Kölece çalışmada dev adım!

Burjuvazi ve devleti "devrim niteliğinde" diye tanımladığı kapsamlı bir saldırıya hazırlanıyor

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 8 Mayıs 2014 (12 yıl 5 ay önce)

Burjuva hükümetin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in geçtiğimiz günlerde Sabah gazetesine yaptığı açıklamalar "Çalışma yaşamında devrim niteliğinde düzenlemeler!" başlığı ile birçok gazeteye haber olmuştu. Faruk Çelik o açıklamasına da her zamanki gibi, iki kişi istihdam edecek emekliden sigorta destek primi alınmayacak, Bağ Kur borçları nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanamayanların borçları silinecek... gibi işçi ve emekçilerde kendi lehlerine düzenlemeler yapılıyormuş izlenimi yaratacak bir girizgahla başlıyordu.  



 



Kıdem tazminatı konusunda da "siyasi kaygılardan arınıp 2015'de mutlaka çözülmeli!" diyerek ön hazırlık yapan Çelik, asıl "müjdeyi" de kiralık işçi bürolarının önünü dizginsizce açacak düzenlemeler yapılacağını söyleyerek verdi. İşçi sınıfının tamamen örgütsüzleştirileceği, güvencesizlik ve esnekliğin temel çalışma biçimi haline getirileceği bu büroların önündeki küçük pürüzlerin de giderileceği anlamına gelen bu saldırıyı da şekere bulamayı ihmal etmedi: Ev işlerine giden kadınlar ile mevsimlik işçiler bu bürolar üzerinden istihdam edilecekti! Öyle ya her iki sektör de kuralsızlık ve keyfiliğin diz boyu olduğu sektörler. Çelik efendi saldırıyı bu "en"lerden başlatarak özündeki düşmanlığı perdelemeye çalışıyor. Ona göre böylece farklı farklı yerlerde çalışan işçilerin en azından sigorta primleri yatacakmış! Nasıl, kim tarafından, kaç gün üzerinden ve hangi oranda gibi sorular ise her zaman olduğu gibi "belirsiz"!



 



Çelik'in o açıklamasında taşeronluk sistemi konusunda yapılacağı söylenen düzenlemelerin mantığı ve niteliği de dile geliyordu. Aslında yasalarda zaten varolanı yeniymiş gibi tekrarlayan Çelik, üstüne üstlük bir de itirafta bulunarak aslında neyi hedeflediklerini açıkça itiraf ediyordu. Malzemesi yine Karayolları'nda çalışan işçilerdi. Adalet savaşçısı  kesilen Çelik'e göre burada binlerce taşeron işçi vardı ve bunlar asgari ücret alırken kadrolu işçiler 3 bin TL ücret alıyorlardı! Çelik'e göre böyle bir çelişki olamazdı!



 



Çelik'in birkaç gün önce soyut ve genel açıklamalarla gündeme taşıdığı "devrim niteliğindeki düzenlemelerin" esası ve daha bütünsel hali de bugünkü Cumhuriyet'te Olcay Büyüktaş Akça'nın Emek Dünyası köşesine taşıdığı haber yorumda mevcut. Habere göre, hazırlanan yeni sosyal güvenlik paketi kamuda yarı zamanlı çalışmanın önünü açarken, özel istihdam bürolarının da hareket alanı ve yetkileri genişletiliyor.



 



Taşeron işçi tanımı değiştiriliyor!



Taşeron işçinin tanımının nasıl yapılacağı henüz net değil. Oysaki fiilen uygulanmayan mevcut yasada, taşeron işçi çalıştırmanın belli kuralları var: İş, işletmenin gerekleri ve teknolojik zorunluluk. Bu 3 koşul gerçekleştirilmeden taşeron çalıştırmak mümkün değil.



 



Fakat belirttiğimiz gibi mevcut yasada bu koşullar olsa da fiiliyatta uygulanmıyor. Sadece işçi mahkemeye gittiğinde bu yasal haklardan yararlanarak haklarını asıl patrondan alabiliyor. Kısacası varolan yasa fiilen uygulanmasa da bu koşulların yasal süreçte dikkate alınmak zorunda kalınması ve asıl işverenin yükümlülük altına sokulması nedeniyle  taşeronlaştırmanın önüne belirli sınırlamalar koyuyor. Uzmanlar hükümetin "devrim niteliğinde düzenlemeler" olarak sunulan paketinde taşeron işçi çalıştırmakla ilgili bu 3 koşulun kaldırılması durumunda ülkenin kelimenin gerçek anlamıyla "Taşeron Cumhuriyeti" haline geleceğini ifade ediyorlar.



 



Ayrıca kamuda çalıştırılan taşeron işçilerin hakları veriliyormuş izleniminin yaratılmasının da çarpıtma dışında bir anlam taşımadığını, çünkü bu hakların mevcut yasada zaten varolduğu ama çeşitli hilelerle uygulanmadığını  vurguluyorlar. Yanısıra kamuda çalışan taşeron işçilerle 3 yıllık sözleşme yapılmasının özel sektör için de geçerli olması gerektiğini belirtiyorlar. Bildiğimiz gibi kıdem tazminatı alabilmek için en az 1 yıl çalışmak gerekiyor, fakat taşeron işçilerle genelde 11 aylık sözleşmeler yapıldığı için işçiler bu haklarından yararlanamıyorlar.



 



Kaldı ki bunların hepsi sağlansa bile burjuvazinin asıl muradının taşeron işçiliği esas çalışma biçimi haline getirmek olduğunu ve tasarının da bu mantık ve niyete göre şekilleneceği açıktır. Paketteki diğer esnek ve kuralsız çalışma biçimleri ile birlikte düşündüğümüzde, taşeronluk sınırlandırılsa bile işgücü piyasasındaki vahşi sömürü koşulları farklı enstrümanların devreye sokulması ile pekiştirilecek. Aslolan da budur!



 



Kamuda yarı zamanlı çalışmanın önü açılıyor!



Daha önce gündeme gelen yarı zamanlı çalışma da pakette yer alan diğer saldırılardan biri. Buna göre kamu kurumlarında isteğe bağlı olarak günde 3-4 saatlik yarı zamanlı çalışan istihdam edilecek. Günde 3-4 saatlik çalışanların sigorta ve diğer haklarının nasıl hesaplanacağı da belirsiz! Bunun gerçekleşmesi demek, işçi sınıfının güvenceli olarak tabir edilen küçük bir çekirdeğinin de tasfiyesinde daha büyük adımların atılması demektir.



 



Taşeronlukla ve özel istihdam büroları ile ilgili düzenlemelerle birlikte düşündüğümüzde Türkiye'de yıllardır uygulanan neoliberal istihdam modellerine bütünsel bir geçiş yapılmaya hazırlanıldığı netleşecektir.



 



Kölelik bürolarının kapsamı ve yetkisi genişletiliyor!



Pakette, esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması konusunda başka tuzaklar da var. Bunlardan biri de doğum iznine giden kamu çalışanının yerine özel istihdam bürosundan sağlanacak geçici  işçinin istihdam edilmesi. Böylece kölelik büroları kamuda da işlevlendirilmiş oluyor.



 



Kölelik bürolarının önü asıl olarak bazı hizmetler için kadrolu eleman çalıştırmak istemeyen firmaların istihdam büroları aracılığıyla işçi kiralayabilmesiyle açılıyor. Her yere çekilebilecek bu düzenleme yapılırsa firmaların işin hemen tüm boyutlarında kiralık işçi çalıştırmayı tercih edecekleri açıktır! Kısacası gerek kamuda, gerekse özel sektörde kiralık işçi büroları üzerinden işçi sağlanabilecek, geçici iş ilişkisi kurulabilecek. Bu da burjuvaların keyfine bırakılacak!



 



Kiralık işçiliğin ne olduğu ise açık: Patronlar 3 günlük, 5 günlük, 10 günlük sürelerle işçi kiralayabilecek, işçinin muhatabı işini yaptığı patron değil, kiralık işçi bürosu olacak, ücretini asıl işi yaptığı yerden değil bu simsarlık kurumlarından alacak! İş sahibinin verdiği paranın önemli bir kısmı bu bürolara giderken bir kısmı da işçiye ücret olarak verilecek. Fakat işçinin çalışmadığı günlerdeki sigorta primlerinin ödenip ödenmeyeceği, ödenecekse kimin ödeyeceği belli değil. Böyle bir işçinin kıdem tazminat hakkı ve ücretli izin hakkı kazanamayacağı da çok açık. Herhangi bir sendikada örgütlenmesi mümkün görünmüyor; hangi işkolunda, hangi sendikada örgütleneceği, toplusözleşme hakkını nasıl kullanacağı belli değil.



 



"Üç çocuk doğurun!"



Pakette, üç çocuk doğurmanın teşvikiyle ilgili 6 maddelik bir taslağın hazırlandığı belirtiliyor. Elbette ki bu da esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasını sağlayacak bir zemin olarak tasarlanıyor: Doğum öncesi ve sonrası yarı zamanlı çalışma, sigorta priminin devlet tarafından karşılanması, evlenmenin teşvik edilmesi gibi destekler ile çocuğu 2 yaşına gelene kadar annelere evden veya kısmi süreli çalışma olanağı tanınacak.



 



Kamuoyunda çokça tartışılan Kadın İstihdam Paketi bir torbayla geçirilmeye çalışılacak. Çocuk bakımının oluşturulacak yaygın kreş ağı ve işyerlerinde kurulacak emzirme odalarıyla sağlanması yerine, kadını bir taraftan eve bağlamanın ama aynı zamanda da evde çocuk bakımıyla birlikte yarı zamanlı çalıştırmanın çifte sömürüyü derinleştirmekle özdeş olduğu açıktır. Kapitalist vampir kadın emeğini hem ev işleri, hem çocuk bakımı ve hem de kapitalist üretim içinde istihdam ederek iliğine kadar sömürüyor! Emeğin yeniden üretimi ve üretimin kapsamlı bir saldırı planıyla içiçe geçirildiği bu düzenlemenin cilalanarak milyonlarca işçi emekçi kadının bilinci haline getirmekse tarihsel bir görev olarak duruyor.



 



Sözün özü burjuvazi işçi sınıfı ve emekçilere dönük kapsamlı bir saldırıya hazırlanıyor. Seçimler ve 1 Mayıs sonrasında beklenen bu sldırganlık ilmek ilmek örülecek bir gelen grev, genel direnişle püskürtülebilir. Bu da her bir parçası için bilinç oluşturmaktan tutalım da lokal direnişlerin örgütlenmesine kadar kapsamlı bir mücadele programı ile örülebilir.