Soma tüyler ürpertmeyi sürdürüyor!

Eynez Ocağı'nın kamera görüntüleri burjuvazinin vampir karakterini sarsıcı bir tarzda ortaya koyuyor

İŞÇİ SINIFI
Pazar, 6 Temmuz 2014 (12 yıl 3 ay önce)

Soma Katliamı'nın yaşandığı Eynez Madeni işletme kayıt defterleri ile dijital verilerin birbirini tutmadığı ortaya çıkmıştı. Savcılık soruşturma tutanaklarına da geçen bu defterden, bilirkişi ön raporunda da söz ediliyor ve aradaki çelişkiye vurgu yapılıyordu. Bilirkişi ön raporu ve dijital veriler, sensörlerin yangını ve karbonmonoksit oranındaki yükselmeyi aylar öncesinden haber verdiğini gösteriyor, işçilere "inin" denilen o madende hayati riskin halen devam ettiği vurgulanıyordu.



 



Bugün basına yansıyan bilgilerse katliamdan 2 gün önce de aynı ocakta yangın çıktığını görüntüleri ile ortaya koyarak insanı kapitalist kar güdüsünün o vahşi karakteri karşısında bir kez daha dehşete düşürüyor! Katliam anının görüntüleri ise adeta şok edici. Bir tarafta giderek büyüdüğü anlaşılan yangın ve keskin bir duman, bir tarafan kendisinden geçmiş, halsizleşmiş, bulduğu yere yığılmış işçiler, bir tarafta nispeten iyi olup çıkışa yönelen ve dışarıya çıkabildikten sonra arkadaşlarını kurtarmak için yeniden madene inen işçiler!.. Tüm bunlar olup biterken henüz yangının yayılmadığı bölümlerde devam eden ve son ana kadar sürdürülen üretim! İki sınıfın tüm davranışlarıyla kendi karakterlerini ortaya koydukları bir ayna!



 





Kamera görüntüleri incelendi!



Katliamdan hemen sonra başlatılan adli soruşturma kapsamında maden sahası ve ocaklarda bulunan güvenlik kamera kayıtlarının depolandığı bilgisayarlara el konulmuş ve bilgisayarlardaki kayıtlar, savcılık kararıyla incelenmek üzere polis kriminal laboratuvarına gönderilmişti. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı'nda, 27 Nisan 2014 tarihinde saat 17:21 ile 18 Mayıs 2014 tarihinde saat 13:57'ye kadar olan zaman aralığındaki 16 kameraya ait görüntüler dört kişilik bir uzman ekip tarafından incelenerek rapor haline getirildi. Hazırlanan rapor, incelenen kayıtlarla birlikte soruşturmayı yürüten Soma Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi.



 



DHA muhabiri Taylan Yıldırım'ın ulaştığı  kriminal uzmanların hazırladığı bu raporda, katliamdan 2 gün önce de kameralara yansıyan ancak, defterlere işlenmeyen bir yangın tespit edildi.



 



Kamera kayıtlarına göre katliamdan iki gün önce, yani 11 Mayıs 2014 tarihinde, saat 07:25 sıralarında kameralarda yoğun duman görülüyor ve bu duman yoğunluğu yaklaşık 16 saat sürüp aynı gün saat 23:05'e kadar devam ediyor. Yine bu sıralarda, bazı işçilerin baygınlık geçirdiği bazılarının da bitkin halde bantlardan destek alıp güçlükle ayakta durdukları kameralara yansıyor. Ve tüm bunlar olurken madendeki üretim faaliyeti aynen devam ediyor!



 



Katliamın yaşanmasından 1 gün önce de 12 Mayıs 2014 tarihinde saat 06:00 sıralarında kameralara duman yoğunluğu tekrar yansıyor. Yine bu sırada baygınlık geçiren ve halsiz durumdaki işçilerin görüntüleri de yine kameralarda görülüyor. Ancak, üretime yine ara verilmiyor.



 



Katliam günü!



Katliamın yaşandığı 13 Mayıs'ta saatler 14:55'i gösterdiğinde önceki iki yangından çok daha yoğun bir duman ocak içinde hızla yayılıyor. Yangından haberi olmayan bazı bölümlerde üretim halen sürüyor. Yangının olduğu bölümlerde bir süre sonra duman yoğunluğundan kameraların görüş alanı kapanıyor. Buna rağmen ocaktaki üretim saat 14:00'e kadar devam ediyor.



 





 



Görüntülerde ocakta can pazarı



Kameralardan elde edilen görüntülerden alınan fotoğraflara, katliam öncesi, anları ve ocaktaki işçilerin yaşadıkları yansıyor. Ocakta yangının başlayıp dumanın hızla yayılmasıyla birlikte, görüntülere göre, birçok işçi çıkışa doğru yöneliyor. Yangın ardından dakikalar ilerledikçe bu kez, işçilerin daha bitkinleştikleri, bazılarının baygınlık geçirdiği görülüyor.



 



Baygınlık geçiren bu işçilerin bir bölümü kömür taşıma bantlarında, bir bölümü ise arkadaşlarının yardımıyla yaşama tutunmaya çalıştıkları anlarda görüntüleniyor.



 



Ocak dışındaki çabalar



Bu sırada maden sahasının dışını gösteren kameralar ise ocaktan çıkıp canlarını kurtaran işçilerin bu kez içerideki arkadaşları için gösterdikleri çabaları görüntülüyor. Bu görüntülere göre, işçilerin bir bölümü, yedek kurtarma araçlarını yanlarına alıp tekrar ocağa giriyor.



 



İşçilerin diğer bölümü, kurtarma çalışmalarına katılacak olan ekiplerin yönlendirmeleri ve yine bu sırada yaşanan panik anları da yine güvelik kamerası görüntülerinden alınan fotoğraflarla raporda yer alıyor. Görüntülerde, ocak içinde kurtarma çalışmaları sırasında verilen temiz havadan dolayı zaman zaman dumanın dağıldığı da tespit edildi.



 



Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma dosyasına giren kamera kayıtları, şirket yetkililerinin düzenlediği ve madende her şeyi normal gösteren Yeraltı Sabit Cihazlar Gaz Ölçüm Rapor Defteri ile Gaz Ölçüm Kayıt Defteri'ndeki verilerini  de bir kez daha çürütüyor.



 



Bu sarsıcı görüntüler işçi sınıfının erdemlerini olduğu kadar, kapitalist üretimin dayatarak içselleştirttiği disiplinin sınıf bilincinin olmadığı koşullarda nasıl bir edilgenleşmeye sürüklediğinin de açık kanıtı oluyor. Kendileri ölümden zor kurtulmuşken, belki yeniden aynı riski yaşayabilecekleri o madene inerek arkadaşlarını kurtarmak için canını ortaya koyan işçiler, proletaryanın sınıfsal erdemlerini en zorlu noktada resmederken; ölmek üzereyken bile kapitalist üretim çarkına bir tekme indirerek üretimi durduracak bir tutum almak yerine adeta ölümü beklercesine madende beklemeyi sürdürmüş olmak da burjuvazinin iradesine teslim olmuşluk düzeyinin bir ifadesi oluyor.



 



Burjuvazi ise bildiğimiz burjuvazi! Ocakta göz gözü görmezken bile o vahşi kar güdüsü ile üretimi sürdürmek ve yüzelerce işçiyi göz göre göre ölüme yollamak ona mahsustur! Bu görüntüler, kapitalist barbarlığın karakteri konusunda başkaca söz etmeye gerek bıraktırmıyor!