Torbaya yağma maddesi!

Meclis'teki Torba Yasa Tasarısı'na kentleri ve doğayı yağmalamayı kolaylaştıracak yeni bir madde konuldu

ÇEVRE-KENT
Cumartesi, 5 Temmuz 2014 (11 yıl 11 ay önce)

İçinde taşeronluk sisteminin esas çalışma biçimi olarak tahkim edildiği, kiralık işçi büroları ve esnek-kusalsız çalışmanın çeşitli biçimlerinin yasal zemine kavuşturulduğu, kıdem tazminatından aklımıza gelebilecek pekçok konuda kapsamlı bir saldırı için yasal dayanakların hazırlanmaya çalışıldığı maddelerin bulunduğu Torba Yasa Tasarısı'na ardı ardına yeni maddeler ekleniyor.



 



Bambaşka konuların aynı torbaya dodlurularak, işçi ve emekçilere dönük kritik saldırıların arada kaynatıldığı bu torbaya şimdi de kentlerin ve doğanın daha kolay talan edileceği yeni maddeler konuldu. Hatta Soma Katliamı'nda hayatını kaybeden işçilerin ailelerine verilecek konutlar bile inşaat baronları için yeni bir fırsata dönüşecek bir düzenleme ile birleştirildi.



 



Yağma ve talanda hiçbir engele tahammülleri yok!



Torbaya konulan ve talanın önündeki pürüzleri kaldıran son madde de her kapıyı açan “kamu yararı” sihirli sözcüğü ile makyajlanıyor. Buna göre, kamu yararı kararına dayalı olarak taşınmazların üzerinde veya altında teleferik ve benzeri ulaşım hatları ile her türlü köprü, metro ve benzeri raylı taşıma sistemleri yapılabilecek. Kamulaştırma Kanunu kapsamı uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılacak, bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamamasının yanında bunlar hakkında sonradan herhangi hak veya tazminat talebinde bulunulamayacak ve dava açılamayacak.



 



Bunun tercümesi bundan sonra rant değeri yüksek yerleşim alanlarına “kamu yararına” denilerek el konulabilecek. Devlet buralardaki ev ya da arsa sahiplerini istediği fiyatı vererek mülklerini devretmeye zorlayabilecek, bu konuda itiraz hakları da olmayacak! Bu, mesela yeni bir kent yaratılacağı söylenen “çılgın proje” (3. havayolu, 3. köprü ve civarı) kapsamında Kuzey Ormanları ile birlikte devasa bir yerleşim alanının kılçıksızca yutulması anlamına gelir. Hukuki tüm engellerin, ayak bağlarının bir kalemde temizlenmesi anlamına...



 



Diğer bir maddede de Soma’da hayatını kaybeden işçilerin ailelerine “hayırseverler” tarafından yaptırılacak konutlar için "bedelsiz taşınmaz temin edileceği" yönünde. İnsan söyleyecek söz bulamıyor! Hem “hayırseverlik” yapacak bu müteahhitler, hem de bunun karşılığında gözlerine kestirdikleri bir “kamu” arsasına sahip olabilecekler!



 



Bu düzenlemeler tercümeye  gerek bıraktırmayacak açıklıkta bir vampirlik değil de nedir?