Vahşi çalışma koşullarının en çarpıcı sonucu hız kesmeden süren iş cinayetleridir!
İş cinayetleri hız kesmeden sürüyor. Geçtiğimiz hafta inşaat sektöründe ardı ardına yaşanan iş cinayetlerinde altı işçi hayatını kaybetmişti, ki bunlar sadece tespit edilebilen ya da basına yansıyan cinayetler!
Bu sefer de, sendikalaşma çalışmasının işçi kıyımı ile engellenmeye çalışıldığı Kumport’ta bir cinayet yaşandı. İstanbul Ambarlı Limanı’nda bulunan Kumport’ta mafi operatörlüğü yapan Selçuk Kemer, mafi aracının altında kalarak hayatını kaybetti.
44 yaşında ve iki çocuk babası olan Kemer’in, gece saat 02:30’da üzerine gelen mafi aracını fark etmemesiyle hayatını kaybettiği belirtildi.
Arkadaşları bu cinayetin esas nedeninin aşırı iş yoğunluğu ve buna bağlı dikkat dağınıklığı olduğunu belirtirken, limanlardaki vahşi çalışma koşulları da bir kez daha açığa çıkmış oldu.
Yaşamını yitiren Kemer’in cenazesi Yenibosna Adli Tıp Kurumu'na götürülürken, sendikalaştıkları için işten atılan Kumport işçileri de Adli Tıp Kurumu’na gittiler. Cenaze buradan alınarak işçinin evine getirildi.
Kumport’ta daha önce de 24 Mart’ta bir “kaza” yaşanmış, bir işçi ölümden kıl payı kurtulmuştu.
Her türlü kuralsızlığın hüküm sürdüğü Kumport ve genel olarak limanlar, aynı zamanda işçilerin uzun süredir Liman İş’de örgütlenme çabaları ve bu çabanın işçi kıyımıyla yanıtlanmasıyla gündemde olan bir yer.
İşçilerin iş güvenliklerinin hiçe sayıldığı bu sektör de tıpkı inşaat ve diğerlerinde olduğu gibi kuralsız bir sömürünün hüküm sürdüğü, vahşi çalışma koşullarının “normalleştirildiği” sektörlerden biri. Ağır, kuralsız çalışma koşulları işin taşıdığı risklerle birleşerek ölümü “doğal” bir olguya dönüştürüyor!
Patronlar bu dizginsiz sömürü saltanatının ilelebet sürmesinin yegane güvencesinin örgütsüzlük olduğunu bilmenin hırsıyla her türlü örgütlenme çabasına saldırıyorlar. Bu saldırganlık, iş cinayetlerine karşı mücadelenin asıl olarak örgütlülülükten geçtiğinin somut ifadesi oluyor.