Burjuvazi işçi ve emekçileri kavgaya davet ediyor, "davetleri kabulümüzdür!" diyoruz!
İşçi sınıfının uluslararası birlik-mücadele-dayanışma günü olan 1 Mayıs'a günler kaldı.
Bu 1 Mayıs'a da çürümüş kapitalist sömürü düzeninde biz işçi ve emekçilerin payına düşen sömürünün, issizliğin, yoksulluğun, aşağılanma ve gelecek güvensizliğinin biraz daha büyüdüğü koşullarda giriyoruz.
Öfkemizin patlamasından korkan burjuvazi hayatımızın her anı üzerindeki denetimini ve faşist devlet terörünü sistematik olarak tırmandırıyor.
Kürt sorunu, kadın sorunu, Alevi sorunu basta olmak üzere onlarca yıldan beri çözümlenmemiş toplumsal sorunlar, eşitsizlik ve ayrımcılık ağırlaşmış olarak sürüyor.
Bunlara bir de dinci çeteler aracılığıyla boylu boyunca içine dalınan bir savaş tehlikesi eklenmiş durumda...
Her 1 Mayıs gibi bu 1 Mayıs da bu yüzden burjuvazinin korkularını kamçılıyor.
İsçiler ve emekçiler olarak taleplerimizi ve özlemlerimizi kendi dilimizce haykırmamızın önünü almanın yollarını arıyorlar.
Bizim bu kavga günümüzü, sermayeyi rahatsız etmeyecek şekilde, süt dökmüş kediler misali geçiştirmemizi istiyorlar.
Uğruna kan döktüğümüz, uğruna defalarca devlet terörü ile ezilmeye çalıştığımız Taksim'i, kavgamızın yüreğini, bize kapatacaklarını sanıyorlar.
İşçi ve emekçilere meydan okumak anlamına gelen bu yasağa, bu kavga davetine karşı, "davetleri kabulümüzdür!" diyoruz!
Onlara bunun nafile bir çaba olduğunu bir kez daha tattıracağız!
İşçi ve emekçilerin iradelerini kendilerinin çizdikleri sınırlara hapsetmekte önemli bir eşik olarak gördükleri bu yasağı da tıpkı Haziran İsyanı'nda olduğu gibi paramparça edeceğiz!
Bu irade savaşında geri adım atacak olursak açgözlü burjuvazinin hazır beklettiği saldırıların bir bir yürürlüğe konulacağını bilerek dövüşeceğiz! Bize soluk almanın dahi yasaklanacağını, öte yandan soluduğumuz havanın bile paralı hale getirileceğini bilerek dövüşeceğiz!..
Kölece çalışmaya ve kölece yaşamaya hayır diyeceğiz!.. Bundan böyle ne Kürt kardeşlerimize yeniden silah sıkılmasına seyirci kalacağız ne Suriye'yle savaşa izin vereceğiz!.. Alevi ve Süryani, Ermeni, Rum ve Arap kardeşlerimize, kadınlarımıza, gençlerimize yapılan baskılara ve ayrımcı uygulamalara “artık yeter” diyeceğiz!..
Bunlar için gerekirse Haziran İsyanı'nda en önde dövüşürken ölümsüzleşen gencecik fidanlarımız gibi cesur ve kararlı olacağız!..
İşçi sınıfının tarih boyunca yürüttüğü görkemli kavgaların deneyim ve moral gücüyle yürüyeceğiz bu köhne sömürü düzeninin ve burjuva fasit rejimin üzerine!
Greif'te uğradıkları ihanete rağmen 60 gün bana mısın demeden yiğitçe direnen sınıf kardeşlerimizin emek diliyle konuşacağız!...
Kapitalist barbarlık sistemine karşı dünyanın her yerinden yükselen damıtılmış kolektif öfke ile birleştireceğiz öfkemizi ve ezilen insanlığın kurtuluşu yolundaki adımlarımızı hızlandırma kararlılığı ile dolduracağız meydanları ve sokakları.
- Yaşasın işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs!
- Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!
- Yaşasın devrim ve sosyalizm!