Greif işçilerinden yanıt!

Greif işçileri DSİK Tekstil ağalarının sitelerine koydukları yazılara yanıt verdiler...

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 23 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Budak ve şebekesi, sendikanın internet sitesinden sokak ağzıyla açıklamalar yayınlayıp içerisine düştükleri rezaletten kurtulmaya çalışıyorlar.



 



Güya sendikaya saldırı varmış, sendikada Greif işçileriyle toplantı yapılmasına engel olmak istemişiz. Güya bizi durdurmuşlar. Güya kendileriyle birlikte Greif işçileri de bize engel olmuş…



 



Ah sizi düzenbaz yalancılar sizi!



Biz sendikaya falan saldırmadık, tepkimiz sizin gibi pisliklereydi. Her şeye rağmen çok soğukkanlıydık. Biz sadece sendikanın bulunduğu binanın önünde beklerken, siz bize küfürler ve soparlarla saldırdınız. Ama yüreksiz çıktınız. Sadece yumruklarımızla kendimizi koruduk ve cezanızı verdik. Yaralı arkadaşlarınızı ve sopalarınızı bırakıp kaçtınız.



 



Siz kimseyi durdurabilmiş değilsiniz. Biz sizi kaçıp arkasında korkudan titrediğiniz kapıları aşıp kafanızı gözünüzü kırabilir, sendikaya da çıkabilirdik. Yazdıklarınızdan sizin de bunu istediğiniz anlaşılıyor ya, ama biz sizin bu oyununuza düşmedik. Çemen işçisine oynadığınız oyunu bir daha sahnelemenize izin vermedik.



 



Yalancısınız!



Yanınızda kişiliksiz sendika yöneticileriniz, oğullarınız ve bazı mafya bozuntusu korumalarınız dışında tek bir Greif işçisi yoktu.



 



Yukarıda tazminatlarını almak için çaresizlikten ve kandırmacalarınıza aldanıp sizi dinlemek isteyen 5-10 kişiden oluşan bir grup Greif işçisi vardı. Ama onlar da yukarıda kaldılar, çünkü onların da büyük bölümü daha düne kadar size küfreden, lanet eden arkadaşlarımızdı, hala da öyle olduğunu biz de siz de biliyorsunuz. Onlardan bazıları da yaşanan durum karşısında inip bize katıldılar.



 



Ama siz onların varlığını bize karşı kullanmaya çalıştınız, kurduğunuz plan içerisinde onları bir siper olarak kullanmaktı niyetiniz. Biz yukarı çıkacaktık ve arkadaşlarımız tazminatları için sizden çaresizce yardım isterken onların beklentilerine karşı çıkmış olacak, karşı karşıya gelecektik.



 



Ama biz arkadaşlarımıza istedikleri gibi toplantı yapabileceklerini, kendilerini bekleyeceğimizi belirttik. Sonuçta onlar bizim bir yere kadar mücadele arkadaşlarımızdı, orada bulunuyor olmaları da çaresizliklerindendi. Aşağıda beklememizin nedeni de bu oldu. Bunun için siz de zaman kazanıp polisin de gelmesiyle kendinizi güvenceye alabildiniz.



 



Alçaksınız!



O kadar alçaksınız ki 70 küsur gün boyunca neredeyse her gün ihanet edip kazanmalarının önüne geçtiğiniz, polis operasyonlarına katılıp gözaltına aldırttığınız işçilerin yorgunluğunu ve mücadeleden uzak duruşunu bize karşı kulanıyorsunuz.



 



Biz şu an kimseye bu mücadelenin hala da başladığı sayıda devam ettiğini söylemiyoruz ki? Bunca zorluğa, engele, yokluğa rağmen biz direnişimizi bu aşamaya getirdik. Şu an direnişimiz büyük ölçüde bir onur mücaedelesi, aynı zamanda sizden hesap sormak için direniyoruz. Dolayısıyla bu mücadelenin az sayıda işçi tarafından yürütülüyor olması sizi kanıtlamaz ki?



 



Yüzlerce işçi arkadaşımız bizi destekliyor, size lanet okuyor. Ama elbette arkadaşlarımızın sorumlulukları var, bir kısım arkadaşımız da yıldı, tek istekleri tazminatlarını kurtarmak, bunun için de mücadeleyle olmuyor, bari böyle kurtaralım diyerek, ama size lanetler okuyorak kapınıza (kapınız diyoruz ya, orası sizin değil biz işçilerin istedikleri zaman gitmek de onların hakkıdır) gelebiliyor.



 



Bu onların tercihidir. Sonuçta insanların bir dayanma sınırı var, yaşam şartları ve zorluklar onları böyle bir yola sevkedebiliyor.



 



Fakat biz az sayıda işçi kalsak dahi onur mücadelesine devam ediyoruz. Dilene dilene değil, direne direne kazanacağız.



 



Üstelik az da değiliz. Daha geçtiğimiz günlerde DİSK'te yaptığımız işçi toplantıya yüzü aşkın işçi arkadaşımız katıldı. Daha fazlasının da kalben bizim yanımızda olduğunu biliyoruz. Zaten çok sayıda işçi arkadaşımız da bizi arıyor, bugün yanımızda değillerse artık daha fazlasını kaldıracak güçlerinin kalmadığından olduğunu söylüyorlar.



 



Sonuçta biz kimseyi kandırmadık, bu yola çıkarken ve bu yolda yürürken bütün kararları birlikte aldık. Mücadele içerisinde de en önde yürümeyi ve en önce bedel ödemeyi bildik.



 



Kendini düşünen insanlar olsaydık, sizin gibi şarlatan ağa takımının bize önerip durduğu koltukların peşinde giderdik. O koltukları da kimse bizden alamazdı. Sizin gibi pisliklerden işçi sınıfını kurtaracağız!



 



Yaptıklarınızdan sonra yazdıklarınızı da okuyunca işçi sınıfına ne kadar yabancı olduğunuzu bir kez daha gördük. Böylelikle sizin gibi pisliklerden işçi sınıfını ve DİSK'i kurtarmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kavradık.



 



Bu bilinçle mücadelemiz sürecek, yakanızı bırakmayacağız!



 



Direnişçi Greif İşçileri



23 Nisan 2014