Soma Maden Şirketi yaklaşık 6 bin işçinin ücretlerini ödemedi, işçiler Hükümet Konağı'nın önünde eylemde!
Katliamlar yetmedi. Şimdi de acının katmerlisinin üzerine yoksulluk, yoksunluk ve açlık dayatılıyor madencilere...
Soma Madencilik'e bağlı Eynez Madeni'nde sayısı 700'ü bulan ama devletin 301 olarak gösterdiği iş cinayeti daha yeni yaşanmışken, katliamın acıları henüz kapanmamışken -ki asla kapanmayacak-, cinayetler başka madenlerde (Mardin'e bakın!) devam ederken; devlet ve taşeron maden şirketleri işçilerin iş başı yapmaları için baskılarını sürdürüyorlar. "Madenlerde güvenlik önlemleri alınmadan hiçbir üretim yapılmayacak" diyen bu ahlaksızlar, çalışma koşullarını iyileştirmek bir yana her vesileyle madene inin diye buyuruyorlar!
Ancak işçiler artık eski işçiler değil ve bu baskılara, şantaj ve tehditlere öyle kolay kolak pabuç bırakmayacaklarını, o madenlere bu halleri ile inmeyeceklerini her vesileyle hissettiriyorlar. Sınıfın öz çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan bir örgütlenmenin olmamasını, işçi sınıfının yıllar içinde yaşanan kapsamlı saldırılarla örgütsüz ve kendi sınıf çıkarlarından uzaklaştırılmış bir kitleye dönüştürülmüş olması gerçeğini tepe tepe kullanmaya çalışan bu zebanilere yanıtı henüz bütünsel bir tutuma dönüşmese de o "her şeyi yuttururuz" gözüyle baktıkları işçiler veriyor.
Katleden kapitalist kar hırsı ve bunun bekçiliğini yapan devlet, maden işçisini şimdi de ödemediği ücretlerle terbiye etmeye çalışıyor. Açlık, yoksulluk, yoksunlukla yani...
Katliamdan sonra işçilere "şartlar iyileştirilene kadar maden kapalı kalacak, kapalı kaldığı sürece sigortalarınız ve maaşlarınız ödenmeye devam edecek" vaatlerinde bulunanlar şimdi bir kez daha sadece sömürü hırsıyla şekillenen o sınıf karakterlerini kusuyorlar. Yalancılık üzerine kurulan düzenleri için aslolanı öne çıkarmaktan vazgeçmeyeceklerini gösterircesine işçilerin ücretlerini yatırmıyorlar.
Maaşlarının neden yatmadığını soran-sorgulayan madencilere ise bir kanemici şirket malvarlıklarına tedbir amacıyla el konulmuş olmasını bahane göstererek, bu tedbir kararına ilişkin resmi sürecin ayın 20'sinde dolacağını ve ücretleri o zaman yatırabileceklerini söyleyerek tepkileri yatıştırmaya çalışıyorlar. Fakat maden işçileri bu mavallara kanmıyor artık ve direnişi seçiyorlar. Ücretleri yatırılmayan işçiler (ki bu sayı 6 bindir!) ellerindeki dövizlerle Hükümet Konağı'nın önünde oturma eylemine başladılar.