yalan mesajlar yollayıp sonra da bunları düzetmek zorunda kalmaları bile çok şey ifade etmektedir! Bu açıdan da çeşitli sendikalarda uzman olarak çalışan bu kırk dört ismin bu açıklamayı yapmadan önce kırk kere düşünmeleri gerekirdi!



 



Greif işçileri, uzmanların altına imzalarını koydukları bu açıklama üzerine kamuoyunu süreçle ilişkili olarak bilgilendirdikleri kapsamlı bir açıklama yayınladılar. "44 Sendika uzmanı ihaneti savunduklarının farkında mı?" başlığıyla yayınlanan açıklamada işçiler, uzmanların açıklamalarında gerçek dışı ifadelerin olduğunu belirtip, sürece ilişkin ayrıntılı bilgilendirmelerde bulundular. Uzmanları fabrikaya da davet eden işçilerin açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz:



 




44 Sendika uzmanı ihaneti savunduklarının farkında mı?



DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Eren Korkmaz direnişimize karşı ihanetçi ve ihbarcı bir tutum sergilemiştir. Bu tutumları toplu sözleşme taslağının hazırlandığı günlerden beri sürmektedir. Bu tutum bizim tartafımızdan tepkiyle karşılandığı gibi bağlı bulunduğu siyasi kurum tarafından da sahiplenilmemiştir. Eren Korkmaz'ın direnişimize karşı tutumlarını ve yayınladığı açıklamayı ilk olarak Bağlı bulunduğu DDSB (Devrimci Demokratik Sendikal Birlik) ile görüştük. Kısa bir süre sonra DDSB temsilcisi bize dönerek Eren'in yaptıklarının hiç bir biçimde kabul edilemeyeceğini, kendisi ile bütün ilişkilerini kestiklerini ifade ettiler.



Bağlı bulunduğu siyasi kurum dahi böyle bir tavır almışken sendika uzmanlarının işçi sınıfına ihanet eden ve ihbarcılık yapan böyle bir kişiyi sahiplenmesi bizi düşündürmektedir.



Ayrıca yayınlanan açıklamalar gerçek dışı çarpıtmalarla doludur. Açıklamanın başında 'DİSK/Tekstil Sendikası Genel Merkezi’ne giden bir grup' denilmektedir. Siz kaleme aldığınız yazıda şaibe yaratmak için bir grup demişsiniz. Her yöne çekmeye müsait bir ifadeyi kullanmışsınız. Biz size o grubun kim olduğunu söyleyelim. O grup GREİF işçileri heyetidir. DİSK Tekstil'e gitmeden önce aynı heyet DİSK genel merkezi yöneticileri ile bir görüşme yapmıştır. Halen daha o grubun GREİF işçileri olduğundan tatmin olmadıysanız. Arzu Çerkezoğlu, Kani Beko ve o gün DİSK'te olan diğer yönetici ve çalışanlara sorabilirsiniz. Hiç olmadı o gün DİSK Tekstil'de bulunan Ergün İşeri'ye sorabilirsiniz.



 



Açıklama kısa ama gerçeklikten uzak ifadelerle dolıu. Eren Korkmaz'a tepkimiz sendika uzmanı olduğu için değildir. Tepkimizin nedeni direnişimize karşı belgeleri ile ortada olan bir ihanet ve ihbarcılık içinde olmasıdır. Sendika nöbetine gittiğimiz günün gecesinde gerçekleri çarpıtarak bir açıklama yayınlamıştır. Bu açıklamada GREİF işçilerini 'hapishane kaçkını,hapçı, polisle işbirliği içinde' vb. biçimnde itham etmiştir. Bizlere ve onurlu direnişimize alçakça laf söyleyen ve direnişimizi itibarsızlaştırmaya çalışan kişi ve kişilere öfke duymamız sizce normal değil midir.



Tam da sendikaya gittigimizde Eren Korkmaz'a bu yazıyı kimin ve neden yazdığını sorduk. Kendisinin yazdığını söyledi. Sınıfımıza ihanet etmiş bir kişiye duyduğumuz öfke ile hareket ettik. Eğer ki linç etmek ya da bir odaya kapamak gibi derdimiz olsaydı yapardık. Hiç kimse de bizi o an için orada engelleyemezdi. Biz sınıf mücadelesinin bugünün koşullarında en sertini veren işçileriz . GREİF yönetimi ile iç içe geçmiş sendika ağalarına karşı da mücadele veriyoruz. Direnişimize katkı sunmamış, bir ziyaret dahi yapmamış bunları da bir kenara bıraktık bu metnin altına imza atmadan önce GREİF işçilerinden bilgi alma ihtiyacı dahi duymamış sendika uzmanları topluluğunu kınıyoruz. Acaba GREİF fabrikasının nerede olduğunu 44 uzman arkadaşımız biliyor mu? Bunu da merak ediyoruz. Biz sizden tarihe mal olmuş bu direnişe elinizden geldiğince destek olmanızı isterdik. Siz ihanetçinin savunuculuğu ile karşımıza çıkıyorsunuz.



Bizler biliyoruz ki GREİF işçilerini kınayan metnin altında imzası olan uzmanların bir kısmının Eren Korkmaz'a neden tepki gösterdiğimizden haberleri yoktur.



 



Biz bu uzman topluluğuna GREİF direniş fabrikasından bir çağrıda bulunuyoruz.Gelin direniş fabrikamızı ziyaret edin. Direnişimizle ilgili sohbet edelim. İşçi sendikası uzmanına yakışan da GREİF'e gelmektir. Eren Korkmaz'a karşı tutumumuzu da gelin konuşalım biz yanlışsak biz ,siz yanlışsanız siz hatanızı düzeltin. Aksi durumda farkında olmadan ya da olarak ihaneti ve ihanetçiyi sahiplenmiş olacaksınız.



 



Sendika org sitesine de bir çift lafımız olacak. Biz direnişimizle ilgili her açıklamayı bu siteye de gönnderiyoruz. Nedense hiçbir açıklamamıza tam olarak yer vermediler. Yer verdikleri açıklamalarımızı ve haberlerimizi ise tabiri caizse 'ehlileştirerek' verdiler. Fakat direnişimize karşı yayınlanmış bir açıklamayı ise anında yayınlamaları düşündürücüdür. Biz inatla açıklamalarımızı sendika org sitesini de göndermeye devam edecegiz. Bu açıklamamızıda göndereceğiz.



 



Sonuç olarak.



Sınıf mücadelesi zor iştir. Mücadelenin keskinleştiği ve safların dahada belirginleştiği dönemlerde nerede durulacağını bilmekte zor iştir. Mayasını sağlam almışlar işçi sınıfının zorlu mücadelesinden yana tavır alırlar. Mayası bozuk olanlar ise dolaylı ve direkt sınıfımızın mücadelesinin karşısında yer alırlar. GREİF direnişimiz bu tabloyu bütün açıklığı ile ortaya koydu. Biz kimin nerede olduğunu gördük. Arada kalanlara da çağrımız tercihinizi yapın.



Biz kazansak'ta kaybetsek'te patronlar sınıfı ve sendikal bürokrasi önemli bir yara almışlardır artık. Bunun haklı gruru ve onurunu yaşıyoruz.



Onun için en zor anlarımızda bile 'ya kazanacağız ya kazanacağız' dedik yine diyoruz.



 



DİSK Tekstil üyesi işgalci GREİF işçileri



3 Nisan 2014



 



Not : Ekte Eren Korkmaz'ın direnişimize karşı yayınladığı açıklamayı ve 44 uzmanın imzası ile direnişimizi kınamak için www.sendika.org sitesinde yayınlanan yazıları sunuyoruz.



Eren Korkmaz'ın ihanetçi ve ihbarcı tutumlarına dair başka belgelere ve bilgilere ulaşmak isteyen dostlarımız bize ulaşabilirler.



 



 



EK 1 - E. Eren Korkmaz’ın 17 Mart gecesi yayınladığı yalan, çarpıtma ve karalamalarla dolu yazısını sunuyoruz. İşte ibretlik yazı:



sevgili arkadaşlar,



bugün sendikada çok ciddi bir linç saldırısına maruz kaldık. greif işyerinin kapanmasını gerekçe gösteren yaklaşık 60 kişilik bir grup, bunların yaklaşık 30u dışarıdan kızılbayrakçı, doğrudan bizlere saldırdılar, sendika yöneticilerini yumrukladılar, tartakladılar, ancak bir odaya sığınıp kapıyı klitleyerek kendimizi kurtardık. saldıranlar bu örgütün elemanları ile işçiler arasında yakın zamanda hapse girip çıkan 3-5 gözü dönmüş genç. yani ölüm dahi olabilirdi, çok ucuz kurtulduk. şöyle diyeyim, 6. kattayız ve pencere açıktı ve o itiş kakış içinde onlarca kişi üstüne saldırırken birinin düşmesi muhtemeldi.



 



sürekli videoya çekerek ve canlı yayın yaparak ve hedef göstererek sendikada terör ortamı yaratıldı, sendikanın sitedeki yazısı değiştirildi, kendi yazıları konuldu, ayrıca 2-3 yöneticiye zorla işçiden özür diletildi. elimizi öptüreceğiz lafları da geçti, neyseki yapmadılar. sonra da şube başkanlarının kaldığı odayı çevirip kamera altında 1 saati aşkın süre nutuk attılar. ciddi bir fiziksel şiddet ve işkenceye maruz kaldık. ayrıca daha birçok talep üretip dayattılar.



 



halen sendikada yöneticilerimiz mahsur durumda. lütfen yayınladıkları bize hakaret ettiler vb yalanlara inanmayın. örneğin yöneticinin sopamı getirin dediğini iddia ediyorlar. oysa yönetici aba altında sopa göstermeyin demişti. yine sitedeki yazıya karşılar ama hiçbirinin okumadığını anladık. ben çıktısını alıp bir yöneticiye sesli şekilde yazıyı okuttum ve arkadaşların itiraz ettikleri noktaları belirtmelerini, onları değiştireceğimizi öğlen söylemiştik. okuyup dinlediler ve tek bir itiraz getirmediler çünkü yazıda hiçbir sorunlu nokta yoktu.



 



bu kadar göstere göstere saldırıya gelmelerine, saldırmalarına ve herşeyi canlı çekmelerine karşın polis ise gayet kayıtsızdı, en azından kapı girişinde bu kesimin girmesini engelleyebilir diye düşünüyorduk ama çok rahattılar ve bilerek hiçbir şey yapmadılar. diske yönelik saldırıdan kaygılı olmadıkları anlaşıldı.



 



sendika hiçbir sözleşmeye imza atmış değil, fabrikayı işveren kapamış, direniş sürecinde en ufak eleştiri getiren demokrat, devrimci işçileri hain diye kovuldu, sendika şube başkanını ve çalışanlarını içeri almadılar, çalışmaya karar veren dudullu işçilerine de hain vb ithamlarda bulundular. birçok iddiaları o kadar asılsız ki. mesela şube başkanı taşeron patronlarıyla görülmüş dediler, kanıt deyince ise bir işçi arabanın içindekini başkana benzetmiş vb gibi kanıtlar öne sürülüyor.



 



bu maceracı politika karşısında fabrikanın kapanmasıyla 1000e yakın işçi işsiz kaldı. işçilerin tepkilerini kendilerine yöneltmemek için bugün bu oyunu oynadılar. asıl istedikleri sendikacıların veya polisin saldırması ve kamuoyunun gündemini bu şekilde değiştirmekti. fabrikanın kapanmasına neden olan hataları değil de sendikacıların şiddeti öne çıkarılacaktı. ancak istedikleri olmadı ve kendileri saldırdı. 



 



işverenin reddettikleri son teklifte ise taşeronun kaldırılması kabul etmişlerd,. bakmayın alt düzeyde firma yetkililerinin yaptıkları bir konuşmayı bahane etmelerine, 120 tl iyileştirme zammı, üstüne % 16 zam, 1.5 yıl 3 ikramiye, sonra 4 ikramiye vb haklar vardı. 800 lira maaş alanın maaşı 1350 tlye çıkacaktı. şimdi hepsi kaybedildi. 1000 işçi taşerondan kurtulamadı, insanlar yoksul ve işsiz kaldı, sendika güç kaybetti. 



 



işte tüm bu nedenle sendikayı düşman ilan edip, dikkatinizi çekerim işvereni değil, hiçbir talepte işvereni bulamazsınız, bugün de işgal yaparak ve polisin veya sendikanın saldırısına uğrayarak meseleyi kendi suçlarından uzaklaştıracaklardı, ama bu motivasyonla kendileri saldırdılar ve sendikanın sattığına dair, yani bu fiziksel saldırıyı meşrulaştırabilecek ( ki 60 yaşında bir adama bu sebeple yumruk atmanın meşruiyeti olur mu ama )tek bir kanıtları da yok. çünkü sendika sözleşmeyi imzalamayı reddetti.



 



neyse çok uzatmayayım, ama çok gergin bir gece yaşadık, çok korktuk, darp edildik. ben 11de ayrıldım. ama yöneticiler halen esir ve durumları kötü. ama diske yönelik bu saldırının saldıranlara bir yararı olmayacak. Bir de eğitim sen 6 nolu şube yöneticisi de saldıranlar arasındaydı. bu da çok üzücü



 



iyi akşamlar



 



Emre Eren Korkmaz



DİSK Tekstil İşçileri Sendikası



Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü



 



 



EK 2 - www.sendika.org sitesinde 3 nisan tarihinde yayınlanan açıklama



Sendika uzmanlarından zorunlu açıklama: ‘Saldırılar sınıf hareketine bir şey kazandırmaz’



3 Nisan 2014



DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Eren Korkmaz’ın 1 Nisan günü bir grup tarafından bir odaya kilitlenerek darp edilmesi üzerine farklı konfederasyonlardan sendika uzmanları saldırıyı kınayan bir açıklama yaptı



Sendika uzmanları tarafından yapılan açıklama şöyle:



Biz, farklı konfederasyonlara üye ve farklı işkollarında faaliyet yürüten sendikalarda görev yapan sendika uzmanları, DİSK Tekstil İşçileri Sendikası Örgütlenme ve Uluslararası İlişkiler Daire Müdürü Eren Korkmaz’a yönelik saldırılar hakkında bir açıklama yapma zorunluluğu hissettik.



1 Nisan 2014 günü, sendikanın Greif sürecindeki tutumunu eleştirmek üzere DİSK/Tekstil Sendikası Genel Merkezi’ne giden bir grup Eren Korkmaz’ı darp etmiş ve bir odaya kilitlemiştir. Arkadaşımızın tedavisi devam etmektedir.



Eren daha önce de linç girişimlerine maruz kalmış, çeşitli yayınlarda hedef gösterilmiş, hakkında karalama kampanyaları yürütülmüştür. Ancak önceki girişimler işverenler ve ırkçılar tarafından organize edilmiştir.



Sendika çalışanlarına yönelik tehdit, karalama, rehin alma veya linç gibi yöntemler sınıf hareketine bir şey kazandırmayacağı gibi, Greif Direnişi’ne de hiçbir katkı sunmayacaktır.



Biz aşağıda imzası bulunanlar, siyasi görüşlerimiz, sendikal anlayışlarımız ve Greif sürecine yaklaşımımızdaki farklılıklara rağmen DİSK/Tekstil İşçileri Sendikası Uzmanı Eren Korkmaz’a yönelik saldırıları ve fiziksel şiddeti kınıyoruz.



Kamuoyuna saygıyla duyurulur…




  1. Alpaslan Savaş, Birleşik Metal İş, Örgütlenme Uzmanı

  2. Asalettin Arslanoğlu, TEKSİF, Örgütlenme Dairesi Müdürü

  3. Aslı Aydın, KESK Uzmanı

  4. Aslı Sicimoğlu, Sosyal-İş, Örgütlenme Uzmanı

  5. Aziz Çelik, Öğretim Üyesi, Sendikal Araştırmacı

  6. Can Şafak, Kristal-İş, Toplu Sözleşme Müdürü

  7. Canan Arslan, Birleşik Metal-İş Basın Dairesi Uzmanı

  8. Caner Güneş, Kristal-İş Uzmanı

  9. Dilek İsmailoğlu, Bank-Sen Örgütlenme Uzmanı

  10. Engin Çelik, Deri-İş Örgütlenme Uzmanı

  11. Erhan Kaplan, Petrol-İş, Sendikal Eğitim Uzmanı

  12. Erkan Aydoğanoğlu, Eğitim Sen, Eğitim Uzmanı

  13. Evren Ergin, Tüm Bel Sen Uzmanı

  14. Evrim Yaban Güçtürk, KESK Uzmanı

  15. Fahrettin Engin Erdoğan, DİSK Basın Yayın Dairesi Müdürü

  16. Fatih Aydemir, T. Basın-İş Uzmanı

  17. Gökhan Düren, Birleşik Metal-İş Eğitim Uzmanı

  18. Göknur Marş, TÜMTİS Uluslararası İlişkiler Uzmanı

  19. Gün Bulut, Petrol-İş, Uluslararası İlişkiler Uzmanı

  20. Hakan Koçak, Öğretim Üyesi, Sendikal Araştırmacı

  21. Hansel Özgümüş, Enerji-Sen İş Güvenliği Uzmanı

  22. Hasan Arslan, Birleşik Metal-İş Örgütlenme Uzmanı

  23. İlker Akcasoy, Eğitim Sen, Sendika Uzmanı

  24. İrfan Kaygısız, Birleşik Metal, Toplusözleşme Uzmanı

  25. İsmet Aslan, KESK Uzmanı

  26. Kemal Alim, Birleşik Metal-İş Örgütlenme Uzmanı

  27. Kıvanç Eliaçık, DİSK Uluslararası İlişkiler Dairesi Müdürü

  28. Mehmet Çabuk, Birleşik Metal-İş Örgütlenme Uzmanı

  29. Murat Yiğit Paker, Sosyal-İş Basın Yayın Uzmanı

  30. Necdet Okcan, DİSK Hukuk Dairesi Müdürü

  31. Nihat Akyol, Birleşik Metal-İş Örgütlenme Uzmanı

  32. Onur Bakır, Sosyal-İş Genel Başkan Danışmanı

  33. Osman İşçi, BTS Uluslar arası İlişkiler Uzmanı

  34. Özge Yurttaş, Dev Sağlık-İş Eğitim ve Örgütlenme Uzmanı

  35. Özgün Millioğulları – DİSK/Genel-İş Basın Yayın Uzmanı

  36. Özgür Yılmaz, KESK Uzmanı

  37. Rıza Köse, Petrol-İş, Uluslararası İlişkiler Uzmanı

  38. Sebahattin Gerçeker, Birleşik Metal-İş Basın Dairesi Uzmanı

  39. Semahi Aydın, KESK Uzmanı

  40. Serkan Öngel, DİSK Araştırma Dairesi Müdürü

  41. Sinem Derya Çetinkaya, Birleşik Metal-İş, İşçi Sağlığı İş Güvenliği Uzmanı

  42. Umar Karatepe, DİSK Basın-Yayın Dairesi Uzmanı

  43. Üzeyir Ataman, Lastik-İş Sendikası Eğitim ve TİS Dairesi Müdürü

  44. Zafer Aydın, Kristal-İş, Eğitim Uzmanı