KCK, Hakkari'de aşiretler arasında yaşanan çatışmaları "devletin kışkırtma ve provokasyonu" olarak tanımladı
Hakkari'de yaklaşık 1 aydır çeşitli biçimlerde kışkırtılan aşiretler arası gerilim, son 3 gündür tırmandırıldı. Dün itibari ile de silahlı çatışmaya dönüşerek, bir kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. İki aşiretin gençleri arasında çıkan bir tartışmayla tetiklendiği iddia edilen çatışmanın dün bir kişinin hayatını kaybetmesine evrilmesini fırsat bilen devlet, kentte sokağa çıkma yasağı ilan etti. Basına yansıyan bilgilere göre Hakkari'de şu anda OHAL dönemine benzer görüntüler yaşanıyor, sokaklarda özel timler cirit atıyor.
Yurtsever hareketin en güçlü örgütlülüğe sahip olduğu kentlerden biri olan Hakkari'nin rejim açısından özel hedeflerden biri olduğu biliniyor. Sistemin sınırlarını fiilen parçalayan Hakkari halkı, daha önce defalarca saldırıya uğramış, bu saldırılarda şehitler vermiş, ama geri adım atmayarak net duruşunu korumayı başarmıştı. Devletin saldırı yöntemleri ile çözemediği kenti, toplumsal yapıdaki gerici çelişkileri (feodal çelişkiler başta olmak üzere) kışkırtarak çözmeye çalıştığı daha önce de çeşitli vesilelerle gündeme gelmişti. Kısacası Kürt ulusal hareketinin aşiret yapısını daha ileri sınıfsal müdahalelerle çözmek yerine, yer yer onunla uzlaşan yaklaşımı, devletin kirli işler çevireceği bir zemin olmayı sürdürdü/sürdürüyor.
Dün çığırından çıkan gelişmeler de işin içinde devlet parmağının olduğunu açıkça gösteriyor. Sadece, koruculardan oluşan silahlı bir güruhun ellerini kollarını sallayarak kentin içine girmeleri ve ev basarak insan öldürmeleri bile bunun açık delilidir.
Gerek cumhurbaşkanlığı seçimleri, gerek İŞİD çetesinin Rojava'ya dönük kapsamlı bir destekle gerçekleştirdiği saldırılar, gerekse yeni bir maskeye kavuşturulmaya çalışılan "süreç" düşünüldüğünde kentte tırmandırılan bu gerilimin politik açıdan oldukça manidar olduğu da açıktır.
Devletin uzun süredir ele geçirilecek bir kale olarak kodladığı Hakkari'de bu yaşananları bahane ederek işi gövde gösterisine dönüştürmesi de başlı başına çok şey anlatmaktadır zaten.
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı da bugün yaptığı bir açıklamayla yaşananları "devletin kışkırtma ve provokasyonları" sonucu gerçekleştiği tespiti yaparak, başta iki aşiret mensup ve ileri gelenleri olmak üzere Hakkari halkı ile tüm aşiretlerine sağduyu ve duyarlılık çağrısında bulundu:
... Colemerg’teki tüm aşiretlerin özgürlük mücadelesine büyük katkı ve katılımları olmuştur, bedel ödemişlerdir. Son günlerde yaşanan gelişmelerin TC devletinin kışkırtma ve provokasyonlarının bir sonucu olduğu kesindir. Halkımız, TC devletinin bu kışkırtma ve provokasyonlarına gelmemelidir. Colemerg halkına katliam, sürgün ve soykırım uygulayan sömürgeci TC devletinin, huzur ve güvenlik adına sokağa çıkma yasağını uygulaması, tüm Colemerg halkımız ve birbirileriyle husumet içinde olan aşiretler için de gerçekten bir utanç durumudur.
Halkımızı ve ilgili aşiretleri sağduyulu ve duyarlı olmaya çağırıyoruz. DBP, HDP ve bölgenin barışsever rusipileri hızla devreye girerek, var olan husumeti bir an evvel ortadan kaldırmalı ve çözmelidirler.