İş cinayetleri çocuklara sıçradı!

6 yaşındaki Ali iş cinayetine kurban gitti!

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 13 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Dershane parası için rezidans inşaatında çalışırken gerekli önlemler alınmadığı için düşerek hayatını kaybeden 19 yaşındaki Erdoğan Polat'ın kanı kurumamışken, birçok yerden yeni iş cinayetleri haberleri gelmeye devam ediyor.



 



İşçinin kanı üzerinden semiren burjuvazinin almadığı güvenlik önlemleri, gaspettiği sosyal haklar, dayattığı kölece çalışma koşulları sadece o iş yerinde çalışanları değil, onların yakınlarını, çocuklarını, ailelerini de tehdit ediyor. Antalya’nın Aksu İlçesi’nde bir kereste fabrikasında çalışan 23 yaşındaki işçi, 6 yaşındaki çocuğunu işte bu iş cinayetlerinden birine kurban verdi.



 



Eşi çalıştığı için iki çocuğunu yanında fabrikaya götürmek zorunda kalmıştı Özgür Öz. Fabrikada oyuna dalan çocuklardan 6 yaşındaki Ali Can Öz'ün üstüne tomruklar devrildi ve küçük çocuk yaşamını yitirdi. Ali'nin ölümüyle tomrukların istiflenmesinde hiçbir önlemin alınmadığı ve saatli bomba gibi işçilerin yaşamlarını tehdit ettiği de açığa çıkmış oldu. Bununla birlikte işçilerin çocuk bakımı da dahil her türlü sosyal güvenceden yoksun alan yaşamlarına dair keskin gerçekleri bir kez daha, en trajik biçimlerle yüzümüze vurdu! 6 yaşındaki Ali, toplumsal bir hak olan kreş sorununu ve çocuk bakımını bir kez daha gündeme getirdi.



 



İş yasasına göre 150'den fazla kadının çalıştığı yerde kreş açma zorunluluğu bulunuyor. Ama burjuvazi bundan kaçınmanın yolunu her zamanki gibi buluyor. Örneğin daha az sayıda kadın çalıştırarak bundan kurtuluyor ya da danışıklı dövüş içerisinde, zaten yapılmayan ve yapılsa da içinde birçok işin döndüğü denetimlerden kurtuluveriyor.



 



Oysa sadece annelik hakkı için değil, babalık ve çocuk hakkı için de her işyerinde sayıya ve cinsiyete bakılmaksızın bir kreş olması gerekiyor. Ama burjuvazi sadece kendi yararına kararlar almakta ve sadece çıkarına uygun olanları devreye sokmakta.



 



Diğer taraftan işyerinde alınmayan güvenlik önlemi belki Ali Can olmasaydı bir başka işçinin yaşamını sonlandıracaktı. Bugün ölen 6 yaşında bir çocuktu. Yarın belki bir başka sevdiğimizi yitireceğiz bu cinayetlerde…



 



Bunlara dur demek ve hesap sormak, insanca çalışma koşulları için örgütlü, kararlı ve direngen bir mücadelenin yürütülmesinin zorunluluğunu çıkarıyor karşımıza.