Karabük Üniversitesi'nden Greif'e destek

Greif fabrika komitesi Karabük Üniversitesi öğrencilerinin eylemle dayanışmak için yaptığı açıklamayı yayınladı

GENÇLİK
Pazar, 13 Nisan 2014 (12 yıl 4 ay önce)

Direnişimizle dayanışmak ve polis saldırısını protesto etmek amacıyla ülkenin pekçok yerinde bizimle dayanışma eylemi yapıldı. Bu eylemlerden biri de Karabük'te yapıldı. Bize ulaşan Karabük Üniversitesi Öğrencileri, dün akşam saat 18:00'de Safranbolu Misak-Milli Parkı'nda bir dayanışma eylemi gerçekleştirdiklerini bildirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz.






İki ayı aşkın bir süredir GREİF’te taşeron köleliğine karşı bayrak açmış olan işçilere geçtiğimiz Perşembe sabahı saat 6 da jandarma destekli bir polis operasyonu gerçekleştirildi.





Düzenlenen polis operasyonunda GREİF’in kapıları iş makineleriyle kırılarak içeri girildi, 91 kişi darp edilerek gözaltına alındı, ifadeleri alındıktan sonra aynı günün akşamında serbest bırakıldılar. Saldırı sırasında fabrikanın çatısına çıkan ve 20 saatten fazla bekleyen işçilerin yanına avukatlarının gitmesi bile polis ve işverenler tarafından engellendi. Aşağıya indiklerinde ise gözaltına alındılar.





GREİF 62 gündür işgalin, direnişin, grevin adresi olarak işçi sınıfının yolunu aydınlatıyor. Yurdun dört bir yanında işçilerin, emekçilerin kanını emen taşeron illeti sınıf bilinçli GREİF işçilerinin direnişiyle karşılaştı. Direnişi, işgali, hak arayışının en yüksek mertebesini patronlara, sendika ağalarına gösteren işçiler bu süre zarfında ölümle tehdit edildi, aç susuz kaldı, sendika patronlarının ihanetine uğradı.





GREİF işçileri, fabrika yönetiminin, taşeron patronlarının, sendika ağalarının bu çok yönlü kuşatmasını her seferinde geri püskürttüler. GREİF işçilerini alicengiz oyunlarıyla alt etmeye çalışanlar son ihanetlerini de geçtiğimiz günlerde gerçekleştirmişlerdir. Tekstil Sendikası Genel Başkanı Rıdvan Budak ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı Muzaffer Subaşı, GREİF işçilerinden habersiz GREİF yönetimi ile 7 Nisan sabahı saat sekize kadar fabrikanın boşaltılmasını öngören ihanet protokolünü imzalamış, böylece gerçekleşen polis saldırısının önünü açmışlardır.







GREİF’te yaşanan direniş bizlere, basit bir ücret zammı talebinin, iyileştirilmiş çalışma koşullarının veya hak arama mücadelesinin dışında, devrim ihtiyacının ve yeni bir toplum düzeni isteğinin yattığını gösterdi. Patronlarla işçiler arasındaki uzlaşmaz çelişkinin bir devrimle çözümlenebileceğini haykıran GREİF bu devrim mücadelesinin ihtiyacını ve zorunluluğunu herkese göstermiştir.





Ne grev kırıcılar ve işbirlikçiler, ne taşeron patronları ile GREİF yönetiminin tehdit ve oyunları, ne sendikal ihanet ve teslimiyet, ne de polis saldırıları ve gözaltılar, direnişçi işçilerinin direnme iradesini ve mücadele kararlılığını kırabildi. 2 aylık süreçte işgale karşı yapılan bu organize baskı, GREİF işçisinin umudunu, direnişe olan inancını köreltemedi, onları bu şanlı direnişten yıldıramadı.





Greif işçilerinin de söylediği gibi 'Artık ışığı görüyoruz, umudumuz diri, inancımız tam. Biz kazanacağız.'





GREİF işçileri fabrika işgalleri boyunca kurdukları mücadelenin devrimci havası, paneller, 8 Mart anması, kadın söyleşileri, eğitim çalışmaları, sansür eylemlerine katılımları, onların sınıf bilincini göstermiştir. Tüm işçi ve emekçilerin yollarını aydınlatan bu onurlu mücadele herkes tarafından sahiplenilmelidir.





Bugün yüzümüzü GREİF’e döndüğümüzde görüyoruz ki işçiler haklı mücadelelerinden bir an olsun ödün vermediler. Vermeyecekler de!





Biz Karabük üniversitesi öğrencileri, biz geleceği piyasanın durumuna göre şekillendirilenler: Biliyoruz ki Greif işçilerinin mücadelesi aynı zamanda bizim geleceğimizin mücadelesidir. İşte tam da bu yüzden safımız işçi sınıfının safıdır.





Bilen bilmeyene, duyan duymayana anlatsın.





İşçi sınıfı bitti demeden hiçbir şey bitmeyecek!





KARABÜK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ