İsrail'in Filistin'deki saldırganlığı işçi ve emekçilerin yükselteceği kardeşlik ve dayanışma barikatıyla durdurulabilir...
İsrail'in Gazze'ye dönük kara operasyonu tüm şiddetiyle devam ediyor. Gazze sokaklarında ölüm kol geziyor. Yaklaşık 8 bin asker, sayısız tank ve ağır silahlarla başlayan operasyon, havadan ve denizden de destekleniyor. Gazze, havadan-denizden ve karadan kendisine doğrultulmuş namluların altında ölüm topluyor. Hastaneler, aralarında çocukların da olduğu cansız bedenlerle dolu. Siyonist İsrail'in çok övündüğü o "akıllı savaş araçları" en çok çocukları ve sivilleri hedef hedef alıyor! Sadece dün geceden beri on dokuz Filstinli katledildi, sayısız insan yaralandı. Gazze Sağlık Bakanlığı Sözcüsü ise Perşembe akşamından bu yana yirmi dört kişinin öldürüldüğü, 200 kişinin de yaralandığını açıkladı. Binlerce insan evlerini terketmek zorunda kaldı.İsrail hastaneleri bile vuruyor!
"Hamas'ı iktidardan düşürmek değil ama zarar vermek" ve "Gazze-Mısır arasındaki tünelleri imha etmek" gerekçesiyle başlayan bu kanlı gösteri, Natenyahu'nun sabah saatlerinde yaptığı açıklama ile daha da büyütülecek! Filistin halkının direnişi karşısında gözü dönen Natenyahu bunu, "İsrail ordusuna daha geniş bir kara operasyonuna hazırlanmaları için talimat verdim" sözleriyle ilan etti.
Son derece soğukkanlıca açıklama yapan bu katil, sivillerin ölümünü de meşrulaştırarak, "Dünya bizim operasyonumuzla ilgili çarpık görüntüler görüyor. Ancak, geniş bir uluslararası desteğe sahip olduğumuza inanıyorum" sözleriyle saldırganlığının arkasında büyük bir uluslararası desteğin olduğunu da şımarıkça itiraf etti.
Siyonist vahşete karşı bu saate kadar Venezuella ve Şili dışında (her iki ülke de İsrail ile olan tüm ilişkilerini kestiklerini açıkladı) hiçbir ülkenin somut bir tutum almamış olması da Natenyahu'nun bu bilinçli itirafının somut kanıtıdır!
Türkiye her zamanki gibi demagoji dışında bir şey yapmıyor, öfkeli tiratlarla İsrail'i kınıyor. Ne de olsa İsrail'le ekonomik ilişkileri olan ülkeler arasında 5. sırada! İsrail'in Gazze’ye giden Mavi Marmara gemisindeki dokuz kişiyi katlettiği 2011'deki saldırısı karşısında takındığı o iki yüzlü tutumu burada da sürdürüyor. Hatırlanacağı gibi o zamanlar onca efelenmesine rağmen ortak deklarasyonun düşüncesiyle Meclis'e getirilen metinde yer alan ‘İsrail’le siyasi, askeri ve ekonomik ilişkileri gözden geçirmesini’ne yönelik ifadeye bile karşı çıkmıştı! İsrail'in OECD'ye üyeliğini Mavi Marmara Katliamı'ndan bir kaç hafta önce onaylayan da aynı burjuva hükümetti!.. Kısacası AKP Hükümeti tüm efelenmelerine rağmen İsrail'in ekonomik ilişkileri de giderek büyüyüp genişleyen bölgedeki en yakın müttefiki. İsrail'in Filistin'e dönük her katliamında olduğu gibi bu sefer de ara buluculuk üzerinden bölgesel rol kesme derdinden başka bir derdi yok! Fakat onca hevesine rağmen bu sefer de o rolü ona oynatmayacaklar!
İşin komiği Türkiye, onca öfkeli açıklamalara, Filistin'in hamisi pozlarına rağmen İsrail'le diplomatik ilişkilerinde kısmi bir sınırlandırmaya bile gidemezken, saat 13:00 sularında İsrail, Türkiye'deki diplomatik varlığını "en düşük düzeye" indirme kararı aldığını açıkladı.
Sokağa, eyleme!..
İsrail devletinin pimini çektiği kapsamlı saldırı, bölgenin değiştirilmeye çalışılan dengeleri içinde konum kazanma çabasının ifadesidir. Bu açıdan stratejik bir hamledir ve hesap edilmesi güç sonuçlara gebedir. İsrail'i durduracak tek güç halkların kardeşliği bayrağı ile sokaklara dökülecek işçi ve emekçilerdir. Küstahça açıklamalarla katliamı savunup tırmandırılacağı tehditleri savuran Siyonist katillere, "Emperyalistler ve bölge gericilikleri arkanda olsa da en çok korktuğun halklar burada, tam karşında" demek için sokaklara, eyleme!..
Mazlum Filistin halkının gerçek dostları "Müslümanların birliği komünistleri yok edecek!" pankartlarıyla sokaklara dökülen dinci gerici gruplar değil, komünistler-devrimiler ve tüm ilerici toplumsal güçlerdir. Tarih boyunca bu böyle oldu, bugün de değişmeyecektir. Gerici güçlerin Filistin bayrağını kendi siyasal hedeflerinin dayanağı yapmasına izin verilemez. Filistin için sokaklara çıkıp "Müslümanların birliği komünistleri yok edecek!" pankartları açanların Rojava'nın Kobani Kantonu'a günlerdir saldıran İŞİD'in akrabaları oldukları açıktır. Filistin davası bu gözü dönmüş güçlere bırakılamaz.
İsrail ve arkasındaki gerici cepheye karşı bugün yapılacak eylemlere katılmak tarihsel bir görevdir...
İstanbul'da İsrail’e Karşı Boykot Girişimi tarafından yapılan eylem çağrısı:
Yer: Taksim Tünel
Saat: 19.00
Gün: 18 Temmuz
***
Ankara Dayanışması Filistin ve Rojava için şu çağrıları yaptı:
Filistin ve Rojava'daki saldırı ve katliamları protesto ediyoruz. AKP iktidarının IŞİD'de sunduğu destek ve İsrail ile olan ilişkisini teşhir etmek, direnen halklarla dayanışmak için;
- 17-18 Temmuz günleri saat 17.00 -19.00 saatleri arasında resim sergisi açacağız.
- 18 Temmuz saat 15.30 da Filistin elçiliği önünde bir açıklama yapılarak, Filistin halkıyla dayanışma duygumuzu paylaşacağız.
- 18 Temmuz saat 19.00 da " Kör olma da gör beni" Filistin ve Rojava için gözlerimizi siyah bantlarla kapatıyoruz" başlıklı kitlesel bir basın açıklaması ve oturma eylemi yapılacak.
ANKARA DAYANIŞMASI