23:00 Greif işçileri DİSK'in somut bir eylem planı çıkarmasını istiyorlar, o nedenle de sendikada kalmaya karar verdiler...
12:30
DİSK Genel Merkezi'nde işçiler, ÇHD'li avukatlar ve DİSK yöneticileri arasında yapılan görüşmede, DİSK Tekstil'in 10 Nisan'da yapılan polis baskını sonrasında sitesine koyduğu açıklama gündeme gelmişti. İşçiler DİSK'in, DİSK Tekstil'in sitesine konulan o açıklamayı geri çektirmesini istediler. Adeta ihbarcılık yapan ve süreci de yalanlarla çarpıtan o açıklama ve önceki tutumlar nedeniyle DİSK Genel Merkezi'nin DİSK Tekstil yöneticilerine tutum almaları gerektiğinin altını çizdiler. Kani Beko bunlara, sendikanın iç işlerine karışamayacaklarını, ama bazı toplantılarda çeşitli sorunları ele aldıklarını, daha önceki açıklamaları kendi müdahaleleriyle çektirdiklerini, o açıklamaları kendilerinin de onaylamadığını söylemişti.
İşçilerin yarın hep birlikte fabrika önünde çadır kurmaya gidelim çağrısına ise Beko, bu noktada yapılması gereken işçilerin ücret ve tazminat haklarının yakılmasının engellenmasi olduğunu belirterek bu konuda ellerinden geleni yapacaklarını belirtmişti. İşçilerin sürece dair bir eylem programlarının olup olmadığını da aynı anlama gelen yanıtlarla karşılamıştı.
Bu arada Beko, işçilerin ücret ve tazminatları konusunda Greif yönetimi ile görüştüklerini ve kendilerine 2 gün içinde döneceklerini belirttiklerini söylemişti.
ÇHD'li avukatlardan Bülent Şimşek de DİSK Tekstil'in sitesinde yer alan yazıda kendisini töhmet altında bırakıltığını belirterek bu çarpıtmanın derhal düzeltilmesini istemişti. (O açıklamada Şimşek'in DİSK Tekstil'in Greif yönetimiyle imzaladığı protokolün işçiler tarafından da onaylandığı, yapılacak görüşmelerle bir netliğe ulaşılacağını belirttiği söyleniyor.) Avukat Şimşek ise iki ayrı protokol olduğunu belirterek kendisinin fabrikanın kapatılması durumunda işçilerin haklarının korunduğu bir protokol hazırlayarak DİSK yönetimine sunduğunu, fakat Greif yönetimiyle yapılan görüşmede önlerine getirilen ve DİSK Tekstil ve DİSK'in imzasının olduğu protokolün bambaşka bir protokol olup kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı. Av. Şimşek, altında DİSK'ten Celal Ovat'ın da imzasının bulunduğu protokolde işçiler fabrikayı boşalttıktan sonra yapılacak hasar tespitine göre tazminat ve ücretleri konusunda karar verileceğinin söylendiğini ifade ederek, bunun ise fiilen işçilerin haklarının gaspı anlamına geldiğinin altını çizmişti.
ÇHD'li bir başka avukat da DİSK Tekstil'in son açıklamasıyla ÇHD, Kızıl Bayrak ve avukat Şimşek hakkında ihbarcılık yaptığını belirterek bunun kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.
İşçilerin DİSK Tekstil'in tutumları karşısında ne yapacaklarını sormaları karşısında Kani Beko konunun yarınki Başkanlar Kurulu'nda görüşüleceğini belirtmişti.
Bu tartışma ve sorulardan sonra sendika yöneticileri binadan ayrılmışlardı.
Sendika yöneticileri bir süre sonra yeniden sendikaya geldiler ve ÇHD'li avukatlar ve işyeri temsilcileri ile kısa bir toplantı yaparak tekrar ayrıldılar.
Onlar ayrıldıktan sonra sendikada kalacak işçiler ve destekçiler hep birlikte yemek yediler. Bu arada Kadıköy'deki dayanışma etkinliğine giden işçiler de sendikaya geldiler...
22:15
Purhan'ın direniş sürecinde olup biteni ve tüm bunlar olurken DİSK'in tutumunu ortaya koyan konuşmasından sonra Kani Beko, işçilere hitaben işçilerin ücret ve kıdem tazminatı haklarının gaspedilmemesi için Greif yönetimi ve uluslarası düzeyde neler yaptıklarını anlattı. Beko konuşmasında DİSK Tekstil'in tumumu da eleştirdiklerini, sitelerine konulan yazıların çekilmesi için çaba serfettiklerini ifade etti. İşçilerin haklarının gaspedilmemesi için gerekirse Hollanda'ya da ABD'ye de gideceğini söyleyen Beko, işçilerin süreç boyunca sergiledikleri edilgen ve seyirci tutum konusundaki sorularını ise ya yanıtsız bıraktı ya da geçiştirecek açıklamalar getirdi.

İşçiler avukatların dün akşam bugün imzalanacağını söyledikleri protokolü sordular. Protokol konusunda, dün de Greif yönetimiyle görüşmeleri sürdüren ÇHD'li avukat DİSK Tekstil ile Greif Yönetimi arasında yapılan protokolü hatırlatarak yanıt verdi. O protokolde fabrikanın boşaltılması ve Greif yönetiminin yapacağı hasar tespiti çalışmalarından sonra işçilerin ücret ve tazminatları konusunda karar verileceğinin belirtildiğini hatırlatarak, bu içeriğin işçilerin haklarının gaspıyla özdeş olduğunun altını çizdi. Greif yönetimiyle yapılan görüşmede bunu dile getirdiklerini ve protokolü işçilerle birlikte kendilerinin hazırlayacağını söylediklerini ifade etti. Protokol konusunda tartışmalar sürdü.

DİSK'in bu konuda somut adım atmamış olmasının aslında DİSK Tekstil'in protokolünün fiilen hayata geçirilmesiyle özdeş olduğu açık. Kaldı ki bugün sonuca götürüleceği söylenen protokol konusunda somut bir gelişme olmadığı gibi, direnişin fabrika önünde sürdürülmesi de bugünkü polis saldırısıyla engellenmeye çalışılıyor. DİSK Genel Merkezi ise işçilerin önüne halen somut bir plan koymuyor! İşçiler bu nokta üzerinde özellikle durdular ve DİSK'in somut bir eylem planı yapmasını ve işçiler lehine bir protokol imzalanıncaya kadar sokaklarda onlarla birlikte olmasını talep ettiler. DİSK yönetimi somut bir plan koymayıp yarınki Başkanlar Kurulu toplantısında tartışacağını söyleyince de DİSK Genel Merkezi'nden ayrılmamaya karar verdiler. İşçiler geceyi Genel Merkez'de geçirecekler.
Bu tartışmalar DİSK'in tarihi ile bugünkü tutumu arasındaki çelişkilerin hatırlatıldığı soru ve konuşmalarla devam etti. Konuşma ve sorular yer yer gerginliklere neden oldu.
Greif işçileri DİSK'in somut bir eylem planıyla çıkmasını sendikada beklemeye karar verdiler.
20:55
Purhan bu süreçte DİSK Tekstil'in işçileri direnişten koparmak için patronlarla birlikte çevirdiği dalavereleri anlatıyor, bu ihanetçi tutumun işçileri karakola yönlendirip ifade verdirtmeye kadar vardığının altını çiziyor. Bu sendikacıların direnişle ilgili, "Bir grubun inadı", "marjinaller var", "Biz iyi bir sözleşme yapıyorduk ama mani oldular", "Bunlar hayalperest" gibi spekülasyonlar yaptıklarını, direnişi tecrit etmek için çalıştıklarını belirtiyor ve hangi taleplerinin hayalperest olduğunu, "800 TL yerine 1000 TL talep etmek mi hayalperestliktir?" diye soruyor.

Dün gerçekleşen saldırıyla ilgili DİSK'ten herhangi bir kınama yazısının bile gelmediğini, sadece bir sendikacının yazdığını, onun da adeta "müstahaktır" dediğini ifade ederek, DİSK yönetimine neden tepki vermediklerini soruyor.
Dün 20 saat çatıda kalan işçilerin hiçbir ihtiyaçlarının karşılanmamış olmasının, Greif yönetiminin avukatlarla yapılan görüşmede "ihtiyaçlarını karşılayabilirler" dediği halde bunun gerçekleştirilmediğini anlatıyor. Avukatlarla birlikte polise ve patronlara "çatıdaki işçiler açlıktan ve soğuktan çok kötü durumdalar, oradan düşme tehlikeleri bile var, can güvenlikleri yok" diyerek ihtiyaçlarını karşılamalarına izin verilmesini istediklerinde; gerek patronun gerekse polisin avukatlara verilen sözün tersine "ölsünler, biz de onu istiyoruz" tutmuna girdiklerini anlatıyor. DİSK Genel Merkezi'nin bu düşmanca tutumlara da müdahale etmediğini ifade ederek kınıyor.
20:40
DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve Genel Sekreter Arzu A. Çerkezoğlu da işçilerle görüşmek üzere aşağıya indiler. Greif sendika baştemsilcisi Orhan Purhan şu anda direniş süreci boyunca DİSK Tekstil'in patronlarla özdeşleşen tavırlarını anlatarak DİSK'in tüm bunlara neden tutum almadığını soruyor.
20:38
İşçileri kapıda DİSK Genel İş 2 ve 3 No'lu Şube Başkanları karşıladı.
20:30
DİSK Genel Merkezi'ne gidecek işçiler Şişli'ye ulaştılar. İşçiler DİSK Binası yakınlarında inerek "Her yer Greif, her yer direniş!", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam!" sloganlarıyla binaya doğru yürüyorlar. DİSK Genel Başkanı Kani Beko ile bir görüşme yapılması bekleniyor.

20:00
İşçilerin bir kısmı DİSK'e bir kısmı da Kadıköy'deki etkinliğe gitmek üzere yoldalar ...

17:45
Arefe Sokak'ta bir araya gelen işçiler ve destekçileri akşam saat 20:00'da Kadıköy Caferağa Spor Salonu'nda yapılacak dayanışma etkinliğine katılmaya karar verdiler. Polis saldırısını duyarak deteğe gelen on kişilik bir grup oldu.
Bu arada bugünkü saldırıda bir Feniş işçisi (Mehmet Doğan) ve dört de Greif işçisinin gözaltına alındığı öğrenildi. Greif işçilerinden ikisinin adı Cihan ve Barış.
Öğlen saatlerinde Greif direnişçilerini ziyarete gelen altı Feniş işçisi de (biri gözaltına alındı) Greif işçileriyle birlikte DİSK'e ve etkinliğe geçecek...
17:40
Polis fabrikaya doğru çekildi. Kitle şu anda Arefe Sokak'ta toplanmış dinleniyor. Sokağın hemen başında TOMA bekliyor.
17:30
Polis ara sokağa çekilen direnişçilere kimyasal içerikli tazyikli suyla saldırdı. TOMA'nın ardından da çevik kuvvet saldırısı devam ediyor...
17:20
TOMA direnişçilere doğru geliyor...
17:13
Yol ağzına doğru 2 çevik kuvvet otobüsü geldi. Direnişçiler "Baskılar bizi yıldıramaz!" diye karşıladı onları...
17:10
Polisin amacı direnişçileri fabrikaya yaklaştırmamak. Direnişçiler şu anda caddede araçların arasında yürüyorlar...
17:08
Kaldıkları yerin savaş alanına döndüğünü gören direnişçiler caddeye çıktılar, polis de saldırıya başladı. Direnişçiler Esenyurt!a doğru çekiliyor...
17:05
Direnişçiler saldırıdan önce bekledikleri yere döndüler. Polis köpük ve su sıkarak her tarafı balçık içinde bırakmış durumda. Direnişçiler hiçbir şeye dokunmayacaklarını belirtiyorlar. Direniş yeri savaştan kalan bir fotoğrafa benziyor...
17:00
Direnişçiler daha önce bekledikleri yere doğru gidiyorlar. Polis alanı talan etmiş durumda. Bütün yiyecekleri, battaniye ve giysileri alan polis, alanı da TOMA'dan sıktığı suyla çamur haline getirdi. İşçilerin acil battaniye, gıda ve su ihtiyacı var...
16:52
Direnişçiler arkadaşlarımızı serbest bırakın, yerimize geçmemizi engellemeyin, biz de çadır kurmayacağız diyorlar. Polis amiri amirlerine sormaya gitti. Direnişçiler ve aralarında Alınteri okurlarının da bulunduğu destekçiler ne olursa olsun burdan gitmeyeceğiz diyor.
16:49
Direnişçiler gözaltındaki arkadaşlarının bırakılmasını istiyor. Polis darp raporu alşmadan bırakamam diyor. Direnişçiler arkadaşlarımızın bırakın yoksa tüm caddeyi keseriz diyorlar. Şu anda temsilciler gözaltındakileri görmeye gittiler...

16:44
Polis temsilcilere "bir daha oraya giremezsiniz" dedi. Temsilci Engin Yılgın da "O zaman biz de her yeri Greif ve direniş alanı yaparız!" dedi.
16:37
Direnişçi işçiler polise zafer işaretleri yaparak sloganlar haykırıyor...
16:35
Temsilcilerden Engin Yılgın ve Orhan Purhan polisle görüşmeye gidiyor. İşçiler gözaltılar serbest bırakılırsa çadır kurmayacaklarını söyleyecekler...
16:33
Direnişçiler polisin gelişini engellemek için caddeden geçen araçları durduruyorlar...
16:30
Direnişçiler benzinliğe doğru çekiliyor, polis de arkalarından ilerliyor, yoldan geçen araçlar kornalarla destek veriyor...
16:29
Direnişçiler polisle karşı karşıya. "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!" diye haykırıyorlar. Polis yolu booşaltmazsanız gözaltı yapacağız diyor. Gözaltına alınanlar sürüklenerek götürülüyor...
16:25
Tüm işçiler caddede toplandı, polis yolu boşaltın anonsu yapıyor, gözaltı var, işçiler engellemeye çalışıyor, dört beş kişi gözaltına alındı...
16:25
Polis saldırısından sonra direnişçiler caddeye doğru çekildiler. Şu anda caddeyi trafiğe kesmeye çalışıyorlar, TOMA onlara doğru gidiyor. Direnişçiler araçların arasında asfalttan yürüyorlar. Polis kurulan küçük çadır topluyor.
16:20
Polis saldırmaya başladı, işçiler birbirine kenetlenmiş olarak sloganlar atıyorlar...
15:40
Polis saldırmaya hazırlanıyor. TOMA çalışır vaziyette, hemen arkasında da çevik kuvvet konuşlanmış durumda. İşçiler bu saldırgan tutuma sloganlarla yanıt veriyorlar...
15:30
Direnişçilerin soğuktan ve yağmurdan korunmak için brandalardan oluşturdukları korunaklı alan, polisin yinelenen saldırı tehditlerine neden oldu.
14:40
Saat 14:00'de yapılacak basın açıklaması sona erdi.
Aslında direnişçiler basını saldırıdan önce fabrikaya davet etmişlerdi, basın da o davet üzerine geldi. Direnişçiler önceden planladıkları bu açıklamada arabulucunun sunacağı raporu değerlendirecekleri bir basın toplantısı yapmayı tasarlıyorlardı. Fakat saldırı rapor sunulmadan önce gerçekleşince basın açıklaması da direnişin devam ettiği fabrika önünde yapılmış oldu.
Basına konuşan işyeri baş temsilcisi Orhan Purhan direniş boyunca gerek sendika cephesinden gerekse Greif yönetimi ve taşeron patronlar cephesinden nelerle karşı karşıya kaldıklarını anlattı. DİSK Tekstil ağalarının ihanetçi tutumlarının işçilerin direnişten koparılması için patronla işbirliğine gitmeye kadar vardığını örneklerle ortaya koydu. Bu ihanet ve işbirliği sonucu yaklaşık yüz işçinin direnişten koparıldıığını; bunların bazısının korkutularak, bazısının da satın alınarak bunun gerçekleştirildiğini ve sendikanın tüm bu oyunların merkezinde yer aldığını vurguladı. Bu ihanetin arabulucu raporunun bile beklenmeden gerçekleştirilen dünkü saldırıya kadar vardığının altını çizen Purhan, tüm bu abluka ve tezgahlara rağmen direniş ruhunun bitirilemediğini belirterek, destek ve dayanışma çağrısında bulundu.
13:40
Fabrika önüne gelişler devam ediyor. En son Eğitim Sen 3 No'lu Şube'den eğitim emekçileri geldi. Yanlarında yağmurdan korunmak için kurulabilecek küçük bir çadır, yiyecek ve oturmak için sandalye de getiren emekçilerin gelişi sloganlarla karşılandı. Fabrika önü giderek kalabalıklaşıyor.
Bu arada dünden beri bir saldırı için bahane arayan polisin de hareketlenmeye başladığı görüldü. Fabrika önüne bir TOMA daha getirildi. Direnişçilerin saat 14:00'da bir basın açıklaması yapması bekleniyor.
13:05
Feniş'ten bir grup işçi, yağmura ve soğuk havaya rağmen fabrika önündeki bekleyişlerini sürdüren Greif direnişçileri ve destekçilerini ziyarete geldi. Direniş üzerine sohbet ediyorlar.
12:45
Direnişin fabrika önünde sürüyor olmasının patronları olduğu kadar polisi de rahatsız ettiği açık. Dünden beri sayısız kere bahaneler yaratıp saldırı moduna geçen polis bu sefer de işçilerin araçlarının yanlış yerde park edildiğini, kaldırmazlarsa ceza yazacaklarını söyledi. Bu civarda nadir görülen trafik polisleri ne hikmetse son 2 gündür sık devriyeler şeklinde dolaşmaya başladılar! Polisin bu provokatif tutumu işçilerin araçlarını başka bir yere çekmeleriyle yanıtlandı. Bakalım şimdi hangi bahaneyle gelecekler...
11:30
Saatler ilerledikçe fabrika önünde bekleyenlerin sayısı artıyor. Evlerinde kalan işçiler de gelmeye başladı. Bu arada bekleyenlerin ihtiyaçlarının karşılanması için pekçok yerden yardım malzemeleri geliyor.
Direnişçiler yağmur ve soğuğa karşı çadır çağrısı yapıyorlar.
09:55
Polis, fabrikanın cadddeye bakan duvarındaki yazılamaları silmek istedi, Direnişçiler buna müdahale edince kısa bir arbede yaşandı ve yazıların silinmesi durduruldu. Bu gelişmenin hemen akabinde çevik kuvvet polisleri fabrika önünde bekleyen direnişçiler ve destekçilerinin bulunduğu yere doğru hareketlenme başladı, akrep de yakınlarına geldi.
09:40
Fabrikaya 2 TIR'la birlikte 1 işçi servisi de girdi. Bunun ne anlama geldiği bilinmiyor. Onlardan bir süre sonra da bir çevik kuvvet otobüsü, 1 akrep ve 2 polis devriye otosu geldi. Gece büyük oranda fabrikanın yakınındaki benzinliğe doğru çekilen polis, şimdi yeniden fabrika önünde konuşlanıyor.
Dışarıda bekleyen işçiler ve aralarında Alınteri okurlarının da bulunduğu destekçiler ise yaktıkları ateşin başında beklemeyi sürdürmekte. Yağmur ve soğuğa rağmen bu bekleyiş kararlılıkla sürüyor...

08:26
Greif direnişi, polisin vahşice saldırısına, patronların oyunlarına, sendikacıların ikiyüzlülüğüne, ihanetine, satılmışlıklarına rağmen hala inatla devam ediyor.
Direnişi, dün sabahın ilk saatlerinde gerçekleştirilen "şafak operasyonu" saldırısı durduramadı. Gözaltına alınan bütün işçiler, direniş komite temsilcileri ve başından beri direnişle bütünleşen Alınteri okurları direnişçilerle birlikte fabrika önünde direnişi sürdürüyor.
Gece geç saatlerde kazanımla sonuçlanan inşaat işgali eyleminin hem kazanım haberini hem de aldıkları tazminat ve ücretlerinden Greif direnişiyle dayanışma amacıyla ayırdıkları maddi desteği (3.000 tl) iletmek için pankartları ile fabrika önüne geldiler. Parayı komite temsilcilerine sundular.
Alınteri akıtarak kazandıkları parayı "Emeğine, onuruna, alınterine sahip çıkmaya" çalışan Greif direnişi ile dayanışma içinde olacaklarını ifade ettiler.

Greif direnişi 61. gününde fabrika önünde devam ediyor. Ne sendika teslimiyetcileri, hainleri, ne ihanetcileri sınıfın yükselen bilincinin ve hareketinin önüne engel olamayacaklar. Sınıf bilincine gerçekten sahip olan her kesim Greif için ya fabrika önündeki direnişle bütünleşmeye ya da bulundukları alanları Greif yapmaya devam edecek.