İşçi direnişlerinde mayalanan...

Kendilerini pratik içinde eğitip büyüten bu direnişler işçi hareketinde yeni bir mayalanmanın göstergesi

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 24 Nisan 2014 (12 yıl 6 ay önce)

Murat Kaya





İşçi sınıfı hareketi örgütsüz, dağınık, parçalı yapısına rağmen, kapitalist sömürü çarkının dişlileri arasında öğütülmeye karşı irili-ufaklı çıkışlar yapıyor. Özelleştirme dalgasına, taşeron köleliğine, ücretlerin ödenmemesine, fiili örgütlenme yasağına karşı önemli direnişler sergiliyor. Bu çıkışların bir kısmı kendisini “ekmek kavgası”yla sınırlarken, bir kısmıysa militan biçimler yaratarak ilerliyor.



 



Muğla’da Yatağan, Yeniköy, Kemerköy termik santral işçilerinin özelleştirme saldırısına karşı 8 aydır farklı biçimler kazanarak süren direnişi, Zonguldak’ta Çatalağzı Termik Elektrik Santrali - ÇATES işçilerinin özelleştirme karşıtı mücadelesi, Kütahya’da özelleştirilen Seyitömer Termik Santrali işçilerinin işten çıkarılmaya karşı fabrikayı ateşe veren öfkesi, İstanbul’da Çapa, Cerrahpaşa ve Marmara hastanelerinde taşeron sağlık çalışanlarının direnişi, İzmir Çiğli Luna Elektronik’te işçilerin sendikalı olarak işe dönmek için yürüttükleri 2 aya yaklaşan direnişi, İstanbul’da Punto Deri, Karaca Tekstil ve Kumport Liman işçilerinin işlerine sendikalı olarak dönmek için yürüttükleri uzun soluklu direnişleri, Çerkezköy’de GF-Hakan Plastik işçilerinin 2 aydır sendikalı olarak işe dönmek için yürüttükleri mücadele, Greif işçilerinin, taban örgütlülüğü üzerinden sendikal ihanete rağmen taşeron köleliğine karşı 2 ayı aşan direnişi, İnşaat İşçileri Sendika Girişimi'nin 1İstanbul Projesi işçilerinin kazanımla sonuçlanan direnişi…



 



İlk ağızda sayabildiğimiz bu direnişlerin ortak özelliği işçi sınıfının dağınık, örgütsüz, parçalı yapısına bayrak açmış olmaları… Özelleştirmeye, taşeronluğa, sendikasızlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya karşı örülen bu direniş mevzilerinde yer alan işçilerin önemli bir kısmı hayatında ilk kez bir işçi direnişine katılıyor. Direniş mevzilerinin örülmesinde ve yürütülmesinde öncü rol oynayan işçiler açısından da aynı şey söz konusu… Başka bir deyimle kendilerini pratik içinde eğitip geliştirerek ilerliyorlar.



 



Dolayısıyla işçi hareketinde yeni bir mayalanmadan bahsetmek abartı olmayacak. Bu mayalanma kendinden menkul bir şey değil. İşbirlikçi tekelci kapitalizmin yeni birikim modellerinin önünü açmaya dönük neoliberal saldırganlığı şaha kaldırdığı, devrimci, komünist güçlerin biçildiği, toplumsal muhalefetin yenilgiye uğratıldığı, sokak hareketinin alabildiğince zayıflatıldığı 2000′ler Türkiye’sinin ardından, 2008 krizinin yarattığı sonuçlar ve 2010 büyük TEKEL direnişiyle açılan yeni dönem, işçi hareketinde özgüven duygusunun güçlenmesine, sokağın meşrulaşmasına kaynaklık etti.



 



Kölece çalışmaya, güvencesizliğe ve geleceksizliğe karşı irili-ufaklı işçi direnişlerinin artmaya başladığı, 2008′den itibaren 1 Mayıslar'da Taksim konusundaki irade savaşını emek cephesinin kazandığı, nihayet Haziran İsyanı’nın taşları yerinden oynattığı bir dönemde, işçi sınıfının sınıf olarak söz söylemesinin önünü açacak birikimlerin artışına tanık oluyoruz.



 



Türkiye coğrafyasının farklı noktalarında benzer nedenlerin kaynaklık ettiği birbirinden kopuk gibi görünen işçi direnişleri, Haziran İsyanı’nın ortaya çıkardığı sokağın gücüyle de etkileşim içinde, sınıf hareketinde yeni bir mayalanmaya işaret ediyor. Üst üste binip, birbirini tetikleyen işçi eylemlerinin herbiri diğerinin üzerinde ileriye çeken etkiler yaratarak yürüyor. Çemberi dışa doğru açıp, etki alanını genişleten bir dinamik söz konusu…



 



Bu dinamiğin güçlenmesi, tek tek işçi eylemlerinin birbirlerini tamamlayıp bütünledikleri bir sınıf hareketine dönüşmesi, mayanın tutması kendiliğinden bir süreç olarak işlemeyecek. İşçi sınıfının çok geniş bölükleri halen örgütsüz ve parçalı. Burjuvazi ve işbirlikçileri binbir yöntemle sınıfın örgütsüz ve parçalı yapısını derinleştirmeye oynayacak. İşçi direnişlerinin kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışacak. İşçi sınıfının sınıf olarak söz söylemesinin önünü almak için sayısız yönteme başvuracak.



 



Burada işçi sınıfı devrimcilerine, sınıf bilinçli işçilere, öncü güçlere büyük sorumluluklar düşüyor. Geleneksel bürokratik sendikacılık ve örgütlenme anlayışıyla açıktan bir hesaplaşma, devrimci, militan bir sınıf hareketinin öznesi olacak hücresel örgütlenme, bunlar üzerine kurulu işyeri komite ve meclisleri taban inisiyatifinin açığa çıkarılmasında önemli misyonlar yüklenecektir.