Ohlauer Caddesi'nde tarihsel anlar

Direnişimiz sadece bir mekanın korunmasıyla sınırlı değildir. Avrupa coğrafyasında bir direniş modeli ortaya çıkmıştır

DÜNYA
Çarşamba, 2 Temmuz 2014 (12 yıl 3 ay önce)

Devrimci mülteci hareketi olarak Berlin’e geldiğimiz günden beri bizim Berlin’in havasını değiştirdiğimiz söyleniyordu. İlk işgal yerimiz olan Oranienplatz’ın yıkılması ve ardından işgal okulumuzun yıkılmak istenmesi sonrasında, mültecilerin hayatlarını riske edecek derecede bir direniş ve karşı koyuş içinde olması, bu hareketin, içinde bulunduğu coğrafyanın politik atmosferini belirleyen bir konuma gelmesine yol açmıştır.





Son olarak Kreuzberg Belediyesi'nden, evlerden sorumlu olan Panhof kararlarını “okulu polis boşaltsın” biçiminde açıkladı. Fakat polis bu açıklamaya rağmen boşaltmak için saldırıya geçmedi. Polis şefi yazılı olarak, bugün boşaltma operasyonu yapmayacaklarını deklare etti. Daha sonra Kreuzberg Belediye Başkanı Monika Herman “boşaltma operasyonunu istemediklerini” açıkladı.





Aynı partinin iki ayrı yetkilisi, çelişkili kararlar alıyorlar. Son gelen bilgiye göre de İçişleri Bakanı Henkel, polisin boşalma operasyonunu başlatmasını istediklerini açıkladı.





Panhof’un polisin girmesini istediği kararlarını açıkladıktan sonra okul çevresindeki sokaklara binlerce insan toplandı. Sokaklarda gerçekleştirilen blokaj eylemine polisler çok sert bir şekilde saldırdılar. İnsanlar yaralandı ve gözaltına alınanlar oldu.



 





 





 







İşgal okulunun çatısından gelen açıklamada da talepler karşılanmadan direnişe son verilmeyeceği bildirildi. Böylece karşılıklı bekleme durumu devam ediyor.





Bugün öğrenci grevi işgal okulu ile dayanışmak için bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe yaklaşık olarak 2 bin kişi katıldı. Günlerdir sokakta olan polislerin artık sinir sistemleri bozulmuş durumda. Zira polise karşı palyaço hareketleri yapan insanların olduğu bölgeye gaz sıktılar.





Bugün de kitlesel ve renkli eylemler devam etti. İlkokul çocukları sokağa yanımıza geldiler ve dayanışmak için yürüyüş düzenlediler. Bizim slogan ve dövizlerimizi taşıdılar.





Komşular kimliklerini gösterek yine polis bariyerlerini geçtiler, polisin işgal ettiği alanlarda uzun bir süre dolaşma eylemi yaptılar.





Büyük medya kuruluşları bugün bizlerle röportajlar yaptılar. Birçok büyük haber ajansında direnişimizle ilgili haber ve yorumlar yayınlandı.





Belediyenin ilk yaptığı açıklama, resmen içerdekilerin katledilmesini dolaylı bir dille ifade biçimiydi. Ancak bu riskli durumun sorumluluğunu kimse almak istemiyor. Belediye polise pası atıyor, polis pası geri atıyor. Yeşil Parti içinde birbiriyle rekabet eden eğilimler var, birbirini harcamaya çalışanlar var.





Belediyenin ilk yaptığı açıklamadan sonra kısa bir süre sokakta destek eylemi yapan kitletde bir panik havası oluştu. Ancak konuşmalarımızla ve önerilerimizle bu panik durumunu atlattık.





Dün cumhurbaşkanlığının işgal okulumuzla ilgili yaptığı toplantıya bizi almadılar ancak biz bu sabah aynı toplantıların devamı niteliğindeki toplantıda geniş bir kitleye durumu anlattık. Direniş hareketimizin tarihiyle ilgili kısa bilgiler verdik ve daha sonra işgal okulundaki aktüel durumla ilgili konuşmalar yaptık.





Irkçı ve kolonyalist yasaların fiilen kırılması, birçok işgalin altına imza atması, ağaç işgal etmesi, hareketimizin aşağıdan toplumsal atmosfere bir müdühalesi biçiminde cereyan etmesine yol açmıştır. Direnişimiz sadece bir mekanın korunmasıyla sınırlı bir şey değildir. Almanya ve Avrupa coğrafyasında bir direniş modeli rolü oynamaya başlamıştır.





Artık bu direniş hangi biçimde sonuçlanırsa sonuçlansın, tarihe çok önemli bir çentik atmayı başarmış durumdadır. Rejimin baskı ve izolasyonuna karşı mücadele etmek isteyenlerin, nasıl direneceğine dair bir model sunmuş bulunuyor.





Özgürlüklerin kazanılması için sadece bir yerden bir yere protesto yürüyüşü yapmanın fazla bir etkisi olmadığını insanlara gösteriyoruz. Tüm tarihsel özgürlük mücadeleleri de böyle olmuştur aslında. Cüret eden insanlar tarihin tekerini döndürmüştür.





Alman devleti iki arada bir derede kalmıştır. Polis müdahale ederse içerden ölü çıkacağını biliyor. Bu nedenle bunu denemek istemiyor. Belediye yetkilileri de bu gerçekliğin farkındalar. Bu nedenle talepleri karşılayıp direnişimize bir zafer havası yaşatmak istemiyorlar ama hem de saldırının sonuçlarıyla yüzleşmek istemiyorlar. Bu konuda kararsız kalmış durumadalar.





Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz!





01 Temmuz 2014

Turgay Ulu

Berlin