Greif işçilerinden

Greif işçileri dün DİSK ve Greif yönetimi ile yapılan görüşmeleri bir basın açıklamasıyla anlattılar...

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 4 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Greif işçileri dün DİSK'in oluşturduğu komisyonla ve bu komisyonla birlikte Greif yönetimi ile görüşmeler yaptılar. Her iki görüşmede de şimdiye kadar sürdürülen tutumlar aynen tekrarlandı. Daha da ileri gidilerek DİSK Tekstil'in Esenyurt Temsilcisi Engin Yılgın'ın işine son verildiği DİSK'in oluşturduğu komisyonun toplantısında açıklandı ve hiçbir sendika bürokratı bu duruma ses çıkarmadı. Daha önceki toplantıda süreçle bizzat ilgileneceğini söyleyen Kani Beko ise aynı nakaratı tekrarlayarak "Greif'in Hadımköy'deki fabrikası kapatılmış, yapılacak bir şey yok, muhatabınız DİSK Tekstil'dir" dedi. Oysaki yapacakları çok şey var, en basitinden Greif'in diğer fabrikalarında henüz bağıtlanmamış bir toplu sözleşme gerçeği var!



 



İşçilerin konuyla ilgili yaptıkları açıklama, sendikal bürokrasinin yasal sınırlara takılıp kalan sınırlarını olduğu kadar, bu sınırların dışına çıkıldığı anda nasıl bir ihanetçilikle karakterize olacağının da açık ifadesidir.



 



İşçilerin o görüşmeyi anlattıkları ve mücadele kararlılıklarını bir kez daha ilan ettikleri açıklamalarını yayınlıyoruz:



 




Direnişimizin 53. gününde DİSK, DİSK Tekstil ve GREİF işçilerinin temsilcilerinden oluşan komitenin toplantısı yapıldı. Komite toplantısına DİSK adına Kani Beko, Arzu Çerkezoğlu, Muzaffer Subaşı, Kamber Saygılı, Celal Ovat, Önder Atay katıldı.



 



Toplantıya GREİF direnişi ile ilgili somut kararların alınması beklentisi ile gittik. Fakat yine hiç bir karar alınmadı. Aksine bürokratlar direnişimizi yargılamaya kalktılar. Düne kadar direnişimize karşı sergilenen tutumların nedeninin Arzu Çerkezoğlu olduğunu ifade eden Kani Beko da aynı telden çalmaya başladı. Biz eylemli program oluşturalım dedikçe onlar “neden yasal süreci beklemediniz”, “DİSK'in 47. yılı etkinliğinin iptal edilmesine vesile oldunuz”, “bize hakaret ettiniz” gibi tartışmalar açarak sağlıklı bir toplantı yürütülmesini engellemişlerdir. Toplantıyı bu tartışmalara sıkıştırarak sorumluluklarından bir kere daha kaçmış oldular.



 



Bu toplantı DİSK Genel Merkezi'nin de ihanetin açıktan bir parçası olduğunu gösterdi. Toplantı başladığında DİSK Tekstil Genel Sekreteri Muzaffer Subaşı, DİSK yöneticilerinin gözü önünde dosyasındaki zarfı çıkartarak Engin Yılgın'a uzatmıştır. Yönetim kurulu olarak Engin Yılgın'ın işine son verdiklerini ifade etmiştir. Engin Yılgın böyle bir kararı tanımadığını ifade etmiştir. Fakat DİSK yöneticilerinden hiç biri Muzaffer Subaşı'nın bu tutumuna ses çıkarmamışlardır. Çıkarılma gerekçesi olarak ise hiç bir şey sunmamışlardır. Ama gerekçe ortadadır. Engin Yılgın'ın GREİF direnişinden yana onurlu tutum alması, bürokratları ve parayla satın alınan sendika çalışanlarını rahatsız etmiştir.



 



Bununla da yetinmeyen bürokrat takımı, GREİF yönetimi ile yapılacak toplantıya Engin Yılgın'ın artık sendika çalışanı olmadığı gerekçesi ile katılmasını engellemişlerdir. Engin Yılgın'ın toplantıya gitmek istemesi halinde kendilerinin de toplantıya katılmayacaklarını ifade etmişlerdir. Toplantının yapılması için 2. işçinin bürokratlarla birlikte gitmesi kararlaştırılmıştır.



 



GREİF yöneticileri ile yapılacak toplantı için Ünsa'ya gidildiğinde ise GREİF yöneticileri “İşten atılmış adamlarla görüşmeyiz” demişlerdir. Muzaffer Subaşı'nın “Bunlar bizim arkadaşlarımız” demesi üzerine işçi temsilcileri de toplantıya katılmışlardır.



 



Toplantı başlamadan önce GREİF yöneticileri Sevinç ve Tahir, Kani Beko'yu kendi odalarına çağırarak kapalı kapılar ardında özel bir görüşme yapmışlardır. Bu görüşmede nelerin konuşulduğu sır olarak duruyor.



 



Toplantıya geçildiğinde GREİF yöneticisi Muzaffer Subaşı'na “Engin artık işten çıkarıldı değil mi?" diye sordu. O da "evet" diyerek bu soruyu yanıtladı.



 



Bu yaşananların hepsi Engin'in sendikadaki işine son verilmesinin, toplantıya katılmasının engellenmesinin ve direnişi kırmak için atılan bütün adımların kararının DİSK yönetimi, DİSK Tekstil yönetimi ve GREİF yönetiminin işbirliği ile alındığını gösteriyor.



 



Toplantıdan çıkan tek sonuç DİSK ve DİSK Tekstil yönetiminin GREİF yönetimi ile açıktan işbirliği içer,sinde olduğudur. Bu hain bürokratlar takımı direnişin başından beri bizi oyalayarak GREİF yönetiminin saldırılarının zeminini güçlendirmişlerdir.



 



Dün “GREİF yönetimi fabrikayı kaparsa yurt içinde ve yurtdışında bütün imkanlarımızı kullanacağız. Eylemli süreçleri başlatacağız” diyenler bugün çark etmişlerdir. Artık bu yalanları dahi söylemiyorlar. Tek söyledikleri "GREİF yönetimi fabrikayı kapattı. Artık bizim yapacak hiç bir şeyimiz yok" demek olmuştur.



 



Biz Kani Beko'sundan  Arzu Çerkezoğlu'na  ve diğer hain bürokrat takımına soruyoruz: GREİF Patronunun sözcülüğünden başka şimdiye kadar ne yaptınız da "yapacak bir şey yok" diyorsunuz. Kani Beko ve Arzu Çerkezoğlu sendikacılık mı yapıyorlar, yoksa muhasebecilik mi anlayamadık. Her fırsatta ortada resmi hiç bir belge yokken GREİF'ın fabrikayı kapattığını söylüyorlar. Bu kadar emin olduğunuza göre GREİF 'in muhasebe ve evrak işlemlerini siz yapıyorsunuz. DİSK'i de patronlara hizmet ofisine çevirmişsiniz. Ama gün gelecek bu yaptıklarınızın hesabını er ya da geç vereceksiniz. 1 Mayıs ön günlerinde işçiyi satmak ne demekmiş göreceksiniz. DİSK'in gerçek sahipleri sizin saltanatınızı yıkacaktır. Bundan gayri çıkıp DİSK'in mücadele tarihini dilinize dolamayın. Haktan hukuktan devrimcilikten bahsetmeyin. Siz bu değerlere leke süren bürokratlardan başka bir şey değilsiniz. İki elimiz her zaman yakanızda olacak.



 



Artık sınıfımızın saflarında daha bilinçli işçiler olarak yer alıyoruz. Bu bilinci bütün sınıf kardeşlerimize taşıyacağız. Patronlar sınıfına karşı mücadelenin ilk olarak bürokrasiye karşı mücadeleden geçtiğini bütün sınıf kardeşlerimize anlatacağız. Bürokrasiye ve ihanete karşı güçlü bir sınıf mücadelesinin örgütlenmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız.



 



Ya kazanacağız ya kazanacağız!



Kahrolsun bürokratların- hainlerin DİSK'i!



Yaşasın işçi sınıfının DİSK'i!