Lyon'da ücretlerini alabilmek için değişik uluslardan yirmi yedi işçi bugün şantiyede işi bıraktı
Neoliberal açgözlülüğün işçi emeğini sömürü yöntemleri dünyanın her yerinde aynı. Üretimin uluslararasılaşması gibi artıdeğer sömürüsünün biçimleri de bu anlamda uluslararası. Ücretlerin zamanında ödenmemesi -bu arada bankalarda işletilerek ek gelir elde edilmesi- bu yöntemlerden biri. Ancak proletaryanın bu açgözlülükle başetme yöntemleri de değişmiyor.
Bu gerçeğin küçük ama anlamlı örneklerinden biri bugün Fransa'da yaşandı. Ivon adındaki inşaat yıkım firmasının Lyon yakınlarındaki Saint Etienne Şantiyesi'nde çalışan işçiler, işverenin bu soygun girişimini bugün greve giderek geri püskürttüler.
Ayın 5'inden beri yatırılmayan ücretlerini alabilmek için değişik uluslardan yirmi yedi işçi bugün şantiyede işi bıraktı. Yıkımını yaptıkları binanın molozlarını, gündeliği 7 bin eurodan kiralanan TIR'lara yüklemeyi reddettiler.
İşçilerin bu 'beklenmedik' direnişi karşısında paçası tutuşan şirket yöneticileri Paris'ten devreye girerek işçileri önce değişik vaatlerle aldatmayı denediler. Başvurdukları ayak oyunlarının sökmemesi üzerine, bugüne kadar ödemedikleri ücretleri işçilerin gönderdikleri bir temsilcinin gözetiminde paşa paya yatırdılar.
Direnişi anlamlı kılan yönlerden biri de direnen işçilerin bileşimiydi. Omuz omuza vererek direnişe geçen işçiler arasında Türkiyeliler dışında Malililer, Cezayirliler, Polonyalılar ve bir Afgan kökenli işçi vardı. Yüklenmesi reddedilen TIR'ların Alman şoförlerinden biri de işçi kardeşlerine katılarak direnişe omuz verdi.