Erdoğan’a Hayır!

Faşist Türk devletinin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 19 Haziran'da Avusturya'nın başkenti Viyana'ya geliyor

DÜNYA
Cuma, 13 Haziran 2014 (12 yıl 4 ay önce)

Faşist Türk devletinin Başbakanı RTE, Avusturya'nın başkenti Viyana'ya geliyor.



 



RTE şahsında neoliberal AKP rejimini teşhir ve protesto etmek için Avusturyalı ve Türkiyeli antifaşistlerin ve Kürt yurtseverlerinin katılımıyla19 Haziran'da Viyana'da bir miting ve yürüyüş gerçekleştirilecek



 



Alınteri'nin de çağrıcısı olduğu eylemin çağrı metnini yayınlıyoruz:






Emekçilerin ezilmesine, işçi ve sendikal harekete yapılan baskılara karşı!





Devrimcilerin yargılanmasına karşı ve Gezi Direnişi ruhuyla!





Alevi, Kürt, Ermeni ve diğer etnik ve dini azınlıklara dayatılan ayrımcılığa, baskıya ve zulme karşı!





Devlet baskısına, zulmüne, cinayet ve katliamlarına, otoriter AKP Hükümeti'nin yürüttüğü kirli savaş politikalarına karşı!





Erdoğan’ın Viyana mitingine hayır!





Gerici AKP rejimine hayır!





Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 19 Haziran’da Viyana’ya geliyor.





Kısa süre önce Köln’de yaptığı gibi Viyana’da da bildik nutuklarını atacak. Hükümete yakınlığıyla bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği, “Ankara’nın yeni sultanı”na cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Avusturya’da kürsü oluşturmakla kalmıyor, AKP’nin gerici politikasını ve ürettiği gerilimleri de buraya taşıyor.





AKP Hükümeti'nin politikası açıktır ki giderek artan bir şekilde otoriterleşmekte ve faşistleşmektedir.





Coşkulu Gezi hareketinin yaklaşık bir sene önce vahşet ve şiddetle nasıl bastırıldığı hala hafızalarımızda. Ezilenlere yapılan bu saldırılar, dokuz cana mal oldu. AKP rejimi henüz geçtiğimiz haftalarda anma etkinliklerine ve eylemlere katılan iki insanı daha katletti.





Geçen ay meydana gelen ve AKP’nin özelleştirme politkalarının, güvenlik önlemlerinin sistemli bir şekilde göz yummasının ve aynı ilçede daha önce meydana gelen iş kazalarıyla ilgili meclise sunulan araştırma önergesini reddetmesinin bir sonucu olarak, resmi açıklamalara göre 300 madencinin canına mal olmuş Soma “kazası” da hafızamızda.





İş cinayetlerinde hayatını kaybeden 14 bin işçi, 12 yıllık AKP iktidarının kanlı bilançosunu gözler önüne sermektedir.





Sendika ve emek hareketinin tescilli düşmanı olan Erdoğan ve AKP Hükümeti, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün belirlediği standartların hayata geçirilmesine, güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarının oluşturulmasına, sendikalaşma bağlamında sendikal örgütlenme ve toplusözleşme hakkını korumaktan çok uzak bir durumdadır.





Bunun yerine sosyo-ekonomik koşullar ağırlaşmakta, ülke zenginlikleri peşkeş çekilmekte, tüm bu politikaların sonucunda açlık ve yoksulluk artmakta, işçi mücadeleleri şiddetle bastırılmakta, sendikal haklar sınırlandırılmakta, ve emek hareketinin önüne baskı ve saldırılarla geçilmeye çalışılmaktadır.





Tüm bunların yanında Erdoğan, Alevilerin, Kürtlerin, Ermenilerin ve diğer dini ve etnik grupların bastırılmasını ve ötekileştirilmesini temsil etmektedir.





İki buçuk yıl önce en genci 12 yaşında bile olmayan, 18’i çocuk otuz dört sivil Kürdün Türk savaş uçakları tarafından bombalanarak öldürüldüğü Roboski katliamı tüm Kürtlerin ve demokratların hafızasında dipdiri durmaktadır. Bunun yanı sıra, henüz birkaç gün önce Kuzey Kürdistan'ın Amed'e bağlı Lice ilçesinde kalekol yapımını protesto eden yöre halkına Türk askerleri ateş açarak, iki kişiyi öldürmüş, birçok insanı da yaralamıştır.





Türkiye, birçok dinin, mezhebin ve farklı inancın bir arada bulunduğu bir ülkedir. Ancak Erdoğan önderliğindeki muhafazakar-İslamcı AKP rejimi bunu bir zenginlik olarak değerlendirmek yerine, Alevi, Yezidi, Hrıstiyan ve diğer dini azınlıkları tüm gücüyle asimile etmeye çalışmaktadır. Alevi inancı tanınmamakta, diğer dinlerin varlığına saygı gösterilmemektedir.





Kadının özgürleşmesi bastırılmaktadır. AKP Hükümeti kadın haklarını ayaklar altına almış, kürtajı yasaklamış, kadınların “evlilik” yaşını indirmiştir.





Düşünce özgürlüğü sürekli darbe almakta, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya araçları zaman zaman tümüyle yasaklanma, protestolara suç muamelesi yapılmakta, eylemciler sokak ortasında dövülmekte ve hukuk yoluyla bastırılmaktadır.





AKP rejiminin içerideki kirli savaş politikasıyla kana bulaşan elleri dışarıya da uzanmakta, hükümetin saldırgan politikası kan izlerini Suriye’ye de taşımaktadır.





Tüm bunlara karşı çıktığımız gibi, FPÖ tarzı batı menşeli sağ, şovenist ve ırkçı politikaları da çekinmeden karşımıza alıyoruz!





Burada yaşayan herkes için eşit politik haklar, seçme ve seçilme hakkı talep ediyoruz!



 




Demokratisches Bündnis gegen Erdoğan: AABF, AAGT, AAKM, ADHF, AGID, ALINTERI, AKS, AfA, ATIGF, AUGE, AvEG-Kon, Demokratisches Gemeinschaftsbündnis, DIDF, DIDF-Jugend, Feykom, Freiheit und Solidarität Österreich, FSG-Jugend, Der Funke, GLB, KJÖ, KOMintern, KPÖ, KSV, Kulturverein Nazim Hikmet, Linkswende, MigrantInnen Verband, ÖGJ, Offensive gegen Rechts, PdA, REVOLUTION, Revolutionärer Aufbau, Revolutionäre Jugend, Rote Falken, SJÖ, SLP, Solidar-Werkstatt, Sozial- und Arbeitsreferat der ÖH Uni Graz, TKP, VSStÖ, Young Struggle, YDG, YXK





 



Alınteri / Viyana