Kreuzberg'de Sekiz günde kırılamayan direniş sonucunda polis çekilme sinyali verdi
Berlin Kreuzberg Orlauer Caddesi'nde bulunan işgal okulumuza yapılan polis saldırısı direnişi kıramadı. Bugün polis şefi bir açıklama yaptı. Bu açıklamaya göre, yarına kadar belediyeden herhangi bir karar bildirilmezse polis geri çekilecek.
İki gün önce gerçekleştirilen ve 7 bin kişinin katıldığı yürüyüşün bitiminde, belediyeyi elinde bulunduran partinin üst düzey yetkilisi okulun boşaltılmayacağını açıklamıştı. Belediye yarına kadar yeni bir karar bildirmezse polis geri çekilecek. Eğer bu bir oyalama taktiği değilse, yarından sonra okul yeniden işgal statüsünü devam ettirecek. Bu da bizim direnişimiz açısından önemli bir kazanım olacak.
Almanya’da 1990’lı yıllara kadar işgal evleri vardı. Daha sonra buralara polis operasyonu oldu ve tüm bu işgal evleri yasallaştırılıp kiraya bağlandı. Bugüne kadar Almanya’da benzeri olmayan bir direniş bizim işgal okulunda oldu. Sekiz gün boyunca çatı işgali, insanların polisin içeri girme girişimi olursa kendilerini çatıdan atacakları açıklaması sonucunda polis bunu denemedi.
Ohlauer Caddesi'nde süren direniş Almanya çapında büyük bir destek gördü. Polis saldırısına karşı Almanya’nın Köln, Leipzig vb. şehirlerinde dayanışma eylemleri oldu.
Bugün işgal okulunun çevresinde yaşayan insanlar tarafından direnişimize destek eylemi yapıldı. Ohlauer Caddesi tamaman polis tarafından kapatılmış durumda, birkaç gün öncesine kadar tüm Kreuzberg caddeleri polis işgali altındaydı. Altı eyaletten polis ekipleri buraya sevkedilmişti. Polisler bir hafta boyunca ilan edilmemiş bir sıkıyönetim uyguladılar. Caddede oturan komşular kimliklerini polislere göstererek polis tarafından demirlerle kapatılmış alanın içinde saatlerce tur attılar. İnsanların ellerinde direnişi destekleyen dövizler vardı ve polisin derhal çekilmesini talep eden yazılar vardı.
Okulun içinde bulunan direnişçilere polisler her türlü psikolojik işkence yöntemini kullanıyorlar. Gece boyunca insanların uyumasını ve dinlenmelerini önlemek için sürekli ses yapıyorlar. Direnişçilere karşı hakaret ve aşağılama içeren sözler sarfediyorlar.
Bir haftayı geride bırakan direniş bütün coşkunluğuyla devam ediyor. İnsanlar direnişi dışarda destekleyenlerin bulunduğu caddeye yemekler getiriyorlar. Bu caddede bir bilgilendirme masası kurulmuş ve burada sürekli bekleyen ekipler var. İlgilenen insanlara sürekli aktüel gelişmeler biltdiriliyor. Yazılı bildiriler dağıtılıyor. Bilgilendirme masasında bir dosya oluşturuldu. Yatacak ve duş yapacak yere ihtiyacı olanlar bu listeye yazılmış olan telefon ve adreslere başvurarak bu ihtiyaçlarını karşılıyorlar.

Hemen hemen her gün polis demir bariyerlerin önünde bekleyen insanlardan bazılarını gözaltına alıyor. Her gözaltı sırasında karşılıklı bir hareketlenme oluşuyor. Daha sonra gözaltına alınanlar serbest bırakılıyorlar.
Brüksel’den dönerken ilk otobüslerimiz Almanya polisi tarafından engellenmişti. Daha sonra biz başka otobüsler bulduk ve hepimiz geri döndük. Brüksel’deki tüm malzemeler bu sefer okulda süren direniş için kullanıma girdi.
Brüksel’den dönüşümüz direnişe taze kan taşıdı. İçerdeki arkadaşların telefonla yaptığı konuşmaları, mikrafon aracılığıyla kitlelere dinletiyoruz. Biz de Brüksel yürüyüşü ile ilgili konuşmalar yapıyoruz. Hep bir ağızdan Çav Bella marşını söyleyerek içerdeki arkadaşları ve çevrede toplanmış olan destekçileri coşturuyoruz. Her gün direnişin sürdüğü yere yakın bir caddede insanlar bekliyorlar ve sürekli müzik yapanlar oluyor. Gönüllü konser verenler oluyor. Bugün de Goverde Kurdi adlı Kürt halay grubu bir gösteri yaptı. Değişik yörelerden halay gösterileri sundular. Direnişe destek için dışarda bekleyen insanlar bu halay gösterisine katıldılar. Çocuklar ellerinde dövizler taşıdılar. Bir çocuğun elinde çok ilginç bir döviz vardı. Dövizde polislere karşı; “Kafandaki kaskı çıkar içeriye beyin girsin” yazıyordu. Bir otobüs durağının üstüne çıkmış olan bir çocuk saatlerce bu dövizi taşıdı.

Yıllardır sokaklarda süren direnişimizin en etkin destekçilerinden olan lise ve üniversite öğrencileri yarın yine bir dayanışma yürüyüşü düzenleyecekler. Direnişle ilgili olarak kendilerine, bizim mülteci grevi tanımlamamızdan ilham alarak öğrenci grevi diyen öğrenciler kampanyalar yapıyorlar. Bizim bildirilerimizle aynı slogan ve renklerden oluşan afişler basıp dağıtıyorlar.
İşgal okuluna giremeyen polis, basına karşı tam bir ambargo uyguladı. Ama biz tüm haber ve görüntüleri kendi ikmanlarımızla basına ve komuoyunun en geniş kesimine ulaştırmayı başardık. Twitter, facebook, sms, mail gibi araçlarla direnişimizi en geniş çevreye duyurmayı başardık.
Bugün Almanya Cumhurbaşkanı'nın bir toplantısı vardı. Açık yapılan bu toplantının tartışma konularından biri de bizim işgal okulumuzdu. Biz de orada kendi sözümüzü söylemek üzere gittik ancak içeri alınmadık. Biz de dışarda kendimizin getirdiği mikrofondan direnişimizi anlatan konuşmalar yaptık ve taleplerimizi bildirdik. Bildirilerimizi dağıttık. Polis burada da birkaç kişiyi gözaltına almak istedi. Şiddetli tepkiler sonucunda sadece üst araması yapmakla yetindi.
Direniş mevzilerimize yönelik yapılan şiddetli saldırılar nedensiz değildir. Küçük komün deneyimlerinin emsal oluşturmasını istemiyorlar. Diğer yandan elde ettiğimiz kısmi kazanımların diğer insanlara örnek oluşturmasını istemiyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için hayatlarını riske atan insanlar karşısında polis, devlet geri adım atmak zorunda kalıyor. Almanya’nın gözü 8 gündür polisin giremediği direnişimiz üzerine odaklanmış durumda.

Brüksel yürüyüşüne katılan, değişik ülkelerden insanlar da bizimle birlikte direniş okulumuzu ziyarete geldiler ve bu direnişe saygı duyduklarını ilettiler.
Aslında Avrupa çapında süren sokak direnişi sıfırdan ortaya çıkmıyor. Dünyanın değişik yerlerinde ortaya çıkan isyan ve direnişlerin bir devamıdır buradaki direnişler. Avrupa sokaklarında, biz mültecilerin gerçekleştirdiği bu direniş Gezi direnişinin, Sudan, Tunus’taki halk hareketlerinin bir devamı niteliğindedir.
Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz!
30 Haziran 2024
Turgay Ulu
Berlin