"Süreç" Kato Dağı'nın eteklerinde...

"Süreç" seçimlerden sonra yaşanan kapsamlı saldırganlıkta, bugün Kato Dağı'nın eteklerinde olanlarda, askeri hareketlilikte...

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 7 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

BDP Hakkari İl Örgütü, bölgede son bir haftadır yoğunlaşan askeri hareketliliğe dikkat çekmek ve Mesken Dağı Tepesi'ne bir askeri kalekolun yapılmasını protesto etmek için bugün Kato Dağı eteklerine bir yürüyüş düzenlemek ve nöbet çadırı kurmak istedi. İl örgütü yöneticilerinin ve Hakkari'ye bağlı çeşitli ilçe belediyelerinin eş başkanlarının da bulunduğu yürüyüş, asker ve polisin gaz bombalı, plastik mermili saldırısına uğradı. Saldırıda çok sayıda insan yaralandı, gazın etkisiyle fenalık geçirdi.



 



Saldırıyı haber alan kalabalık bir kitle olayların yaşandığı bölgeye gitti. Kato Dağı'nın eteklerinde binlerle ifade edilecek sayıda insanın olması bir süre sonra izin verilmeyen alana bir heyetin alınmasıyla yatıştı.



 



Saldırıda bir kişi kafasına isabet eden gaz bombası ile yaralandı. Söz konusu kişi BDP Hakkari İl Yöneticisi Selahattin Sayın ile birlikte Hakkari Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralıların tedavisinin sürdüğü aktarıldı.



 



ANF'nin haberine göre, yapımına başlanan kalekol çevresi ve kalekola giden tüm yollar, zırhlı araçlar, özel harekat timleri, çevik kuvvet polisleri ve askerler tarafından barikatlarla kapatılmış durumda.



 



Bu saldırganlık sürecek!..



Yerel seçimlerden sonra yaşananlardan da görülebileceği gibi burjuva devlet, Kürdistan'da çizdiği kırmızı çizgilerin dışına taşacak her türlü gelişmeyi aklımıza gelebilecek tüm saldırı araçlarını devreye sokarak ezmeye, sindirmeye çalışıyor. Bir ucu Suriye'deki dengelere bağlı olan "sürecin" ipinin bizzat yaşanacak bölgesel altüstlerle çekileceğini bilerek hareket ediyor.



 



Suriye'ye dönük olası bir saldırı halinde içerde birikmiş kriz unsurlarının da devreye girmesiyle önüne geçemeyeceği bir çözülme yaşayacağı kaygısı duyuyor. Daha tam ifadeyle bölgesel hayalleri ile iç içe geçen bir kışkırtıcılık ve saldırganlığın yaratacağı olası sonuçların hesabıyla hareket ediyor. Bu sonuçların başına da dengeler değiştiği oranda Kürdistan'da da fiili bir özerkliğin ilan edilebileceği olasılığını yazıyor.



 



Kürt hareketinin yerel yönetimlerde kazandığı başarı karşısında aldığı tutum da birebir bununla ilişkilidir. Olası bir sarsıntı durumunda bu araçların fiili özerklik yönünde kullanılacak bir avantaja dönüşmesi olasılığına karşıdır bu saldırganlık.



 



Bu açıdan da sadece seçimlerden sonra olup bitenler bile hem bölgesel politikalarda nasıl bir çizgi izleneceğini, ama hem de yine bunlara bağlı olarak Kürt sorununda nasıl bir politik hattın devreye gireceğini açıkça ortaya koyuyor. Kürt hareketi halen "süreç" dese de işin aslının böyle olduğunu bizzat hayatın kendisi ortaya koyuyor.



 



Bir "süreç"ten söz edilecekse o da kalekollarda, seçim hileleri ve sahtekarlığında, kitleye dönük saldırganlıkta, kentlerin OHAL ablukasına alınmasında ve giderek artan askeri hareketlilikte dile gelmektedir.



 



Elbette Suriye'de tırmanan çete saldırılarıyla organik bir ilişki içinden...