Şimdi hem Oranienplatz’da kazandığmız alanı ve hem de Ohlauer’de kazandığımız işgal okulunu yeniden aktif hale getiriyoruz
Turgay Ulu
Polis saldırısı sonucu, yıllardır aktif durumda olan Oranienplatz boşaltılmıştı. Polis saldırısının ardından, ağaç işgali ve açlık grevi eylemleriyle, toplantı çadırı ve bilgilendirme çadırını geri kazanmıştık. Büyük toplantı çadırımız, biz Brüksel’e doğru yürüyüş halindeyken; ırkçı bir saldırı sonucu ateşe verilerek yakılmıştı.
Şimdi hem Oranienplatz’da kazandığmız alanı ve hem de Ohlauer’de kazandığımız işgal okulunu yeniden aktif hale getiriyoruz.
Oranienplatz, polis operasyonuyla boşaltıldıktan sonra, saldırıya karşı örgütlediğimiz açlık grevini Oranienplatz’ın karşı tarafındaki parkta gerçekleştirmiştik. Düne kadar bu açlık grevi alanı da fiilen bizim direniş mekanımız haline dönüşmüştü. Oranienplatz biraz boş kalmıştı. Dün, eski açlık grevi yaptığımız direniş mekanını Oranienplatz’a taşıdık.
“Oranienplatz’da yeniden hoşgeldiniz” başlıklı etkinlikle bir yenilenmiş başlangıç yaptık. Gönüllü müzik grupları dinleti sundular. Şiddetli bir yağmur olmasına rağmen, yeniden açılışa katılım fena sayılmazdı. Etkinliğin sürdüğü saatlerde, Almanya ile Arjantin arasında futbol maçı vardı ve Berlin sokakları o saatlerde bomboştu.
Oranienplatz’da gerçekleştirdiğmiz, yeniden açılış etkinliği sonrasında, bir yürüyüş düzenledik. Daha yürüyüşe yeni başlamıştık ki, bir kez daha polisin biber gazlı saldırısına uğradık. Polisler biber gazını gözlerimizin içine doğru sıktılar. Yürüyüşte yer alan iki mültecinin aralarında yaptıkları sözlü kavga polis saldırısının bahanesi olmuştu. Polis saldırısı sonucu, iki arkadaşımız gözaltına alındı. Gözaltdına alınan arkadaşlarımızın götürüldüğü karakola yürüdük. İlerleyen saatlerde iki arkadaşımız serbest bırakıldı.
Oranienplatz’ı toplantı, bilgilendirme ve diğer kültürel etkinliklerimiz için kullanıyoruz. Ohlauer okulunu hem yaşamak için ve hem de politik ve kültürel, sosyal etkinlikler için kullanıyoruz.
Polis operasyonundan sonra, okulda kalanların bir kısmı Berlin’deki kamplara yerleştirildiler. Bir kısmı da bizi destekleyenlerin evlerinde ya da altarnatif kolektif mekanlarda kalıyorlar. Ancak hala akşam olduğunda yatacak yer arayışında olan insanlar var.
Ohlauer direnişinden sonra komşular ve konuya ilgi gösteren diğer insanlar sürekli toplantılar yapıyorlar. Okulun yeniden organize edilmesi için neler yapabileceklerini tartışıyorlar.
Kreuzberg belediyesi, okulun içine bir aracı gönderdi. Okulun nasıl organize edileceği ile ilgil bazı teklifleri açıklayacaktı bu aracı. Ancak mülteciler buna tepkiyle yaklaştılar. Artık bizim olmadığımız mekanlarda, bizim içinde yer almadığımız toplantılarda, hakkımızda alınan kararları, bizimle ilgili yapılan planlamaları tanımıyoruz. Solcu geçinen Avrupalılar'da bizim adımıza plan yapma, karar alma alışkanlığı henüz tamamen kırılamadı. Bizim de bir irademiz olduğu, kendi yaşam ve eylemlerimiz hakkında karar alma, plan yapma bilincinde olabileceğimiz anlaşılamıyor. Bu nedenle, bu aracıyı dinlemeyi reddettik. Kim bizimle ilgili birşey planlıyorsa, yada bir teklif yapacaksa gelsin direkt bizimle görüşsün dedik. Böylece aracının yapmak istediği taplantı başlamadan bitmiş oldu.
Çevrimizdeki gruplar ve komşularımızla yaptığımız toplantılarda da; söz-yetki ve karar hakkına sahip olduğumuzun anlaşılması gerektiği yönündeki fikirlerimizi açıkladık.
Ohlauer okulunu ve Oranienplatz’ı kazandık. Ancak bu mekanların nasıl kullanılacağına dair tartışmalar henüz bitmiş değil.
Ohlauer okulunda barikatlardan kalan çok sayıda malzeme vardı. Okulun odalarında ve koridorlarında olan eşyaları biz dışarı attık. Bu malzemeler hala okulun bahçesinde bekliyor. Belediyenin bu malzemeleri alması gerekir.
Yetkililer yıllardır bizim hakkımızda bir yığın hümanizm lafı sarfettiler ancak pratikte kayda değer hiçbir şey yapmadılar.
İki yıldır okula duş yeni yapmadılar mesela. Duş sorunundan kaynaklı olarak bu okulda bir mülteci öldü. Polis operasyonu sonrasında, okulun birinci katına iki adet duş kabini yapıldı. İki duş kabininin yapılması yarım saat sürdü. Yarım saatte çözülebilecek bir sorun nedeniyle, bir insan hayatını kaybetti. Zira belediye okula duş kabini yapmak istemiyordu. Eğer duş kabini yaparsa okulu mülteciler kalıcı olarak sahiplenirler diye düşünüyorlardı. Polis zoruyla bizi okuldan atamayınca hemen iki duş kabini yaptılar okula. Ancak bu duş kabinlerinde sadece soğuk su var. Sıcak su bağlantısı henüz yapılmadı.
Direniş yerlerini yaniden organize ederken, planladığımız ilk yeni kampanya 23. Madde'ye ilişkin oldu. Almanya’da 23. maddeden oturum hakkı var. 23. Maddeyle ilgli karar alma yetkisi direkt içişleri bakanlaığına bağlı. Bu madde politik gruplara verilebilir. Devrimci mülteci hareketinin bir politik grup olduğuna dair kimsenin şüphesi bulunmuyor. Ancak Alman devleti, bu hakkı bizim harekete tanımak istemiyor. Eğer 23. maddeden hareketimize hak tanırsa, bunun önünü kesemeyeceğini düşünüyor. Ancak biz bir kampanya ile devlete baskı yapmak istiyoruz. Artık bu sorunun çözümü noktasında birşeylerin yapılması gerektiği yönünde toplumda ciddi bir duyarlılık oluşmuş durumda.
Ortadoğuda, emperyalistlerin daha önce desteklediği Maliki, şimdi İran’la sıkı ilişkiler giliştirdi ve artık ABD ve ortakları Maliki rejimine karşı IŞİD gibi örgütleri palazlandırmak istiyor. İran, Suriye ve Maliki üçgeninde oluşan Şii ittifakına karşı IŞİD gibi örgütlerle bir karşı cephe oluşturup yeniden hakimiyet kurmak, oluşan dengeleri parçalamak istiyorlar.
Bu parçalama planı çerçevesinde İsrail’in Gazze saldırısı başladı. Gazze’da katliam gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda IŞİD örgütü Kürt otonom bölgesi olan, Suriye’deki Rojava’ya saldırılar düzenliyorlar.
Gazze ve Rojava saldırılarına karşı Berlin’de düzenlenen eylemlerde hareketimiz de yer aldı. Yürüyüş kolu, Oranienpaltz’daki direniş yerimize geldiğinde, burda konuşmalar yaptık.
Uzun süredir planladığımız dergi çıkartma işinde pratik adımı atmış bulunuyoruz. Bir deneme sayısı bastık. Bu deneme sayısını herkese gösterip, eleştiri ve önerilerini aldık. Önümüzdeki hafta gerçek dergi sayısını basacağız. Böylece ilk defa mültecilerin kendi dergileri çıkıyor olacak. Başkalarının mülteciler üzerinden yürütmek istediği faydacı politikalara bir darbe daha indirilmiş olacak.
Yerleşik bir hayatamız olmadığı için, yazılarımızı düzenli bir şekilde yazıp postalayamıyoruz. Yazılar genellikle sokaklarda yazılıyor.
Şa anda Berlin’in parlementoya yakın olan Branderburgertor meydanındayız. Dün akşam üzeri saat 16.30’da bu meydanda mülteci direnişçilerinden kırk kişi açlık grevine başladı.
Bu meydan, mültecilerin açlık grevi meydanı haline geldi. Havalar çok sıcak, bu nedenle vücut aşırı su kaybediyor. Vücut direnci çok çabuk düşüyor.
Açlık grevine başlayan mülteci direnişçiler, Nürnberg ve Würzburg’tan gelmişlerdi. Bu arkadaşlar, önce Nürnberg’te Ohlauer işgal okuluna yapılan saldırıyı protesto etmek için eylemler yaptılar. Yabancılar polis dairesini işgal ettiler. Yeşil parti binasını işgal ettiler. Daha sonra Berlin’e geldiler ve Berlin’de televizyon kulesini işgal ettiler. Şimdi de açlık grevi başladı.
Açlık grevinin devam ettiği meydanda bir kaç günlük festival olacakmış bu nedenle polis, buradan açlık grevi direnişçilerinin çıkmasını istiyor. Şu saatlerde tartışma devam ediyor. Festival için çadırlar kurulmaya başladı, biz meydanda oturmaya devam ediyoruz. Bu meydana direniş çadırı kurmak yasak ancak festival çadırı kurmak serbest.
Almanya’da sadece yurt dışı edilmek için tutuklanaların konulacağı yeni hapishaneler yapılması kararı alandı. Bugüne kadar sınır dışı edilecek mültecler normal hapishanlerede tutuluyorlardı. Buna karşı Vietnamlı bir mültecinin açtığı dava sonucu AB böyle bir karar aldı.
Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz
18.07.2014 - Berlin