Cevizli Tekel direniyor

İşçi sınıfının mücadele tarihinde önemli direnişlere imza atmış Cevizli Tekel bir üniversiteye peşkeş çekilecek!

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 14 Haziran 2014 (12 yıl 4 ay önce)

İşçi sınıfının mücadele tarihinde önemli direnişlere imza atmış tütün fabrikalarından biri Cevizli Tekel! Cevizli Tekel işçileri militan direnişleriyle tarihte yerini almıştır. Bir zamanlar özelleştirmelere karşı direnişe geçen Cevizli Tekel işçileri ve fabrikanın bulunduğu semtin (Maltepe- Kartal- Pendik) emekçileri de bu direnişlere destekverdiklerini unutmadılar.



 



Yaklaşık bir yıldan beri Cevizli Tekel Fabrikası bir üniversiteye peşkeş çekilerek kampüs yapılmak isteniyor. Dün akşam (13 Haziran) Kartal-Pendik-Maltepe forumları dayanışma platformu Cevizli Tekel Direnişi'ni unutmadıklarını ve bu fabrikanın bir karış toprağına dahi el sürdürmeyeceklerini Cevizli Tekel önünde gerçekleştirdiği toplantıyla bir kez daha kamuoyuna ilan etti.



 



Cevizli Tekel önünde yapılan forum, Yavuz Akdeniz'in moderotörlüğünde gerçekleşti. Yavuz Akdeniz forumu 1 Mayıs, 15-16 Haziran'dan Gezi'ye, Gezi'den Soma'ya ve özgürlük için savaşan ve ölümsüzlüğe gönderdiğimiz bütün devrim ve sosyalizm şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başlattı. Saygı duruşunun ardından konuşmacı olarak katılan Enerji-Sen Eğitim sekreterine söz verdi.



 





 



Enerji-Sen Eğitim Sekreteri, taşeron çalışma ve taşeron örgütlenme koşullarından söz etti. Taşeron çalıştırılmaya karşı mücadele ederken en büyük sorunun taşeron olarak çalışanların örgütlenme hakkının olmaması olduğunu vurguladı ve örgütlü mücadelenin önemine değindi. Konuşmasında enerji işçilerinin direnişlerinden de örnek vererek hem sendikal örgütlenmenin, hem de sınıfsal örgütlenmenin yapılmasının gerekliliği üzerinde durdu. Enerji-Sen Eğitim Sekreterinin konuşmasından sonra Eğitim-Sen Örgütlenme Sekreteri Hansel Gümüş işyeri güvenliği ve işçi sağlığı konusunda söz alarak konuşmasına başladı.



 



Hansel Gümüş konuşmasında işçi sağlığı ve işyeri güvenliğinin -sendikal örgütlenmeyi saymazsak- işçilerin doğru düzgün ve bilinçli bir örgütlü yapılarının olmasına bağlı olduğunu belirtti. İşçilerin öz örgütlenmelerinin, sınıf bilincinin yetersizliğinden kaynaklandığını vurgularken taşeron çalışmanın, özelleştirmelerin işçileri köle durumuna soktuğunu dile getirdi. Gümüş Soma katliamıyla ilgili olarak da, “Somanın diğer işçi katliamından ayrıldığı nokta sadece niceliktir, yani katledilen madenci sayısının yüzlerce olmasıdır” dedi. Gümüş de sınıf bilinçli örgütlenmenin önemine değinerek bütün bu yaşadıklarımızdan hükümetin sorumlu olduğunu söyleyerek konuşmasını bitirdi.



 



Gümüş'ün konuşması bittikten sonra Soma ile ilgili kısa bir sinevizyon gösterimi yapıldı ve ardından forum bölümüne geçildi. Forum bölümünde katılım gösterenler söz aldı söz alan katılımcılar genel olarak yaşananların AKP Hükümeti'nin neoliberal politikalarından kaynaklandığına vurgu yaptı. Bunun üzerine foruma katılım gösteren Alınteri muhabiri söz aldı. Söze 'Adressiz Sorgular' Kitabında Sezai Ekinci yoldaşın işkencecilerine söylediği bir sözü ile başlamak istediğini belirterek devam etti. Sezai Ekinci kendisine yapılan her türlü işkenceye çözülmeden direnirken işkencecilerin onu çözmek için 'diğerleri çözüldü, her şeyi anlattılar, sen boşuna direniyorsun', diye uyguladıkları psikolojik baskıya karşılık "eğer onlar çözüldüyse bu bizim hatamızdır, onların değil. Eğer biz düşmanımızın devlet ve kapitalizm olduğunu öğretebilseydik onlar da direnirlerdi” şeklindeki yanıtını aktardı:



 






Bizler asıl düşmanımız sömürü sistemi olduğunun bilinciyle işçilerle emekçilerle buluşmalı, onlara bu sistemi yerle bir etmeleri için sınıf bilinci ve örgütlü mücadele öğretisini götürmeliyiz. Aksi takdirde AKP hükümetten düşse bile hanginiz söyleyebilirsiniz sömürünün biteceğini, taşeronluğun kaldırılacağını... Bütün bunlar su sistemde mümkün değil hepimiz biliyoruz. Üstelik özelleştirmeler, taşeronluk şeklinde dayatılan kölelik sadece 10 senelik bir sorun değildir. Bu sorunlar 24 Ocak kararlarının alındığı Turgut Özal dönemine dayanır. AKP temelleri 12 Eylül zamanında atılmış askeri faşist darbe ürünüdür. 12 Eylül'den bu zamana kadar gerçekleştirilen katliamlara bakın, o zamanlar hangi partiler hükümettelerdi?.. Çorum, Sivas, Dersim, 19 Aralık, Ulucanlar, katliamlarında da yine bu devlet hükmünü yürütüyordu.




 




Sömürü sistemi sürdüğü, çarkı döndüğü sürece hangi parti olursa olsun böyle sürecek; o nedenle bizler düşmanımızın kim olduğunu iyi bilmeliyiz ve işçilere giderken de asıl düşmanımızın kapitalist sömürü sistemi ve onu yerle bir etmek için mücadele etmediğimiz takdirde bazı kazanımlar elde etsek de sonucun çok değişmeyeceğini akıldan çıkarmamalıyız. Asıl düşmanımızı görmeden ve işçilere, emekçilere göstermeden, sömürü sistemini yıkmadan sömürüden kurtulamayız bu bilinçle gitmeliyiz işçilerin yanına.




 





Daha sonra Alınteri okurlarından biri söz alarak 15 Haziran'da Ethem'i anmak için Çorum'a gitmek isteyenler hareket bilgilerini vererek çağrıda bulundu. Soma'da bulunan bir katılımcı da orada gördüklerini yaşadıklarını ve işçilerin durumu hakkında bilgilendirme yaptı. Daha sonra birkaç katılımcı daha söz alarak sadece taşeronluğa karşı mücadele etmenin yetmeyeceği, direnişlerin kazanımla sonuçlanmış olmasının önemli olduğu ancak tüm işyerlerinde bittiği anlamına gelmediği, üstelik sadece işleri için değil geleceksizliğin, güvencesizliğin, köleliğin dayatıldığı, hayatımızın her alanındaki hak gasplarının temelinin sömürüye dayandığını vurguladılar:



 




İşte bugün buradayız, bir senedir 'Cevizli Tekel'i yıktırmayacağız' diye zaman zaman eylemler yaptık, zaman zaman forumlar yapıyoruz. Eğer bir senedir buranın toprağına daha dokunmadılarsa bu bizim direnişimizin sonucudur. Bizim asıl düşmanımız sömürü sistemi olan kapitalizmdir. Ne sadece taşeron çalıştıranlar ne özelleştirilmiş fabrika sahipleri... bizim düşmanınız topyekün sistemdir. İşçilerle de bunları konuşmalı anlatmalıyız.




 



Ardından belediye araçlarının dönüş için gelemeyecekleri anons edilerek forumu kısa kesmemiz gerekiyor yoksa dönüş de problem yaşayacağız denildikten sonra katılımcılardan birinin okuduğu bir maden şiiri ve forum bileşenlerinin 17 Haziran Maltepe Eğitim-Sen'de saat 19:00'da yapılacak toplantının da çağrısı yapılarak forum sonlandırıldı.