İmam Hatipler ihya ediliyor!

Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okul yönetimlerine yolladığı genelge çok şey anlatıyor

GENÇLİK
Pazar, 20 Temmuz 2014 (12 yıl 1 ay önce)

Düz liselerin tasfiyesi edilmesiyle birlikte İmam Hatip Liseleri'nin eğitimin merkezine oturtulacağı aşikardı. Bunu tek başına devlet olanakları ile bu liseler ihya edilirken, diğerlerine dönük herhangi bir harcamanın yapılmamasından bile anlamak mümkün. Devlet, 4+4+4 eğitim politikasıyla önünü açtığı İmam Hatiplere sadece altyapı ve kadrosal yatırımlar yapmıyor. "Dindar nesil yetiştirme" stratejisi gereği bu liselerin aynı zamanda başarılı kadroların çıktığı eğitim üslerine dönüştürülmesi için azami çaba harcıyor.



 



Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü'nün, "İmam Hatip Liselerinin niteliğini ve akademik başarısını arttırmak" gerekçesiyle okul müdürlerine ve okul aile birliklerine yolladığı son genelge bunun tipik ifadesidir. Genelgede, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarında başarılı olan öğrencilerin İmam Hatiplere yönlendirilmesi isteniyor. Öğrencilerin tercihlerini yapmadan önce vakıflar, müftüler, okul aile birlikleri ve okul müdürlüklerinin birlikte çalışarak, aileleri ikna etmeleri buyruluyor.



 



Milli Eğitim Müdürlüğü'nün gönderdiği genelge, bazı okul müdürlerinin öğrencileri İmam Hatiplere yönlendirmek için harcadıkları özel çabanın ailelere yansımasıyla gündeme geldi. Bu "çabanın" sadece Ankara'yla sınırlı kalmayacağını, giderek tüm illere yayılacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.



 



Milli Eğitim Müdürlüğü elindeki yetkiyi ve okullardaki kadrolaşmanın gücünü de kullanarak bu konuda çok hassas çalışma yürütülmesini, yapılan çalışmaların 21 Temmuz 2014 tarihine kadar kendilerine rapor edilmesini de belirtiyor.



 



Burjuva devlet, geleceğin kadrolarını "dindar nesil" felsefesiyle yetiştirmek için elinden geleni yapacak! Genelgede ifade edilen ailelerin ikna edilmesi için devletin her türlü imkanı (yurt, servis, yemek, burs) seferber edeceği vurgusu bunun ifadesidir.



 



4+4+4 eğitim sistemiyle işçi ve emekçi çocuklarına dayatılan açık lise, meslek lisesi ve İmam Hatip seçenekleriyle, çocuk işçiliğin önünü açılıyor, kapitalist üretimin ara eleman ihtiyacı için gerekli işgücü kaynağı güvenceye alınıyordu. İmam Hatiplere yapılan özel yatırımlarla da onlar, "dindar kadroların" eğitileceği merkezler olarak tasarlıyordu. Şimdi bu hayata geçiriliyor.



 



Eğitimin her açıdan bölündüğü, karşıtlaştırılıp kategorize edildiği bu düzenlemelere dur demek ise toplumsal bir görev olarak halen önümüzde duruyor...